X

Müjde! Kediler sağlığa iyi geliyor

İnsan ve hayvanlar arasındaki bağı araştıran bilim insanları, kedi sahibi olmanın sağlık için bazı faydaları olduğunu keşfettiler. İşte kedi sahibi olmanın sağladığı 12 fayda:

Yapılan araştırmalara göre  kedi beslemenin insan sağlığına çeşitli faydaları var.

1- Kalp ve dolaşım sisteminize yardımcı olur

Minnesota Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre kedi sahibi olmayanlar, evlerinde kedi besleyenlere kıyasla kalp ve damar hastalıklarından ölmeye % 30 ila 40 oranında daha fazla meyilli. Ayrıca kedi sahiplerinin ani bir kalp krizinden ölme ihtimali de azalıyor. Başka bir araştırma da evcil hayvan sahiplerinin, hiç hayvan beslemeyenlere oranla hangi şiddette olursa olsun kalp krizi geçirdikten sonra yaşamda kalma olasılıklarının daha yüksek olduğunu ve kedi sahibi olmanın düşük tuzlu bir beslenme şekli benimsemek kadar kalp sağlığına iyi geldiğini ortaya koyuyor.

2- Bağışıklık sisteminize yardım eder

Evde bir kediyle yaşamak; sosyal iletişimin artmasına, depresyonun azalmasına, daha fazla gülmeye, oynamaya ve egzersiz yapmaya neden oluyor. Tüm bunlarsa bağışıklık sisteminizin daha iyi çalışmasını sağlıyor. Ayrıca kediler, kendinizi iyi hissetmediğiniz zamanları anlıyor ve sizi rahatlatarak daha iyi hissetmenizi sağlamaya çalışıyor.

3- Alerjilerden ve solunum rahatsızlıklarından uzak tutar

Etraflarında kedi ya da köpekle büyüyen çocuklar, alerjenlere karşı bağışıklık sistemlerini küçük yaşta geliştiriyorlar. Solunum rahatsızlıklarına yakalanma ihtimalleri de  erken yaşlarda kedilerle tanışan çocuklar için daha az oluyor. Bunlara ek olarak, evcil hayvanlarla büyüyen çocuklar, ilerleyen yaşlarında empati yetilerini daha iyi geliştirip insanlarla iletişimlerinde daha başarılı oluyorlar.

Küçük yaşta evcil hayvanlarla tanışan çocuklar, alerjenlere ve solunum rahatsızlıklarına karşı bağışıklıklarını geliştiriyorlar. 

4- Tansiyonunuzu düşürür

Kedi sevmek sakinleştirici ve tansiyonu düşüren bir etkiye sahip. Buffalo’daki New York Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, evcil hayvan sahiplerinin diğerlerine göre daha düşük tansiyona sahip olduğunu ortaya çıkardı.

5- Kolesterolü ve trigliseritleri azaltır

Beslenme şekli ve egzersizin kolesterol ve trigliserit seviyelerini azaltmadaki önemi büyük. Fakat kedi sahibi olmanın da öyle. 2006 yılında Kanada’da yapılan bir çalışmaya göre, kedi sahibi olmak bu konuda bazı ilaçlardan dahi daha iyi bir etkiye sahip.

6- Felç riskini azaltır

Minnesota Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışma, kedi beslemenin felç riskini 3’te 1 oranına varana kadar azalttığını söylüyor.

7- Kemik ve kasları iyileştirir

Kediler, 20 ila 140 hz arasında mırıldar ve bu mırıltının iyileştirici etkileri olduğu bilinir. Kemikleri en iyi 25 ila 50 hz ve 100 ila 200 hz frekans aralığında iyileşir. Kas, tendon ve bağ doku gibi daha yumuşak dokular da, bu frekanslarda daha hızlı iyileşir. İltihap ve şişlikler de bu frekans aralığında iyileşir.

İlginizi çekebilir: American Shorthair Kedisi Özellikleri ve Bakımı

8- Endişe ve stresi azaltır

Bugünün daha fazla iş ve daha az sosyalleşmeye neden olan hızlı yaşam şekli düşünüldüğünde, bir evcil hayvanla iletişim kurmanın hayatınıza yaratıcılığı geri getireceği söylenebilir. Kedinizle ilgilenmek ve ona sarılmak zihninizi genel kaygılardan uzak tutacak, stres ve endişelerinizi azaltacaktır.

Kedinizle ilgilenmek, stres ve endişenizi azaltacaktır.

9- Ruh halinizi iyileştirir, depresyonu azaltır

Kediler, iletişim kurmayı sevmeyen asosyal hayvanlar olarak bilinse de kedi sahipleri durumun böyle olmadığını bilir. Bir kedinin sevgisi ve size eşlik etmesi daha iyi hissetmenizi sağlayacak, depresyon hissini ise azaltacaktır.

10- Yalnızlığı azaltır

Kedi ve insan arasındaki bağ, bir çeşit sosyal iletişim şeklidir. Eğer arkadaş grubunuz az sayıda insandan oluşuyorsa, ya da arkadaşlarınız uzakta yaşıyorsa, kediniz yaşadığınız yalnızlık hissini azaltmada önemli rol oynayacaktır. Günün sonunda eve geldiğinizde, kedinizle vakit geçirmek moralinizi yükseltecektir.

11- Terapi hayvanları hastane masraflarını azaltır

Kedisi olan insanlar, daha az doktora gidiyorlar. Hastaneye gittiklerinde daha erken taburcu ediliyorlar. Yani hastane giderleri daha az oluyor.

Bakım evlerinde ve özel eğitim okullarında terapi köpekleri oldukça yaygın. Fakat tıpkı terapi köpekleri gibi terapi kedileri de mevcut.

12- Egzersiz

Kediler, köpekler kadar egzersize ihtiyaç duymasalar da, oynamayı seven hayvanlar. Kedinizi egzersiz arkadaşınız yapıp, etrafta oyuncak fareyle oynamasını sağlayın. Bir yandan onu izlerken bir yandan da onunla birlikte esneyin.

Kaynak:

lifehack.org

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale