X

‘Minnet Akışı’ tekniği ile olumsuz düşünceleri uzaklaştırın

Çoğumuz için iç huzuru değerli bir duygudur. Her şeyin yerli yerinde olduğu, “her şeyin yolunda” olduğu, evrenle uyum içinde olmanın duygusudur. Bu dinginlik duygusu olmadan, her şey karanlık ve kriz dolu olur; enerjiniz sadece günü kurtarmaya odaklanır. Hayattan zevk almak, karşılayamayacağınız bir lüks haline gelir.

Olumsuz düşünceler pek çok farklı biçimde olabilir: Endişe, özeleştiri, yargılama ve çevrenizdeki insanları küçümseme. Ama hangi biçimde olursa olsun, seni paralize eder veya yaralar. Yaşamda olan her şeye olduğu gibi tepki verdiğimizi düşünmeyi seviyoruz ama gerçek şu ki, zihnimizde var olan dünyaya tepki veriyoruz. İç dünyamız, gerçeği görme şeklimizi şekillendirir. Örneğin, sürekli endişeleniyorsanız, tüm dünya tehlikeli bir yer gibi görünmeye başlar. Kayıp Cennet‘te John Milton: “Akıl kendi başına bir yerdir. Cehennemden bir cennet veya cennetten cehennem yaratabilir.” şeklinde söylemiştir.

Olumsuz düşünceler, etrafınızdaki olumlu her şeyi kelimenin tam anlamıyla yok edebilir. Olumsuz düşüncelerin yerine olumlu düşünceleri koyarak yaşamlarımızı iyileştirebileceğimize inanmak bize cazip gelse de, ne yazık ki bu sandığımız kadar işe yaramıyor.

Olumlu düşünceler, olumsuz düşüncelerin sahip olduğu kadar güce sahip değildir. Olumsuz düşünceler güçlerini umulmadık bir yerden, modern dünya öğretilerinden alır. Modern dünya varsayımları çocukluktan itibaren size hayatın, varlığınıza yönelik öngörülemeyen tehditlerle (depremler, mega fırtınalar, terörizm, otomobil kazaları, virüsler vb.) dolu ve bitmeyen bir hayatta kalma mücadelesi olduğunu söyledi. Bu mücadelenin sonunda ne yaparsanız yapın kaybedip ölürsünüz ve bu mücadelenin hiçbir anlamı kalmaz. Böyle bir kaos ortamında hiçbir insan rahat yaşayamaz. Hayatlarımız üzerinde bir kontrol duygusuna ihtiyacımız vardır. Kulağa ne kadar tuhaf gelse de, endişe bu kontrol duygusunu yaratır. İçten içe, olabilecek her şeyi önceden tahmin edersek gerçekleşmeyeceğine inanırız. Sanki olumsuz düşünceler, kontrolden çıkmış bir evrene karşı koruyucu bir kalkan gibidir.

Olumsuzluğun yaptığı tek şey iç huzurunuzu yok etmektir. Bu düşünceleri savuşturmak için pozitif düşüncelerden çok daha güçlü bir şey bulmak gerekiyor, evrene bakış açınızı hayatta kalmacı bir perspektiften, desteklendiğinizi ve kendinizden daha büyük bir şeye bağlı hissettiğiniz bir bakış açısına dönüştüren bir şey. Bu diğer evrenin var olduğuna inanabilirsiniz, ancak kendinizi gerçekten özgür kılmak için onu hissedebilmeniz gerekir. Bunu hissetmenin en iyi yolu şükran duymaktır.

Minnet Akışı tekniği

Dr. Stutz olumsuz düşüncelerle yaşamayı başımızın tepesinde bulunan bir kara bulutla dolaşmaya benzetiyor. hepimiz olumsuz düşüncelere kapıldığımızda hayatımızda minnet duyacağımız şeyler göremez oluruz. Kendi geliştirdiği ‘Minnet Akışı’ imgeleme tekniği ile uyguladığı yöntemle tepemizdeki bu kara bulutun yani olumsuz düşüncelerin uzaklaştırabileceğini söylüyor. Minnet akışını, ne zaman hayatımızdaki olumlu şeyleri göremez ve hissedemez olursak, sakince oturup, 30 saniye gözlerimiz kapatıp hayatımızda var olduğu için minnet duyduğumuz ve şükrettiğimiz ne varsa varlıklarını hatırlayıp, kara bulutların arasından olumlu hissiyatın iç dünyamıza yayılmasına izin vererek yapabiliriz. Minnet duyduklarınız eşiniz, kediniz, aileniz, işiniz, yaptığınız bir spor dalı, terapistiniz, bir yeteneğiniz olabilir… Tüm bunları olumsuz düşünceleri dağıtmak amacıyla, bize olumlu duyguları hissettirdikleri için akışımıza tekrar tekrar gizlendikleri yerden çağırırız. Böylece olumsuzluk yok etmekle tehdit ettiğinde, var olan akışımızda şükür ve minnettarlık iç huzuru geri getirir. Çünkü kalbiniz, beyninizin kabul etmeyi reddettiği bir şey hisseder.

Olumsuz düşünceleri ancak olumlu duyguların yardımı ile dağıtabiliriz. Bu his bir “kaynak”tan gelir. Bu kaynak siz bazen göremezseniz de oradadır ve sizi hayatta tutuyordur. Ve siz görebildiğinizde sonsuz olasılıklar doğar. Kaynağın size verdiği her şeyi anladığınızda ve minnet akışı yarattığınızda , yalnız olmadığınızı anlarsınız, endişeler ve yanlış inançlar ortadan kalkar. O anda ne olursa olsun, hayatı olumlu olarak deneyimlemek için paha biçilmez bir yetenek olan olumlu perspektif kazanırsınız.

İlginizi çekebilir: Yalnızlığın faydaları: Kendinizle baş başa kalmak size neler katar?

Pınar Ezici: Çukurova Üniversitesinde sosyal bilimler davranış alanında yönetim üzerine doktora yapmakta olan, Pınar Ezici, almış olduğu profesyonel koçluk eğitimi ile, koç ve mentor olarak bireylere, yöneticilere ve firmalara koçluk hizmeti veriyor. Bununla birlikte, eğitmen koç olarak, kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, yeni bakış açıları kazandıran bir vizyon ve perspektif gelişimi, değerlerine uygun yaşam kurmalarını ve yaşam amaçlarını bulmalarını sağlayan koçluk eğitimleri veriyor, Points of You yetkinliğinde koçluk ve kişisel gelişim atölyeleri düzenliyor ve gönüllü sosyal yardım projelerinde yer alıyor. Yönetim alanındaki eğitimi, uzmanlığı ve deneyimini birleştiren Pınar Ezici, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor ve kurum içi koçluk uygulamalarında görev alıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale