X

Meditasyonu çocuklar için nasıl alışkanlık haline getirebiliriz?

Meditasyon… Hakkında yazmaktan sıkılmayacağım bir başlık, bir konu, bir hayat tarzı dersem hiç abartmış olmam sanıyorum. Meditasyonu küçük yaştan itibaren alışkanlık haline getirmek ise çok daha kıymetli. Nedenini, nasılını anlatmadan bir hikaye ile meditasyonu tatlı tatlı analım isterim.

Bir öğrenci hocasına sorar: “Hocam lütfen söyleyin bana sırrınız nedir? Nasıl oluyor da hep bu kadar mutlu, huzurlu, rahat, enerjik, sağlıklı oluyorsunuz? Bunu nasıl yapıyorsunuz?”

Öğretmen cevap verir: “Çok basit: Yürürken yürüyorum, yemek yerken yemek yiyorum, biriyle konuşurken sadece o kişiyle konuşuyorum, çalışırken çalışıyorum, yoga yaptığımda da yoga yapıyorum… Hepsi bu.”

Öğrenci, “Ama ben de aynısını yapıyorum: Yürüdüğümde yürüyorum, yemek yerken yemek yiyorum…”

Öğretmen yanıtlar: “Bu doğru değil… Yürürken işinizi düşünürsünüz. Çalışırken tatilinizi düşünürsünüz. Tatildeyken evinizi düşünürsünüz. Evde olduğunuzda yogayı düşünürsünüz. Yoga yaparken yemek düşünürsünüz. Ne yaparsan yap aslında orada değilsin, aklın başka yerde ve bu yüzden mutluluk senden kaçıyor. Mutluluk tam burada ve şimdi hem içinizde, hem dışınızda, hem de etrafınızda. Halbuki siz onu deneyimlemek için burada değilsiniz.”

İşte o zaman öğrenci, sırrı anladı. Burada ve şimdide olduğunda var olacaktı, saf mutluluğu keşfedecekti.

Günümüzde yaş fark etmeksizin hepimiz yoğunuz. Evde, okulda, işte bolca sorumluluk, zamana karşı bir yarış, kıyaslamaların ve rekabetin olduğu bir dünya düzeni içinde anı yaşamak bir sonraki sorumluluğu veya yaptığımız işin sonucunu düşünmekten ötürü giderek zorlaşıyor. Fakat bu stresli düzen sonucunda beyin yapımız olumsuz etkilenebiliyor.

Güzel haber ise meditasyonu günlük rutinlerimize eklediğimizde ve alışkanlık haline getirdiğimizde bu durumu düzeltmek mümkün.

Meditasyon ve nöroplastisite ilişkisi hakkında bugün birçok başarılı üniversitenin kanıtlayıcı çalışmaları bulunuyor.

Sara Lazar, mindfulness, meditasyon ve nörobilim üzerine çalışan araştırmacı bir doktor. Harvard Üniversitesi’nde meditasyon ve sonuçlarına dair yaptığı bir çalışmada 8 hafta boyunca günde sadece 40 dakika meditasyon yapan ve yapmayan iki grubun beyin yapıları karşılaştırılıyor.

Ve şu alanlarda farklılıklar görülüyor:

  • Hafıza, öğrenme ve duygu regülasyonu ile ilgili bölüm (Hippocampus)
  • Empati ve şefkat ile ilgili bölüm (Temporoparietal)
  • Tehlike sinyali olan, kaç-savaş merkezi bölüm (Amigdala)

Görüyoruz ki olmaz, değişmez, asla dediğimiz konular ve merkezleri meditasyon sayesinde değişiyor ve gelişiyor. Bu kıymetli çalışmayı Zeynep Aksoy hocamın aktarımı sayesinde öğrendikten sonra sizinle de paylaşmak istedim.

Daha detaylı olarak merak edenler varsa YouTube’da Sara Lazar’ın TEDx konuşmasını izleyebilir.

Özetle meditasyon bugün birçok başarılı iş insanının, sporcunun, küçük büyük herkesin en azından bir kez deneyimlediği keyifli bir keşif yolculuğu ve hepimize iyi geliyor. Yolculuğumuz nefesle, zihinle ve duygular arasında bir gözlem, olanı biteni yargılamadan izlemek. Bunu kimi zaman bir video eşliğinde yönlendirmeli, kimi zaman sadece bir su, ateş sesi, kimi zaman frekansların sesi, bazen bir mandala ile yapabiliriz.

Peki, “Benim için doğrusu ya da en etkilisi hangisidir?” dediğinizde cevap aslında size en iyi gelen hangisi ise onun doğru meditasyon olduğudur.

Çocuklar için daha önceki yazılarımda meditasyon tekniklerini ve örneklerini paylaşmıştım. Çocuklarda meditasyonu alışkanlık haline getirmek sanılanın aksine oldukça basit.

  • Anne-baba olarak alışkanlık haline getirdikçe çocuklarınız da sizi model alarak taklit etmek isteyeceklerdir.
  • Onlar için seçeceğiniz meditasyonların keyif alacakları ve eğlenceli meditasyonlar olmasına özen gösterin.
  • Minimum sürede başlayın. Her gün 3-5 dakika arası yapılan meditasyonun uyku halinde geçen uzun meditasyonlara kıyasla daha kıymetli olduğunu bilin.
  • Evde bir meditasyon köşesi yaratın. Mat, yastık, mum ve tütsülerle kendinize güzel bir meditasyon alanı yaratabilirsiniz. Bu şekilde günlük rutininize eklemeniz daha kolay olacaktır.

Sesli ve keyifli örnekler dinlemek isteyenleri ise Spotify’da yayınladığım Minikyogees ile Meditasyon Hikayelerine bekliyorum.

Çocuk yogası derslerini deneyimlemek ve dersler konusunda detaylı bilgi edinmek için @minikyogees Instagram ve YouTube hesaplarını@minikyogees Instagram  takip edebilir www.minikyogees.com web sitesini ziyaret edebilir ve her türlü sorunuz için bana bu kanallardan ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Hem çocuklar hem yetişkinler için nefes teknikleri

Günce Dere: Çocukların herhangi bir madde olmadan sadece kendi zihin ve bedenleri ile kalabildikleri tek branş Çocuk Yogası'dır. İşte bu nedenle yurt dışında hemen her anaokulunda olan ‘’Çocuk Yogası’’ derslerinin Türkiye’de de yaygın hale gelmesini kendine hedef edinmiş bir Çocuk Yogası eğitmeniyim. Türkiye'nin Yoga Alliance onaylı Tek Çocuk Yogası Okulu Etkin İnsan Gelişim Enstitüsü Çocuk Yogası Eğitmenliği Uluslararası Sertifika Programları 2-7 yaş (1.modül) ve 7-15 yaş (2.modül) tamamladıktan sonra Yoga Alliance onaylı Çocuk Yogası eğitmeni olmaya hak kazanarak, aktif bir şekilde çocuk yogası dersleri vermekteyim. Hafta sonu derslerimi Ataşehir'de bulunan Satyayogastüdyo’da, gönüllü eğitmen olarak 8-15 yaş aralığındaki minik yogiler ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Dila Kurt Eğitim Evi'nde çalışmaktayım. Ek olarak, özel dersler ve etkinlikler kapsamında yeni minik yogiler ile tanışıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale