X

Mart 2016 koşu etkinlik rehberi

Sevgili Uplifers okuyucuları, koşu meraklıları, tecrübeli koşucular ve koşmaya yeni başlayanlar! Bugün sizinle aylık koşu takvimi paylaşabileceğim için çok mutluyum.

Mart ayında herkes için uygun yarışlar bulunuyor: Patika, asfalt, kısa, uzun, İstanbul’da veya başka yerlerde. Bazı koşucular bu yarışlara kendilerini test etmek veya yarışmak için katılacak, bazıları ise nisan ve mayıs aylarındaki yarışlara hazırlanmak için. Koşu yarışlarına ne için katılıyor olursanız olun, her zaman keyifle ve sakatlamadan koşun!

5 Mart Cumartesi

Adım Adım Koşu

Tarih: 5 Mart 2016

Son kayıt tarihi: 5 Mart 2016

Tür: Koşu

Mesafe: 6 km

Katılım ücreti: Ücretsiz

Yarışın yapılacağı yer: Belgrad Ormanı Neşet Suyu Parkuru, İstanbul

Başlangıç saati: 08:30

Kayıt içinwww.aakosu.org

Adım Adım Koşu

Her ayın ilk cumartesi günü Adım Adım Koşu organizasyonu düzenleniyor. Yarışların tadına bakmak için Adım Adım Koşu çok uygun bir koşu, çünkü katılımcılar daha çok zevk için koşuyor. Koşmak, arkadaşlarınızla beraber eğlenmek ve güzel zaman geçirmek için iyi bir bahanedir. Ayrıca ücretsiz bir etkinlik olması da ilgiyi artırıyor. Hemen www.aakosu.org  adresine girerek kayıt yaparak göğüs numaranızı basabilir ve bu eğlenceye ortak olabilirsiniz.

6 Mart Pazar

Runatolia

Tarih: 6 Mart 2016

Son kayıt tarihi: 28 Şubat 2016

Tür: Koşu

Mesafe: Maraton 42,195 km., yarı maraton 21,1 km. ve 10 km.

Katılım ücreti: 50 TL

Yarışın yapılacağı yer: Antalya

Başlangıç saati:

08.45: Tekerlekli Sandalyeli Engelliler

09.00: Maraton ve yarı maraton

09.15: 10km.

Kayıt içinwww.runatolia.com

19 – 20 Mart Cumartesi ve Pazar

6.Çekmeköy Night Challenge (gece koşusu)

Tarih: 19-20 Mart 2016

Son kayıt tarihi: 19 Mart 2016

Tür: Patika koşusu

Mesafe: 15 km, 30 km ve 50 km

Katılım ücreti: 50 TL

Yarışın yapılacağı yer: Taşdelen Mesire Yeri, Çekmeköy, İstanbul

Başlangıç saati: 22.00

Kayıt: www.teamultratrailrunner.com

19 Mart gecesi 2016 yılının üçüncü “Çekmeköy Yarışları” yer alacak. Çekmeköy Ormanı Ümraniye tarafında kalıyor. Orada 15 km, 30 km veya 50 km parkurlarında sınırlarınızı test edebilirsiniz. Ama Çekmeköy’deki diğer yarışlara göre mart ayındaki yarış daha farklı; çünkü bu yarış geçe koşulacak. Bana sorarsanız gece koşmak çok keyiflidir. Hiç korkmanıza gerek yok, hatta aksine o gece unutulmaz bir tecrübe yaşacaksınız. Önemli olan iyi bir kafa feneri ile koşmanız. Kafa feneri ile reflektör olan parkur işaretleri görüp takip edeceksiniz. Yanınıza yedek batarya almayı unutmayın. Su içme noktası var ama 30 km veya 50 km koşuyorsanız yanınızda ufak bir koşu sırt çantası ile koşun ve yanında incir veya kuruyemiş taşımanızı tavsiye ediyorum. Yarıştan sonra öteki koşucular ile soba üzerinde demlenmiş çay içmek size paha biçilemez bir deneyim yaşatacak.

İIgili yazı: Soğuk havalarda nasıl koşu yapabiliriz?

Koşmak istemezseniz bile sırf bu güzel ortama dahil olmak için isterseniz yarış organizasyonu esnasında gönüllü olabilirsiniz; start/finiş alanında veya parkur istasyonunda görev alabilirsiniz. Gönüllü olmak için direkt yarış organizatörü Bakiye Duran (bakiyeduran@hotmail.com) ile irtibata geçebilirsiniz.

19- 20 Mart Pazar

İzmir Duatlonu Türkiye Şampiyonası

Tarih: 20 Mart 2016

Son kayıt tarihi: 15 Mart 2016

Tür: Duatlon (koşu ve bisiklet)

Katılım ücreti: 75 TL

Yarışın yapılacağı yer: İzmir

Kayıt: https://www.triatlon.org.tr

Farklı bir şey denemek isterseniz, 20 Mart’ta İzmir’e giderek hem koşun hem de bisiklete binin. Bu spor disiplinine ‘duatlon’ deniyor. Antik Yunan’da ‘du’ iki ve ‘athl’ yarış demektir. Yarış bu şekilde düzenleyecek; önce koşu, sonra bisiklet ve ondan sonra tekrar koşu. Doğru bir şekilde efor harcamak ve koşudan bisiklete ve bisikletten koşuya dönerken zaman kaybetmemek de çok önemlidir.

26 Mart Çumartesi

Nashira Ultra Maratonu

Tarih: 26 Mart 2016

Son kayıt tarihi: 1 Mart 2016

Tür: Patika

Mesafe: 80 km, 35 km ve 11 km

Katılım ücreti: 80 km: 100 TL, 35 km: 70 TL, 11 km: 50 TL

Yarışın yapılacağı yer: Manavgat

Başlangıç saati: 07:00:80 km ve 35 km, 09.00: 11 km

Kayıt: www.manavgatnashiraultramaraton.com

Manavgat’ta hem koşup hem de mükemmel bir tatil yapabilirsiniz

2016 yılında yarış takvimine birçok yeni yarış girecek: Temmuz ayında Aybastı Ultra, Sky Erciyes, Uludağ Sky Run ve Aralık ayında Kaz Dağları Ultra Maratonu. İlk olarak mart ayında yer alacak yeni maraton ise; Nashira Ultra MaratonuSky Erciyes, Uludağ Sky Run . Bu yarışların hepsi zorlu yarışlar olacak. Yarışlar hem uzun mesafe hem de ciddi bir tırmanış gerektiriyor. Mesela; 80 km yarışında yükseklik kazanımı ve toplam iniş 1923 m’dir ve 35 km yarışında toplam yükseklik kazanımı 923 m’dir.

Nashira Ultra Maratonu’na katılarak aynı zamanda firsatınız da varsa küçük bir tatil yapabilirsiniz. Manavgat Antalya’ya oldukça yakın olup mart sonu genelde denize girmek hava yeteri kadar sıcak oluyor.

Haydi siz de tembellik etmeyin, koşuya çıkın, sağlıklı beslenin ve dinlemeyi de unutmayın! En kısa zamanda yarış alanında veya sosyal medyada görüşmek dileğiyle.

Her ay Uplifers’te yarış takvimi sizinle paylaşıyorum. 2016 yılı için tüm koşu takvimini blogum koscora.com adresinden bulabilirsiniz.

Coraline Chapatte: İsviçreliyim ama neredeyse 10 senedir Türkiye'de oturup çalışıyorum. Neuchatel'de 4 sene ekonomi okudum. İsviçre'de doğan her çocuk bütün sporları küçük yaşta öğrenir. Bu yüzden spor hayatım çok yönlüydü ve çok erken yaşta sporcu beslenmesi, dinlemesi ve yaşam felsefesi gibi konular, her çocuk gibi bana da öğretildi. Mezun olduktan sonra dalmaya başladım ve çok hoşuma gitti. İsviçre'de üst düzey bir yöneticiyken her şeyi bırakıp dalmaya gittiğim Kaş'tan çok etkilenip Kaş'a yerleştim ve deniz rehberliği ve sualtı fotoğrafçılığı yaptım. 2011'de İstanbul'a taşındım. 2013 ve 2015 arasında birçok uzun mesafe (50 km ve 80 km) koşu yarışlarına katıldım. Her koşudan yeni şeyler öğrendim. Uzun koşularda kaçış noktası ve erteleme şansı yoktur. Başlarsınız ve bitirirsiniz. Bu, benim için yaşam felsefesi oldu. Ekim 2015 de “Likya Yolu Ultra Maratonu”na katılıp 6 günde 250 km koştum. Bu yolda tek başınadır herkes. Bu yolculuk sadece fiziksel değildir. Vücut ile başlar ama zihinle biter. Mayıs 2016 ilk triatlon yarışına katıldım ve 3. oldum. Dört ay sonra Eylül ayında Kuşadaşı'nda Türkiye Triatlon Şampiyonası'nda 30+ yaş kategorisinde üçüncülüğü kazandım ve Ekim ayında Antalya'da Gloria Ironman 70.3 yarışında 5. oldum. O kadar kısa bir sürede böyle sonuçlara ulaşmak disiplin, azim, sağlıklı ve dengeli bir beslenme ve iyi bir planlama ister. O dönemde istediğim sağlıklı tatlıyı bulamadığım için kendi keklerimi yaratmaya ve pişirmeye başladım; glütensiz ve rafine şekersiz "Cora'nın Kekleri” macerası bu şekilde başladı. Beş dil (Fransızca, Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca) konuşuyorum. Çeşitli konularda motivasyon seminerleri veriyor, şirketler için ve bireysel spor koçluğu yapıyor, koscora.com blogunda (Avrupa'nın en iyi 3 koşu blogu arasına seçildi) ve Türkiye'de ve İsviçre'de spor ve sağlıklı yaşam konularında yazılar yazıyor, sosyal medya danışmanlığı yapıyor ve ayrıca çeşitli dillerde tercümanlık yapıyorum. Eylül 2016'den itibaren Marmara Üniversitesi'nde Spor Psikolojisi ve Spor Yöneticiliği yüksek lisans yapıyorum.

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.





Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale