X

Mana katmanlarında seyyah olmak: Durmadan duyamazsın

Bazı şeyleri anlatmak çok zor. Hani anlatması zor olduğundan değil, konuşmak için kullandığımız dilin dağarcığı anlamı ifade etmeye yetmiyor olduğundan. Sadece belirli diller için söylemiyorum. Tüm diller için, anlamlı kelime gruplarının oluşturduğu tüm betimlemeler için! Betimleme diyorum, çünkü her bir söz, bir hissin, bir düşün, bir duygunun betimlemesi. Buna vakıf olamama, hayattaki netliği de kaybettiriyor.

“Benim konuşma şeklim böyle, aslında içeride…”
“Ben öyle demek istemedim!”

En basit örnekleridir. Fakat burada bahsettiğim, aslında kendi içinde derinleştikçe, kendine yakınlaşıp “fani” dünyanın düşünden çekildikçe, iç dünyanın lisanının dışarıda karşılık bulamamasıdır. Burada o sessiz konuşmalar girer işte devreye. Anlatmaya, konuşup o müzikalin hassas renklerini bulandırmaya gönül razı gelmez. Ve suskunluk kendi melodisi ile varlığını nakşeder; dış dünyanın huzur diye adlandırdığı ama aslında tüm evreni kaplayan bir doyum, hürmet, sadakat, şüphesizlik, berraklık, saflık, coşkunluk ve dinginliği aynı anda yaşatan his.

Kelimeler ile anlaşanlar için de diyaloğun derinliği ve gideceği yer bellidir. Bir boy verip, ayaklarımızın kuma bastığı yerde tüm zihinsel düşünceyi dışarı dökmüş, boşluğu ile suskunluğa geçmiş oluruz. Sonrası sessizce bir seyyahlıktır, izleyebilene, başka bir diyarın çiçeklerini de koklamaya niyet edene.

Buradaki boşluktan, yavaş yavaş katmanlara geçilmelidir. Sesin katmanlarına, anlamların katmanlarına, mananın katmanına. O sonsuzlukta indikçe inmek, dinledikçe duymak farz olur. Kelimenin, betimlediğinden öte, sesin titreştirdiği hisse bakmak, o kelimeyi kapı yapıp, kendindeki titreşimden içeri doğru bir dalış yapmak katmanlılığın algısını tazelemek ve yaşamak için iyidir.
Her söylenen sözün, her dile gelen hissin, ardındaki niyet, niyetin ardındaki “varlık ışığı” görünür olur.

Katmanlarda seyre dalmak istemeyen, ayakları kumdan çekilince kıyıya geri dönmek isteyene de, dudaklar mühürlenir.
Sükut, altın olur.
“Ve, bilinç ilk olarak kendini suda balık olarak tezahür ettirir.”
Ses, değerini bilene, kulağı duyacak, gönlü seyyahlığa yatacak olana verilir.

Ehil olmaktan kasıt, aklın yetmesi, zihnin her şeye bir yer bulması değil, karşılaşma gücünü kendinde bulmaktan, sözü duyma becerisinden, sessizlikte bir balık gibi süzülürken renklerini bulandırmamaktan gelir. En çok da bu yüzden, yaratıcılık önemlidir. Derdin anlatmak ise, sesin, görüntünün, rengin katmanlarında gezinirken hisleri, duyguları tanırsın. Tınıyı nasıl hareket ettireceğini bilirsin. O saatten sonra, sihrin “dünyaya” salınır. Çünkü artık dünyalar arasında dolaşabilen, katmanlar arasında seyyah olan, her yerde aynı anda var olan, gözünü açtığında yine kelimenin “katı” yüzüyle karşılaşıp gülümseyen olursun.

Ve her şeyden önce durmak gerekir. Uzun bir yol boyunca hiç durmadan çalıştırdığın araba motorunu soğutmaya durmak gibi. Uzunca karıştırdığın çayın posasının, kaşığın oluşturduğu vorteksten kurtulup dibe çökmesini izlemek gibi… Durmak lazım. Durmadan duyamazsın. Durmadan olduğun yerde dibe çöküp batamazsın. Ağırlığını kullanıp derinlere dalamazsın. Dalmadan sesin katmanını, manayı duyamazsın.

Bu yüzden…

Dış, yansımada uçuşurken, iç alemi de izlemeli ve kendini telkin etmelisin; “Sakin ol, burdayım…”

İlginizi çekebilir: Yol arkadaşıma notlar: Bu, kendine izin verme yolculuğu

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale