X

Meditasyon: Anın saf doğasına merakla yaklaşma sanatı

Biliyorum, günümüz modern hayatının içinde “meditasyon” dendiğinde akla birçok imge geliyor ve o imgelere öyle bir yapışıyoruz ki meditasyonun özünden de tam burada uzaklaşmaya başlıyoruz. Ve aslında uzaklaştığımız, fark etmesek de kendimiz oluyor. Ana davet… Anın içinde her ne varsa bedende, kalpte, zihinde merakla dinleme/görme sanatı…

O ne demek?

Bu bölümü evden çıkmadan önce çantamızı kontrol etme durumu diye açıklıyorum. Günlük hayatın içinde neyi/nasıl/nerede hissettiğimizin farkında olmak ve hissettiğimize dışlamadan nazikçe olabildiği kadar yaklaşmak. Saatlerce bağdaş kurmana, bir şey düşünmemeye çalışmana gerek yok! Bunlar zihnindeki meditasyonun tanımı! Meditasyonun tanıma ihtiyacı yok. Anın saf doğasına merakla yaklaşma sanatı…

Kimliklerimizin, etiketlerimizin, tutunduklarımızın, düşüncelerimizin zorlamadan, kapı dışarı atmaya çalışmadan dağılarak, anın kendisine karışma hali… Ve bu hale aracılık eden her şey: MEDİTASYON! Yemek yapmak, dans etmek, çiçek dikmek, köpek gezdirmek ve daha niceleri… Olduğun yerle, aldığın nefesle, varlığının kendisiyle bağ kurmana yarayan her şey: MEDİTASYON!

Seneler önce günde 30 dakika bağdaş kurup otururdum. Hayatımın geri kalanı görmekten, kendime yaklaşmaktan o kadar uzaktı ki ama “30 dakikam” ile övünürdüm. Meditasyonum bile hedef odaklı ve “yapmam lazım”larla süslü, kendine şefkatten uzaktı. Meditasyon pratiklerim çok uzundu ama hayatıma entegre değildi.

Aslında başkalarının zihnindeki meditasyonu yapıyordum. Bunu öğrenmem, sindirmem, idrak etmem senelerimi aldı. Peki, nasıl meditasyon yapacağız?

Yukarıda anlattığım gibi kendi meditasyonunuzu bulun ama tüm bunlarla beraber günde 5 dakika bile olsa sessiz alan yaratıp, gözlerinizi kapatın. Dilerseniz yavaş bir müzik açın ve oturun. Bedeninizi, nefesinizi, bedendeki duyumlarınızı gözlemleyin. Amaç ne ki? Neden yapıyoruz?

Bir amacımız yok! Sadece bizden çıkan her şeyle yan yana oturma istekliliği geliştiriyoruz. Ortalık karardığında ne yapacağım, nasıl yapacağım soruları belirdiğinde ya da farklı bağımlılıkların peşine düşmeye başladığımızda, bu isteklilik bizim pusulamız olacak!

Çünkü buzdolabını her açtığımızda aç olmadığımızı, bazı günler yalnızlık hissinin bizi tetiklediğini görecek, o hisse olabildiği kadar yer açmaya gönüllü olmaya başlayacağız ve ezbere eğilimlerimizin kalıpları tam burada kırılmaya başlayacak!

Düzenli pratik

Sürekli birçok uyarana maruz kaldığımız ve stres yükünün fazla olduğu şehir hayatında geçmişin acılarına, geleceğin endişelerine kapılmadan burada, anın içinde olma halini kas çalıştırır gibi pratikle öğreniyoruz. Nasıl ki kas çalıştıkça güçleniyorsa meditasyon pratikleriyle de tam olarak aynı şekilde yaşamla ve kendimizle kurduğumuz bağı güçlendiriyoruz!

Belki bir gün bu pratiklere ihtiyaç duymadan meditasyonun kendisi olmayı başarabiliriz. Her bir eylemimiz meditasyon olur. Dolayısıyla meditasyon matın üzerinde yaptığımız pratikten çok ötesi… Çünkü bir pratik değil, bir tavır…

İlginizi çekebilir: Teslimiyet en ileri pratiktir: Çabasızca anın olasılıklarıyla kalabilmek

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale