X

Stres gerçekten nelere kadir: Mutfakta fazla zaman geçirmek intihar riskini artırıyor mu?

Bir söylentiye göre, mutfaklar ve kişisel yemek pişirme alanları en çok intihar vakasının yaşandığı yerler arasında gösteriliyor.

3 Michelin yıldızlı şef Benoit Violier’ın dünya basınını ve sosyal medyayı ayağa kaldıran intiharının ardından, geçtiğimiz aylarda yaşanan bu trajik olay akıllara yeniden şu soruyu getirdi: Mutfakta fazla zaman geçirmek intihar eğilimli bir depresyona mı neden oluyor?

(Konuyla ilgili şu içeriğimize de göz atabilirsiniz: Doğuştan yetenkli insanlar neden depresyona meyilli oluyor?)

Depresyon sonucu yaşamına son veren şef Benoit Violier’ın sahibi olduğu restoran Restaurant de l’Hôtel de Ville at Crissier, Fransa Hükümeti’nin seçtiği en iyi işletmeler arasında gösterilen ve birçok prestijli ödülle tescillenen bir mekan. Peki bunca başarı ve ödül, henüz 44 yaşındaki bu genç ve yetenekli şefi içinden çıkılmaz bir psikolojik baskı altına sokmuş olabilir mi?

(İlginizi çekebilir: Güneşli bir gün intihara neden olabilir mi?)

Elbette bu sorunun cevabını asla net bir şekilde veremesek de son derece stresli bir meslek olan aşçılık, intihar oranı en yüksek mesleklerden biri değil. Çünkü yaşamla ölüm arasında bir çizgide hizmet veren ve hatalarının telafisi olmayan doktorlar, diş hekimleri ve veterinerler bu tatsız listede başı çekiyorlar. Eğer intiharın doğrudan stresle bağlantılı olduğunu düşünürsek ise ortaya; jet pilotları, yüksek rütbeli askerler, ambulans şoförleri ve itfaiyecileri de kapsayan geniş bir risk grubu çıkıyor.

Bir şefin mesleği zor, stresli ve yorucu olsa da günün sonunda telafi edilmeyecek bir hata yoktur. Bu olaydan çıkarılması gereken ders ise, mesleği ve uzmanlığı ne olursa olsun herkesin, yoğun stres anlarında kendisine iyi gelecek reçeteleri hazır bulundurması gerektiğidir. Çünkü hayat -ister bir uçak kokpitinde çalışın isterseniz bir mutfakta- iş stresi yüzünden son verilemeyecek kadar güzel ve kısa bir yolculuktur.

 

Kaynak:

Psychologytoday.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale