X

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul:Günseli Türkay’ın “Cesur Yeni Dünya”sı

Mercedes Benz Fashion Week

Hepimizin bildiği gibi, İstanbul bu hafta çok renkli ve kaliteli bir moda organizasyonuna ev sahipliği yapıyor: Mercedes Benz Fashion Week! Birbirinden başarılı tasarımcıların koleksiyonlarını sergiledikleri, modasever herkesin bir araya geldiği etkinlikte Uplifers olarak biz de, yeni dönemin öne çıkan tasarımlarına göz atmak ve gördüklerimizi sizlerle paylaşmak için oradaydık.

Bugün, “Cesur Yeni Dünya” olarak adlandırdığı tasarımlarıyla MBFashion Week’in öne çıkan tasarımcılarından Günsel Türkay‘ın defilesinden bahsedeceğiz.

Günseli Türkay, 1999 yılında ODTÜ Ekonomi bölümünden mezun olduktan sonra Floransa‘da moda tasarımı eğitimi almış. Kendi ismini taşıyan markasını ilk kez 2009 senesinde İstanbul Moda Haftasında tanıtan Günseli Türkay; her sezon farklı sanatçılarla işbirliği yaparak  markasında sanat ve moda dünyasını birleştiriyor. 2009 Aralık ayında British Council ve IMA ‘nın düzenlediği Yılın Genç Moda Girişimcisi yarışmasında birinci olan Günseli Türkay Londra Moda Haftası’nda Türkiye’yi temsil etmiş. Günseli Türkay markası Türkiye’nin yanı sıra, Tokyo, Hong Kong, Çin, Singapur, Lübnan, Kuveyt, Sudi Arabistan ve Dubai‘de oldukça ilgi görüyor.

Günseli Türkay, şu anda geleceğin moda tasarımcılarını destekleyen ilk moda girişimcilik merkezi olan Istanbul Fashion Incube tasarımcıları arasında yer alıyor.

“Cesur Yeni Dünya” isimli  koleksiyonunun desenlerini tasarlayan grafik tasarımcısı Berk Gül ise,  kavramsal süreç ile tasarım sürecini ayrı tutmayan, hatta düşünsel süreci işin merkezine koyan, işini düşünmek olarak tanımlayan bir tasarımcı. Günseli Türkay’la birlikte yarattıkları koleksiyonun çıkış noktası hakkında şöyle diyor: “Şu anda yaşadığımız şehir hayatı her şeyin düzenli ve idealize edildiği bir modernleşme olarak görülse de, aslında insan doğasına çok aykırı. Modern yaşamı doğaya saygı göstererek  ve insanın özüne çok daha uygun olacak şekilde kurgulanabilir ve çeşitlendirilebilir.”

Koleksiyonlarında doğa fotoğrafları ile  mimari ve geometrik  çizimler iç içe geçmiş şekilde kullanılarak, güçlü silüetlerde kendisini gösteriyor.

İşte Günseli Türkay’ın “Cesur Yeni Dünya”sı;

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale