X

Makedonya’nın sırlarına doğru bir yolculuk

Makedonya’nın güney şehirleri gezdim ve gördüm. Herkesin belki duyup bilmediği ya da belki de her İstanbul’dan tura çıkan gezginlerin ilk uğrak yeri olan iki şehir, bilemiyorum sizinki hangisi? Bitola (Manastır) ve Ohrid şehirleri bahsettiklerim. Bir de kıyısından köşesinden az buçuk Ohrid’in hemen yanındaki Struga oldu görebildiğim.

Makedonya’nın güzel dağları

Elmanın en lezzet almış, her renk ve cinsteki hallerini tattığım ağaçların yetiştiği, üzerlerinin fosforlu kalem ile markerlanmış olduğuna emin olabileceğim koca koca dağların arasından ulaştık ülkenin yerleşim yerlerine.

Makedonya ziyaretinizde elma tatmayı sakın unutmayın

İlk Bitola’dan geçti yolumuz. Atatürk’ün eğitim hayatının birkaç yılının burada geçtiği şehir olması yine ‘bizim oralar’ samimiyetine bürümüş olduğunu gözlemledim.

Çok büyük bir şehir beklemenize de gerek yok. İçinden geçtiğiniz yayalaştırılmış ticaret aksının ucunda bulacağınız Osmanlı zamanlarına ait birkaç cami ve bir kilise beklemekte kanalın berisinde ve hemen ilerisinde belki de sadece.

Makedonya #1
Makedonya #2
Makedonya #3

Yeni binasına taşındıktan sonra müzeleştirilen ve bir bölümünün tamamen Atatürk’e ayrılmış olduğu Manastır Askeri İdadisi’nde geçmişi hayalinizde canlandırırken yardımcı olabilecek somut materyaller görebilmektesiniz müzede Atatürk’e ait ve Atatürk’e dair.

Makedonya #4
Makedonya #5
Makedonya #6
Ülkeye geri döndükten sonra bir mail grubundan posta kutuma düşen Atatürk Bu Kadınları Çok Sevdi” kitabının bir bölümü çarptı gözüme…

Atatürk, burada okurken Eleni Karinte diye bir kıza aşık olmuş, kız da tabi ona.. Yıllar 1895-1899 arası.. Kızın evi muhtemel olarak bahsettiğim caddeye bakan evlerden birisi imiş… Kim bilir hangisiydi diye merak ettim okuduğumda..Kitapta bahsedilen bir de mektup varmış müzede benim  hiiç dikkat etmediğim, eğer hala oradaysa…
 
Yazının bu bölümünü bu mektupla noktalamak istiyorum. Gerçek olan saf ve temiz aşklara dair günümüzde de bir şeyler paylaşılsın niyetiyle. Struga ve Ohrid’in doğal güzellikleri ve gecelerini anlattığım yazılara buradan ulaşabilirsiniz.
 
Sevgiler.

Eleni’nin Müzede (manastır) Dağıtılan ve Atatürk’e Hitaben Yazdığı Aşk Mektubu:

“Çok seneler geçti, ben halen her gün senden haber bekliyorum. Herhangi bir zamanda mektubumu alırsan, beni hatırla. Kağıttaki gözyaşlarımı görebileceksin. Yıllar ve olaylar geçiyor, seninle ilgili çok şeyler konuşuluyor. Mektubumu okurken, başka kadını seviyorsan, mektubumu yırt.

Manastırlı Eleni Karinte, bir gün tanıdığı ve aşık olduğu adama bütün ömrünü harcamıştır. Benim seni sevdiğim kadar, o kadını o kadar çok seviyorsan, kendisine hiçbir şey söyleme, senin kadar mutlu olmasını diliyorum. Fakat, balkondaki kızı hatırlıyorsan ve başkasını sevmiyorsan, seni beklediğimi ve ömrüm boyunca bekleyeceğimi bilmeni istiyorum.

Döneceğini, beni unutmayacağını biliyorum. Babam vefat etti. Beni senden ayırdığından tam bir yıl geçti, beni eve kapattı ve bir ay çıkmama izin vermedi. Ağladım, biliyorum ki tüm kilitleri ve hapisleri boşuna harcadı.

Beni evlendirecekleri adamı sadece bir kez gördüm ve kendisi bana onu sevebileceğimi söyledi. Ben kendisine, ‘Hayır, ben sadece ilk aşkımı seviyorum’ dedim. Babam beni hiç bir zaman affetmedi ve ben de kendisini affetmedim. O zamanlardaki gibi artık genç ve güzel değilim.
Ebediyen seni seven ve seni bekleyen, Eleni Karinte’n.”

 

Gökçen Gökyer: Gökçen Gökyer - Gündüzleri bir Yüksek Şehir Plancısı, geceleri ise bir blogger, bir köşe yazarı. İYTE'de lisans, ODTÜ'de master, HafenCity Universitat'da Erasmus yaptı. Birçok ülke, birden fazla kıta gördü. Hayatta tat alınması gereken her şeyi itinayla araştırır, bulur, bulduğunu da duyurur; yazar.. Network kurmak ise temel hayat duruşudur. Senin de gelmen o yüzden önemlidir, beklerim: gokcengokyer.blogspot.com ;)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale