X

Mükemmel olmadan da olduğum halimle kalabilme cesareti

Bir noktada fark ettim: Ben yorulmuyordum aslında. 

Ben kendimi yoruyordum

Daha iyisi olsun diye. Daha doğru, daha eksiksiz, daha “olması gerektiği gibi” olsun diye. 

Mükemmel olmaya çalışmak dışarıdan bakıldığında güçlü, disiplinli, hatta ilham verici  görünebilir. Ama içeride başka bir şey olur. Sessiz, derin ve yavaş bir aşınma. 

Zihin hiç susmaz. 

“Bir tık daha iyi olabilirdi.” 

“Bunu böyle yapmasaydım keşke.” 

“Henüz hazır değilim.” 

Beden bu fısıltıları kelimelerle değil, sinyallerle anlatır. 

Omuzlarda ağırlık. 

Boyunda sertlik. 

Nefesin fark etmeden kısalması. 

Dinlenirken bile gerçekten dinlenememek. 

Ruh ise en sona kalır. Çünkü ruh sabırlıdır. 

Ama o da bir gün geri çekilir. 

Hayattan keyif alma kapasitemiz azalır. 

Başardıklarımız bizi sevindirmez, sadece rahatlatır

Ve bu çok başka bir yorgunluktur. 

Mindfulness bana şunu öğretti: 

Mükemmeliyetçilik çoğu zaman gelişim arzusu değil, kendimize duyduğumuz  güvensizliğin kibar bir kılıfıdır. 

“Daha iyi olayım” değil aslında dediği: 

“Olduğum halimle yeterli değilim.” 

Ve işte bu cümle, zihinden bedene, bedenden ruha doğru iz bırakır. 

Farkındalıkla bakınca şunu da görüyorum: 

Mükemmeliyetçilik bizi ileri taşımıyorsa, bizi donmuş halde tutuyordur. Harekete geçmemizi değil, ertelememizi sağlar. 

Kutlamayı değil, eksik bulmayı öğretir. 

Oysa hayat “kusursuz ol” demiyor. 

Hayat “burada ol” diyor. 

Burada… 

Yaptığınla.

Yapamadığınla. 

Yarım kalanlarla. 

Deneyip vazgeçtiklerinle. 

Yeni bir mindset mümkün: 

Mükemmel olmaya değil, dürüst olmaya niyet etmek. 

Her anın en iyisini yapmaya değil, o an ne varsa onunla temas etmeye cesaret etmek. 

Bu kolay değil. 

Çünkü kontrolü biraz bırakmak gerekir. 

Çünkü bazen “yeter” demek, “daha fazlasını yapabilirdim” demekten daha rahatsız edicidir. 

Ama şunu deneyimledim: 

Kendimizi zorlamayı bıraktığımız yerde tembellik başlamıyor. 

Aksine, yaşam enerjisi geri geliyor. 

Zihin yumuşuyor. 

Beden gevşiyor. 

Ruh tekrar konuşmaya başlıyor. 

Mükemmel olmaktan vazgeçmek bir kayıp değil. 

Bir alan açma hali. 

Nefesin, bedenin ve ruhunun tekrar yan yana durabildiği bir alan. Belki de asıl mesele, orada kalabilme cesareti.

İlginizi çekebilir: Kendini seçtiğinde her şey değişir: Korkuya rağmen nasıl başlıyorsun?

Müge Güney: Merhaba Ben Müge Güney, Yin Yoga ve Meditasyon Eğitmeni aynı zamanda Master ThetaHealer ve Nefes Koçuyum. Turizm ve Hizmet Sektöründe uluslararası bir markada halihazırda Rezervasyon Koordinatörlüğü yapıyorum, eski bir mutfak şefi ve MasterChef 2019 Yarışmacılarındanım da aynı zamanda. Bedensel, zihinsel ve ruhsal iyileşme sürecinde yurt içinde & yurt dışında katıldığım bir sürü eğitim ve workshoplar var. İşte bunlardan bazıları; 1.Advayta Yoga (Zeynep Aksoy & David Cornwell) 2020-Yoga-Breathe-Meditation-Mindfulness Instructor 2.AccessmConsciousness (Nazan Özbay) 2022 3.The International Center of Reiki Training (ICRT) (William Lee Rand) 2023-Kundalini Reiki Master 4.THInk Theta Healing Institute of Knowledge 2024-Basic DNA, Advanced DNA, Dig Deeper, You and Creator, 4 module ThetaHealer (Vienna Stibal & Ayşegül Demirdelen) 5.Culinary Arts Academy (MSA) 2017 Professional Culinary Arts (Professional Chef) 6.The City and Guilds of London 2017- Professional Culinary Skills (Professional Chef) 7.Big Buddha-Phuket-Thailand (2023-Meditation of Peace Medtitaion Instructor Suporn Wanichkul) 8.Pastoral Vadi Ecofarm (2019) - Sessizlik & Yoga İnzivası 9.Kundalini Beyond (2024 -Sessizlik, Kundalini Yoga ve Kundalini Meditasyonları) Yaklaşık 7 senedir düzenli Yin Yoga ve meditasyon yapıyorum. Seyahat etmekten, sevdiklerimle geniş sofralarda buluşmaktan, yeni tatlar keşfetmekten, kendimi ifade ederken Evren ile bağlantıda kalıp yazılar yazmaktan ve minik toplulukları bir araya getirmekten çok hoşlanıyorum. Ve sanırım en önemlisi de içsel potansiyelimize, en iyi versiyonumuza ulaşırken birbirimize rehberlik edebilmek çok değerli, buna olduğuna inanıyorum. Şu Anda online dersler verip seanslar uygulamaya devam ediyorum, aynı zamanda da Studio App'te düzenli olarak Canlı Derslerim de oluyor. Instagramda düzenli olarak içerik üretiyorum ve takipçilerimle kalpten bir yasama dair Mindfulness temelinde birçok yararlı içeriği paylaşmaya devam ediyorum. Şimdi ise Temelinde Mindfulness olan, BANA İYİ GELEN SANA DA İYİ GELSİN mottosu ile kişisel farkındalıklarımı, kalpten, açık ve nazik bir dille aktarmak için Uplifers'tayım.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale