X

Moda nedir, neden ve nasıl ortaya çıkmıştır?

Moda kelimesi latince “hemen şimdi” kelimesine gelen “modo”dan türetilmiştir. İtalyancada ise değişiklik gereksinimi ve geçici yenilik anlamlarını taşır. Türk Dil Kurumu’na göre ise “Göreneğe bakarak daha kısa süreli olan, çabuk değişebilen, öykünme yoluyla yayılan geçici davranış, giyim ve yaşama biçimi”dir. Moda kelimesini duyduğumuzda aklımıza genelde stil ve giyim gelir fakat moda yaşamın çoğu alanında görülebilecek kadar geniş bir kavramdır. Sanat, mimari, edebiyat gibi alanları da içine alır. Ünlü yazar ve şair Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şöyle bir sözü vardır “Moda sandığımız birçok şeylerin hayatın kendi bünyesinden geldiği anlaşılır.

Modanın ortaya çıkış nedeni: Farklı olma isteği

Hepimiz Maslow’un ihtiyaçlar piramidini hatırlıyoruzdur. 5 basamaktan oluşan piramidin 4 alt basamağı Maslow tarafından eksiklik ihtiyaçları olarak adlandırılmıştır. Bunlar saygı gereksinimi, arkadaşlık, aşk, güvenlik ve fiziksel ihtiyaçlardır. Piramidin en tepesinde ‘Kendini gerçekleştirme’ basamağı yer alır. Moda yaratmak veya modayı takip etmek temel bir ihtiyaç değildir fakat kendi özgün karakter ve kişiliğini yansıtabileceğin, kendini anlatabileceğin ve başkalarından farkını ortaya koyabileceğin geniş ve ucu bucağı olmayan bir alandır. Bu alan kişiye ihtiyaçlar piraminde en üst kısımdaki kendini gerçekleştirme imkanı verir. Yemek yemek, barınmak veya giyinmek temel ihtiyaçlardır fakat bunları farklı ve kendine uygun yorumlayarak bu şekilde ruhunu da doyuma ulaştırabilirsin. Günümüzde insanlar ihtiyaç kelimesini genelde fiziksel ve somut şeyler için kullanıyor fakat kaliteli bir yaşam için ruhsal ihtiyaçların da tatmin olması gereklidir. Modanın çıkış noktası da bunu hedef alır; özgün olmak…Kısaca kendini gerçekleştirme yolunda modadan yardım alabilirsin.

Modaya dair 5 kilit bilgi

  • Vogue 1892’de yüksek sosyete gazetesi olarak Amerika’da çıkmıştır. Ardından giderek çizgisi modaya kaymış ve yıllar içinde moda dünyası için çok önemli bir mecra olmuştur. Irwin Penn, Richard Avedon ve Helmut Newton gibi dünyanın en başarılı fotoğrafçıları Vogue için önemli işlere imza atmıştır. 
İlk Vogue 1982 yılının Aralık ayında çıktı.
  • Tarihteki ilk moda tasarımcısı Charles Frederick Worth 1846’da İngiltere’de doğmuştur. Charles Frederick müşterileri ayağına getirmeyi ve kendi tasarımları yapıp onları giydirmeyi başaran ve terzilik anlayışını yıkan ilk modacıdır. İlk haute couture’u başlatmıştır. Haute couture’ün kelime anlamı kişiye özgü olarak yapılan modern kıyafet anlamı taşır. Ayrıca markasını etiket olarak kullanan ilk moda tasarımcıdır. Yılda dört defa defile düzenlemiş, model kullanmıştır.

  • 2017 verilerine göre Giorgio Armani dünyada en çok kazanan moda tasarımcısıdır. 8.5 milyar dolarlık büyük bir servete sahiptir. Küçük yaşta başka tasarımcıların yanında çalışmaya başlayan Armani, Sergio Galeotti’nin de yardımıyla kendi firmasını kurmayı başarmıştır.

  • Farklılıkların kadını Coco Chanel kadınların korseler giydiği, göğüslerin kabartıldığı ve şişik elbiseler giydiği o dönemde ilk sigara içen, ilk saçlarını kesen ve ilk pantolon giyen kadındır. Beyaz olmanın soyluluk olduğu dönemde bronzlaşarak dolaşmış ve bu akımı başlatmıştır.

  • New York ‘Moda Haftası’ geleneğinin başladığı ilk şehirdir. Artık modanın bir değil birkaç merkezi olduğunu düşünürsek New York da şüphesiz onlardan biridir.

İlginizi çekebilir: Daima etkileyici bir stile sahip olmak için 8 basit kural

Seda Şevketoğlu: 6 Ekim 1991 doğumlu bir Terazi burcu; dolayısıyla doğaya, müziğe, sanata, ruhu ve görüntüsü estetik olan her şeye aşık bir hayalperest. 2015 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme bölümününden mezun olduktan sonra uluslararası platformda ünlü moda markalarıyla çalışmaya başladı. Tory Burch, Alexander Wang, Shop Alexis, Theory, Elizabeth and James, Anthropology, Bec and Bridge, Que Design gibi markaların kreatif direktörleri ve tasarımcıları ile birlikte çalışarak, bu markaların Türkiye tedarik temsilciliğini yaptı. Amerika, Uzak Doğu ve Avustralya arasında mekik dokurken; kendine en uygun stili yaratmak isteyen ve moda hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkesi aydınlatmak istiyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale