X

Meyve dost mudur, düşman mı: Fruktozdan kaçınmak gerekir mi?

Bir besin grubu düşünün içeriğindeki antioksidanlarla, liflerle, vitamin ve minerallerle sağlık deposu olsun. Yeterli miktarda tüketildiğinde ise kanser, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon ve sindirim sistemi hastalıkları başta olmak üzere, birçok kronik hastalık riskinin azalmasına ve yaşlanmanın gecikmesine de yardımcı olsun.

Peki nedir bu besin grubu?

Akıllara ilk gelenin; meyve ve sebze grubu olacağını tahmin ediyorum. Evet, meyve ve sebze grubunun sağlığımız üzerine birçok faydası var. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde (American Journal of Clinical Nutrition) yayımlanan bir çalışmaya göre; meyve ve sebzeler, antioksidan içerikleriyle bağışıklık sistemini destekleyerek, vücuttaki inflamasyonu azaltmaya yardımcı oluyor. Fakat bazı bireylerin karbonhidrat içeriği sebebiyle meyve tüketiminde çekimser olduğunu görüyorum. Bu yüzden bugün ben de yaz meyvelerinin karbonhidrat içeriklerine açıklık getirmek istedim.

Fruktozdan korkmalı mıyız?

Fruktoz; meyvelerde, meyve sularında, bazı sebzelerde ve balda bulunan doğal bir şekerdir. Doğal olarak bulunan bu şekerin aşırı tüketimi, vücutta özellikle karaciğerde ekstra yağ depolanmasına sebep olabiliyor. Bu durum trigliserit seviyelerini artırıp karaciğer yağlanmasına yol açar. British Journal of Nutriton’da yayımlanan çalışmaya göre, 4 hafta boyunca günde 150 g fruktoz tüketen katılımcıların, aynı miktarda glikoz tüketenlere kıyasla 350 mg/L serum trigliserid seviyelerinde yükselme olduğu görülmüştür.

Nutrients Dergisi’nde yayımlanan başka bir çalışmada ise, aşırı miktarda fruktoz tüketiminin; insülin direncine neden olabilecek inflamasyona, yağ dokusunda artışa ve metabolik sendrom gibi çeşitli hastalıklara sebep olduğu bulunmuştur. Sevindirici ki meyvelerin içeriğinde bulunan fruktoz miktarı ile aşırı alımı sağlamamız mümkün değil. Üstelik meyve yediğinizde sadece fruktoz değil birçok vitamin, mineral, lif ve antioksidan da almış oluyorsunuz. Bu yüzden sağlıklı yaşamın başlıca destekçilerinden olan meyve ve sebze grubunu beslenme düzeninizden eksik etmemeniz önemli. Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’ne göre sağlığımız açısından günde en az 5 porsiyon (en az 400 g/gün) sebze ve meyve tüketilmeli, bunlardan en az 2,5-3 porsiyonu sebze, 2-3 porsiyonu meyve olmalıdır.

Meyvelerin karbonhidrat içeriği birbirinden farklıdır. Bazı meyvelerin karbonhidrat içeriği yüksekken bazılarının düşüktür.
Yaz meyvelerinin 100 gramının içerdiği karbonhidrat miktarı:

  • Elma: 13.8 gram
  • Şeftali: 9.9 gram
  • Kayısı: 11.2 gram
  • Kiraz: 16 gram
  • Vişne: 12.2 gram
  • Muz: 22.8 gram
  • Armut: 15.5 gram
  • Kavun: 6.6 gram
  • Karpuz: 7.5 gram
  • Üzüm: 18.1 gram

Görüldüğü üzere meyvelerin 100 gramındaki karbonhidrat miktarı farklılık gösteriyor. 1 porsiyon meyvenin 15 gram karbonhidrat içerdiğini biliyoruz. 1 porsiyon meyve olarak elma tercih edeceğimiz zaman bu ölçü 1 küçük elmaya eşitken; muz için ölçünün yarım muz olması gerekir. Yani meyvelerin karbonhidrat içeriğine dikkat edildiğinde her meyvenin tüketilmesi gerekir.

İlginizi çekebilir: Dünyanızı değiştirmek elinizde: Gülümseyin ve mutlu hissettiren besinleri keşfedin

Dilara Koçak: 1990 yılında beslenme ve diyet mesleğine gönül veren Koçak, Hacettepe Üniversitesi, “Beslenme ve Diyetetik” mezunudur. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman ünvanını almıştır. Hâlâ Mezura Kliniğinde bireysel ve kurumsal beslenme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale