X

Mindfulness temelli çocuk yogasının faydaları

Bu hafta bir süredir ilgilendiğim çocuk yogası ve daha uzun zamandır içerisinde olduğum mindfulness konularından bahsetmek istiyorum.

Çocuk yogası 2-14 yaş arası çocukların öz farkındalığını kazanması, öz güvenli olması, günlük rutinlerde beden-ruh-zihin bütünlüğünü sağlayabilmesi ve her şeye daha odaklı olabilmesi için yeni bir yaşam alanı sunar. Faydaları hem beden, hem ruh, hem de zihin için çok fazladır.

Çocuk yogası sadece yoga pozlarından oluşmuyor, içeriğinde dans, müzik, hikayeler ve fazlasıyla oyunlar var. Pek tabii mindfulness pratikleri de. “Mindfulness nedir peki?” derseniz… Mindfulness Türkçede farkındalık anlamına geliyor. Son zamanlarda sıkça duyduğumuz farkındalık, yoğun bir şekilde anda yaşamaktan bahseder. İçinde bulunduğumuz zaman ve mekanda tam anlamıyla yaşayabilmemizi sağlayan da tam olarak bizim becerimizdir. Aslında mindfulness uzun zamandır sahip olduğumuz doğal bir yetenek olsa da, bu yetenek, farklı alışkanlık ve davranışlarla giderek zayıfladı.

 

Çocuklar -ve tüm yetişkinler çocukken- ilk başta farkındalığın küçük ustaları iken, büyüdükçe, yani geleceği hayal etmeyi ve geçmişe bakmayı öğrendikçe, çok değerli “bilinçli farkındalık” becerisini ya kaybederler ya da kullanmayı bırakırlar. Tabii ki, yetişkinliklerinde bunu geliştirmeyi yeniden öğrenebilirler. Ama bu mükemmel hediyeyi korumalarına ve geliştirmelerine yardımcı olmak daha iyi olmaz mıydı?

Vücudumuz çok hassastır ve zihnimizdeki gerilim, kaygı, korku, neşe, olumlu ya da olumsuz düşüncelere anında tepki verir. Bu tepkiler bize şimdiki anı nasıl yaşadığımızı anlatır. Bu sinyallerin birçoğunu fark ederiz, ancak çoğu zaman onlara göre hareket etmeyiz. Bizi rahatsız eden ya da kaçmanın yollarını aramamıza neden olan duygu ve düşünceleri bastırırız.

Farkındalık Temelli Çocuk Yogası ise, bir çocuğun kendini keşfetme yolculuğudur. Bu yolculukta çocuğunuz,

  • Bedenindeki hislerin ve nefes alışının ritminin farkına varır. Nefes, zihin-beden bağlantısında bir köprü görevi görür.
  • Vücudunda neler olup bittiğini merak eder ve olup bitenlere net bir farkındalıkla yaklaşır. Duygusal durumunu fiziksel egzersizlerle en etkili şekilde birleştirmeyi öğrenir.
  • Performansını ve pozlarını yargılamaz, kendisiyle mücadele etmeden şefkatli bir yerden yaklaşmayı deneyimler.
  • O andaki ihtiyaçlarını dinlemeyi ve ona göre pratik yapmayı öğrenir.
  • Zihninden ayrılmayı ve vücudunu fark etmeyi öğrenir. Bir an durup dikkatini vücuduna yönelttiğinde, vücudunun verdiği sinyalleri duymaya başlar. Soyut duygularını vücudunun hangi noktalarında ve nasıl hissettiğini görselleştirebilir.

Çocuklar için dikkatli yoganın faydaları

  • Beden-zihin-ruh uyumunu dengeler. Erken yaşta düzenli yoga yapmaya başlayan çocuklarda ergenliğin daha kolay geçtiği gözlemlendi.
  • Esneklik – denge – güç koordinasyonunu artırır. Yoga duruşları sayesinde çocukların proprioseptif duyuları (beden farkındalığı) gelişir.
  • Çocukları daha sakin ve huzurlu kılar. Gergin, dağınık veya sıkıntılı çocuklara rehberlik etmeye ve yatıştırmaya yardımcı olur.
  • Modern yaşamın baştan çıkarıcı, dikkat dağıtıcı aşırı uyaranlarına direnmelerine yardımcı olur.
  • Rekabetin olmadığı güvenli bir ortamda eğlenerek ve oynayarak öğrenirler.
  • Çevre bilincinin artmasını sağlar. Dünyada olmanın hem güzelliğini hem de kırılganlığını tanıma kapasitelerini geliştirir.

“Neden çocuk yogası?” diye sorarsanız… Dünyayı çocuklar için daha katlanılabilir ve eğlenceli bir hale getirmek istiyoruz. Bunun için de elimizdeki en iyi ve eğlenceli pratik bu bence.

Son olarak bir mindfulness pratiği paylaşmak isterim…

Çocuğunuzun eline bir meyve verin ama yemeden önce onunla biraz etkinlik yapacağımızı belirtin. Önce o meyveye dokunarak dokusu nasıl bunu sorun, siz bu soruları sordukça çocuğunuz da farkındalıklar yaşayacaktır. Ve muhtemelen sonrasında daha dikkat edecektir bunlara. Dokusunu öğrendikten sonra sırayla kokusunu, rengini, şeklini sorun ve en son yeme evresinde yine yavaşça onun ağzında bıraktığı tadı sorun, dokusu nasıl yine bunu sorun. Bu sorular esnasında komik şeyler olacaktır, pratik yaptıkça daha da eğlenceli hale gelecek.

İlginizi çekebilir: Egzoterizmden ezoterizme: Bilinenden bilinmeyene doğru bir yolculuk

Aylin Aslan Gök: Merhaba sevgili okuyucu ben Aylin. Bir yolcuyum. Bence bir insanın kendisini en iyi tasviri budur diye düşünüyorum. Kendimi bildim bileli “kimim ben?” sorusunun peşine takılmış ve bu yüzden spiritüel alanların yoğun olduğu, ancak gerçekliğin dışına çıkmadan burada ve olduğum hayattaki yolculuğumu güzelleştirmek için farklı farklı eğitimlerden eğitimlere koşturduğum bir hayatım var. 8 Haftalık Mindfulness Eğitimi, Çocuk Yogası Eğitmenliği, Kundalini Reiki, Money Reiki Master seviyeleri, Pandül (Sarkaç) Eğitimi, Numeroloji Analizi, Çakra-Sayı Sekansları gibi eğitimler ile ülkemizdeki değerli öğretmenlerden eğitimler aldım. Şimdilerde ise JAAS ve Tarot eğitimleri alıyorum. Ayrıca yurt dışından yine kıymetli insanlardan; Çocuk-Hamile-Yin Yogası eğitmen eğitimleri, İyi Hissetme Bilimi, Farkındalıkla Yemek, Çocuklar için Farkındalık Yemek, Mutluluk Bilimi gibi eğitimler aldım. Hepsi bir yana ben eğitimlere, önce kendimi eğitmeye devam ediyorum. Birlikte sembollerin ve spiritüelliğin içinde kaybolmaya var mısın?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale