X

Milyoner Biohacker Bryan Johnson’ın belgeseli ‘Don’t Die’ yeni yılda Netflix’te yayında

İnsanlık tarihi boyunca uzun yaşamın sırları büyük bir merak konusu oldu. Özellikle son yıllarda ‘longevity’ yani uzun ve sağlıklı yaşam üzerine yapılan çalışmaların artış göstermiş olması, bu merakın daha da güçlenmesine zemin hazırladı. Ve bu bağlamda ‘biohacking’ pratikleri dünya genelinde büyük rağbet görmeye başladı. Biohacking alanındaki en önemli isimlerden biri olan Bryan Johnson’ın çalışmalarına gösterilen ilgi de bu doğrultuda yükselişe geçti.

Bitki bazlı beslenmeye gönül vermesiyle tanınan biohacker Bryan Johnson’ın 200 yaşından sonra yaşama çabalarını konu alan “Don’t Die: The Man Who Wants to Live Forever” isimli belgeselin 1 Ocak 2025’te Netflix’te yayınlanması bekleniyor. Aynı zamanda bir teknoloji devi olan ve yılda yaklaşık 200 milyon doları uzun ömürlü yaşamak için gereken adımlara harcadığı bilinen Johson, ‘ölüme giden yolu’ durdurmayı hedeflediğini belirtiyor. Oldukça tartışmaları görüşler ve pratikler ortaya atan Johson’ın belgeselinin büyük ilgi çekmesi bekleniyor.

Biohacking, bilindiği üzere bireylerin biyolojik süreçlerini optimize etmek için bilimi, teknolojiyi ve yaşam tarzı değişikliklerini bir araya getiren bir yaklaşım ve Bryan Johnson, bu alanda en dikkat çeken figürlerden biri. Belgeselde de yer verilecek olan Johnson’ın yaşam tarzı alışkanlıklarında sıkı bir vegan diyet, bolca takviye kullanımı, gelişmiş tıbbi testler, yüksek teknoloji uygulamalar ve biyosensörler yer alıyor.

Görsel ve kapak görseli: netflix.com/tudum

Blueprint markası aracılığıyla tıbbi testler uygulayan, takviye ve egzersiz takiplerini yapan, özel tarifleri olan Johnson, elde edile tüm kişisel verilerini hayatını daha fazla optimize etmek için kullanıyor. Aynı zamanda bir biyoteknoloji şirketi olan Kernel’in kurucusu olan Johnson, nörolojik sağlığı izlemek ve geliştirmek için geliştirdiği cihazları da kendi üzerinde deniyor. Böylece vücudunu ve tüm sistemlerini desteklemek için çıkarımlar elde ediyor.

Bryan Johnson’ın hikayesi, yalnızca bireysel bir yaşam optimizasyonu çabasını değil, aynı zamanda insanlığın yüzyıllardır var olan bir hayalini; yaşlanmayı durdurmayı, hatta ölümü yavaşlatmayı temsil ediyor gibi. Ancak, bu süreç bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Johnson’ın yöntemleri ne kadar etkili, ne kadar erişilebilir, toplumun her kesiminin karşılayabileceği uygulamalar mı, insan biyolojisi gerçekten ‘hacklenebilir’ mi, yaşlanmayı durdurmak, hatta ölüme meydan okumak mümkün olabilir mi, gerçekten herkesin 200 yaşından fazla yaşadığı bir dünya ‘yaşanılabilir’ kalır mı gibi pek çok soru şu an için cevapsız.

Eğer sağlık, teknoloji ve insan biyolojisinin kesişimiyle ilgileniyorsanız, bu yapım kesinlikle yeni yılda izlenecekler listenizde yer almalı.

İlginizi çekebilir: Biohacking nedir: Vücudunuzun tüm kontrolünü elinize alabilmeniz mümkün mü?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale