X

Motivasyon kaynağı olarak ödül: İşyerinde yapılan ödüllendirmelerde nelere dikkat edilmelidir?

İşyerinde yapılan ödüllendirmeler

İş hayatında başarının ispatı ve lanse edilmesidir ödüller. Bazen motivasyon için, bazen performans için bazen de ekip başarısı için verilebilir. Bu noktada işverenler ya da insan kaynakları uzmanları olarak neyi ödüllendireceğimizi iyi analiz etmek çok önemlidir. Çünkü olumlu davranışları ödüllendirerek pekiştirmek gerekli olduğu gibi, kriterleri iyi belirleyip ödülün etkisini yok etmemek de son derece mühimdir. Ödüller aynı zamanda şirketin çalışana verdiği değeri yansıtır, çalışana bakış açısıyla ilgili ipuçları verir.

Çalışan açısından bakıldığında ise, ödüller birer motivasyon aracıdır. Çalışanın şirkete olan aidiyet duygusunu artırarak işine daha çok bağlanmasını, verilen ödüle layık olmak için daha çok çaba sarf etmesini sağlar.

Ödül törenleri/kutlamalar, özellikle insan kaynakları departmanının aktif olarak yer alacağı organizasyonlardır. Yönetimle koordineli bir şekilde çalışarak ödül verme kriterlerinin belirlenmesi gereklidir. Eğer kriterler doğru belirlenmez ve sık sık değişiklik yapılırsa, ödül güvenilirliğini yitirecektir.

Diyelim ki, çalışanınıza performans ödülü veriyorsunuz. Her ne amaçla olursa olsın ödülü sunarken yarattığınız etkinin ödülün kendisinden daha önemli olduğunu dikkate alarak hareket etmelisiniz;

  • Güzel bir kutlamayla,
  • Çalışanın kendisini değerli hissedeceği bir şekilde,
  • Bütün çalışma arkadaşlarının içinde,
  • Heyecan yaratarak(süprizlerle),
  • Çalışanın görev gibi geleceği kalıplaşmış bir organizasyonla değil, severek gelebileceği bir kutlama hazırlayarak,
  • Başarılarını kanıtlamaya çalıştığı departman yöneticisinden almasını sağlayarak,
  • Mutlaka maddi ödüller, manevi ödüllerle desteklenmelidir.(Takdir, güzel sözler gibi)

Bir çok departmanın olduğu, çoğu departmen çalışanını tanımadığınız, kurumsal bir şirkette çalıştığınızı düşünün. Öyle bir proje yaptınız ki, şirketinize son derece faydalı bir çalışma oldu. Performansınızın ilgili kriterlere göre ödüllendirileceğini öğrendiniz. Heyecanla kutlama salonuna girdiniz. Bütün yetkililer ve çalışma arkadaşlarınız orada.  Sizinle birlikte performans ödülleri almaya hak kazanmış arkadaşlarınız da heyecanını saklayamıyor. Yöneticiniz sizinle ilgili öyle güzel sözler söylüyor ki, herkesin bakışlarını üzerinizde hissediyorsunuz. Müdürünüz size hediyenizi takdim ederken gözleriyle “seninle gurur duyuyorum” diyor. Alkış sesleri kalp atışlarınızı hızlandırıyor. Bu kadar kişinin içinde birkaç cümle söyleme, varlığınızı gösterme şansı veriliyor. Mutluluğunuzu dile getiriyor ve teşekkür ediyorsunuz. Uzun süre heyecan kalbinizden, gülümseme yüzünüzden gitmiyor.

Ya da…

“Harika bir proje yaptım, umarım bu sefer bu şirkete neler kazandırdığımı fark ederler” diye düşünürken birden insan kaynakları görevlisinin sesiyle irkiliyorsunuz. Görevli, sizi projenizden dolayı yönetimin ödüllendireceğini söylüyor ve iş çıkışında geçerken müdürün odasında sizi beklediğini söylüyor. Çıkışta heyecanla yöneticinizin odasına gidiyorsunuz. Kıyafetinize çeki düzen vererek müdürün kapısını çalıyorsunuz.

”Başarılı projenizin haberini aldık. Şirketimiz için önemli bir iş gerçekleştirdiniz. İkramiyeniz maaşına yansıtılacak. İyi akşamlar.”

İki durumda da verilen ödül aynı olmasına rağmen, ödülün veriliş şekli ve işverenlerin tavırları, çalışanın psikolojisi üzerinde çok farklı etkiler yaratabilir. Bu nedenle ödülün maddi değerinden çok bireyde yaratacağı olumlu etkilere odaklanılmalıdır.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Saygı Günenç: Bir işletmenin en önemli kaynağı "insan" dır. Uzun yıllar yöneticilik yaptıktan sonra , insanların mutluluklarını, hüzünlerini, heyecanlarını, başarılarını paylaşabilmenin güzelliğiyle, vizyonumu bu kaynağa daha yakın bir meslekte oluşturdum. "Bu dünyadan aldığının karşılığını yerine koymak her insanın zorunluluğudur." der Albert Einstein. Bu felsefeyle hareket ediyor, yazılarımla bir nebze insanların ruhlarına dokunmaya çalışıyorum. Mesleğimi seviyorum, çünkü insanları seviyorum. Tarihi yerleri gezmeyi, büyüleyici doğayı izlemeyi, denizi çok seviyorum. Binicilik, kayak, su sporlarını yapmaktan mutlu oluyorum. Okumaktan keyif alıyor, bu farklı kapıları açan dünyada uzun süre vakit geçiriyorum. Gözümün nuru blogumda emek harcamanın keyfini çıkarıyor ve paylaşmanın ayrıcalığını yaşıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale