X

Modern insanın hastalığı: Fibromiyalji ve miyofasyal ağrı sendromu

Fibromiyalji, nedeni bilinmeyen, üç aydan uzun süren yaygın ağrı ve uyku problemleri ile seyreden bir hastalıktır. Ağrılar vücudun her yerinde olabilir, ama en çok omuz, sırt ve bel kaslarında ve eklemlerde görülür. Hastaların %90’ı kadındır.

Miyofasyal ağrılar ise kaslar, yumuşak doku ve bağ dokusunda ağrılarla seyreden, nedeni bilinmeyen bir ağrı hastalığıdır. Fibromiyalji hastalarının neredeyse hepsinde miyofasyal ağrı görülürken, miyofasyal ağrılı hastalar fibromiyalji hastası olmaya adaydır.

Fibromiyalji hastalarında en sık görülen yakınmalar:
  • Ağrılı noktalar/alanlarda üzerine bastırmakla ağrıda şiddetlenme ve çevreye yayılma
  • Kalitesiz uyku
  • Uykuya dalamama
  • Sabahları dinlenmiş olarak uyanmama
  • Gece içi sık uyanma
  • Sabah tutukluğu ve sertliği
  • Geçmeyen yorgunluk ve halsizlik
  • Kafa karışıklığı
  • Konsantrasyon problemleri
  • Dikkat dağınıklığı
  • Unutkanlık
  • Performans hızında azalma
  • Aynı anda iki iş yapamama (multi-tasking)
  • Baş ağrısı, migren
  • Çene ağrısı
  • Baş dönmesi, vertigo
  • Depresyon
  • Anksiyete
  • Mide bağırsak yakınmaları
  • Ellerde ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
  • Dengesizlik
  • Sakarlık, beceriksizlik
  • İdrar yolları sorunları
  • Adet öncesi gerginlik (Premenstrüel sendrom)
  • Şiddetli adet sancısı
  • Huzursuz bacaklar sendromu

Hastaların ağrılarının nedeninin merkezi duyarlaşma olduğu düşünülmektedir. Merkezi duyarlaşma sonucu hastalar normalde ağrı oluşturmayacak dış etkenlere uzamış ve artmış ağrı ile yanıt verirler.

Hastaların önemli bölümünde migren, irritabl bağırsak sendromu ve kronik yorgunluk sendromu görülür.

Çocukluk çağında fiziksel, ruhsal ve cinsel şiddete maruz kalmak hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırır, bazı hastalarda ise daha ağır seyretmesine neden olur. Ayrıca prematüre doğum, kuvözde kalmak, bebek/çocukken ameliyat geçirmek, tıbbi girişimlere maruz kalmak, hastanede kalmak da erişkinlikte fibromiyalji ve miyofasyal ağrı olasılığını artırmaktadır.

Ağrıları artıran faktörler:
  • Uykusuzluk
  • Hareketsizlik
  • Masa başında çalışma
  • Uzun çalışma saatleri
  • Kilolu olmak/kilo almak
  • Stres
  • Stresli iş yeri
  • Sigara içmek
  • Gribal enfeksiyonlar
  • Fazla gluten tüketmek
  • Duruş bozukluğu
  • Fazla telefon/ekran kullanımı
  • Klimalı ortamlar
  • Soğuk hava
Ne yapmalıyım?
  1. Önce bir iç hastalıkları uzmanına muayene olun, altta yatan dahili bir problem olup olmadığı belirlensin (anemi, tiroid hastalıkları, vitamin eksiklikleri, adrenal yetersizliği gibi).
  2. Ardından bulgularınıza göre bir romatoloji, psikiyatri, nöroloji veya ağrı hastalıkları uzmanına muayene olun.
  3. Yavaş yavaş, kendinizi zorlamadan harekete etmeye başlayın, günde en az 1 saat egzersiz yapın.
  4. Yogaya başlayın. Başlangıçta hatha yoga zorlayabileceği için, yin, yoga terapi veya restoratif yogayı deneyin.
  5. Glutensiz beslenmeye başlayın.
  6. Bol omega 3 ve doymamış yağlardan zengin besin tüketin (zeytinyağı, balık).
  7. Çalışma saatlerini azaltın
  8. Çalışma yükünüzü azaltın
  9. Uyku hijyenine özen gösterin (14:00’ten sonra kafein tüketmeyin, aynı saatte yatıp kalkmaya çalışın).
  10. Masaj yaptırın

 

İlginizi çekebilir: Yoga yapmak migrene neden iyi gelir?

Dr. Banu Taşçı Fresko: Dr. Banu Taşcı Fresko, 1969 senesinde İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1992 senesinde bitirmiş, ihtisasını İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 1997 senesinde tamamlayıp Nöroloji Uzmanı olmuştur. Birçok özel hastanede çalıştıktan sonra şimdi çalışmalarını muayenehanesinde sürdürmektedir. Uzun yıllar kronik ağrılardan mustarip olduğu için, hastalara yol gösterecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir kılavuz yazmak istemiştir. Ekim 2017de ‘Beynini Doğru Besle’ isimli kitabı çıkmış, kitapta migren ve fibromiyalji ağrılarıyla nasıl başa çıkılacağını, beslenmenin önemini ve tüm kronik hastalıklarda yoganın iyileştirici etkisinden bahsetmiştir. 2017 senesinde Arzu Rezzan Sunam ve Yelina Tayfur’dan Temel Yoga Hocalık Eğitimi ve Banu Çadırcı’dan 100 saat yoga terapi ve yoga anatomi eğitimi almıştır. Aynı zamanda Ahmet Güllü ve Vedat Örs atölyelerinde eğitim almış, profesyonel bir ressamdır, bu güne kadar 7 kişisel sergi açmıştır. Bugünlerde bir yandan Mayıs 2018’deki sergisine hazırlanmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale