X

Regl kanındaki sağlık belirteçlerini tespit eden giyilebilir bir cihaz geliştirildi

Adımsayar, akıllı saat ve akıllı yüzük gibi giyilebilir cihazlara alışmış olsak da günümüzde pek de alışılmamış ve geleneksel olmayan bir teknoloji karşımıza çıkıyor: Teknolojik hijyenik ped. Bu giyilebilir sağlık teknolojisi, regl kanının değerli bir bilgi kaynağı olduğunu somutlaştırarak sağlık sektörünü dönüştürüyor. Bu yazımızda, yeni geliştirilmiş olan teknolojik hijyenik ped projesinin tüm detaylarını sizlerle paylaşıyoruz.

MenstruAI teknolojisi nedir?

Kaynak: newatlas.com

ETH Zurich araştırmacıları, regl kanını kullanarak önemli sağlık belirteçlerini tespit eden giyilebilir bir cihaz geliştirdi. MenstruAI isimli bu hijyenik ped, hızlı, basit ve invaziv olmayan bir şekilde regl kanını test ediyor. Türünün ilk örneği olan bu teknolojinin femtech sektöründe devrim yaratacağı vurgulanıyor.

Kolay sağlık kontrol yöntemlerine yönelik artan talebin karşısında MenstruAI bulunuyor. Bu cihaz, uzun yıllardır ‘’tanısal herhangi bir faydası olmayan atık ürünü’’ olarak tanımlanan regl kanının aslında fazlasıyla değerli olduğunu gösteriyor.

MenstruAI’nin arkasındaki çalışma mekanizması

Cesur ve iddialı bir proje olarak değerlendirilen MenstruAI, temelde lateral akış testine dayanıyor. Hızlı test olarak da bilinen bu test, sıvı bir numunedeki hedef maddenin varlığını tespit ediyor ve miktarını belirliyor. Proje kapsamında bu testin numunesi regl kanı olarak karşımıza çıkıyor.

Araştırmacılar, MenstruAI’de kadın sağlığı ile ilgili üç temel biyobelirtece odaklanıyor. Bu belirteçler arasında enfeksiyon ve iltihaplanma göstergesi olan C-reaktif protein (CRP), jinekolojik kanserlerle ilişkili CEA belirteci ve endometriozisle alakalı CA-125 belirteci bulunuyor.

Regl kanı, teknolojik hijyenik peddeki test şeridinde bulunan belirli bir antikorla temas ettiği zaman renkli bir gösterge beliriyor. Bu göstergedeki rengin yoğunluğu karşılık gelen biyobelirtecin konsantrasyonunu gösteriyor; konsantrasyon ne kadar yüksekse renk o kadar koyu oluyor. Kullanıcılar MenstruAI’nin verdiği sonuçları akıllı telefonlarıyla fotoğraflayarak uygulamaya iletiyorlar ve uygulama da sonuçları analiz ediyor. Araştırmacılar, proje kapsamında uygulamanın protein miktarı gibi ince farkları tanıdığını ve sonuçları objektif olarak ölçülebilir hale getirdiğini belirtiyor.

MenstruAI’nin sağlık sektöründeki yeri

Araştırmacılar, MenstruAI’nin mevcut teşhis testlerinin yerini almak üzere tasarlanmadığını ifade ediyor. Bu cihaz, temelde potansiyel sağlık sorunlarını tespit eden bir erken uyarı sistemi olarak değerlendiriliyor. Cihaz aracılığıyla tespit edilen sorunlar doğrultusunda bir sağlık profesyoneline danışmak büyük bir önem taşıyor.

MenstruAI, aynı zamanda birçok coğrafyada büyük bir tabu olan regle yönelik damgaları elimine etmeyi ve daha eşit sağlık hizmetleri sunmayı hedefliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğini somutlaştıran proje, uygun maliyetli yapısı aracılığıyla sağlık hizmetlerini demokratikleştirebilme potansiyelini gözler önüne seriyor. Buna ek olarak, projenin evde basitçe uygulanabilirliği sayesinde gelecekte sağlık kurumlarında sıra bekleme zorunluluğu azaltılabilir ve kadınlar bireysel sağlıklarını daha proaktif bir şekilde takip edebilir.

Temelde bir kadın sağlığı teknolojisi olan MenstruAI, kişiselleştirilmiş sağlık takibi ve veri toplama alanında da ön plana çıkıyor; proje, bireysel normalleri belirlemeye ve sapmaları daha hızlı fark etmeye yardımcı olabilecek nitelikte. Bununla birlikte, bu teknolojinin doğrudan ya da dolaylı olarak kronik hastalık yönetimi, doğurganlık takibi ve aile planlaması açısından da önemli bir adım olduğunu belirtmeliyiz.

MenstruAI, sadece hastalık tespitiyle sınırlı kalmayarak kadınların yaşamlarının farklı boyutlarını iyileştirme potansiyeli taşıyor. Bu proje, kadınların kendi bedenleri ve sağlıkları hakkında daha açık konuşmalarını teşvik ediyor. Sonuç olarak, yaşam kalitesini ve sağlık farkındalığını artıracak olan MenstruAI’yi birçok femtech girişimine ve şirketine ilham verecek parlak bir proje şeklinde değerlendirsek yanlış olmaz.

Kaynak: https://advanced.onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/advs.202505170?af=R

İlginizi çekebilir: Regl izni nedir, neden önemlidir?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale