X

‘Longevity diets’: Uzun ve sağlıklı yaşam için en iyi beslenme alışkanlıkları

Sağlıklı beslenme, sadece formda kalmak ve enerjik olmak için değil, uzun ve kaliteli bir yaşam için de gerekli. Ortalıkta dolaşan çok fazla diyet olması size bu konuda fazla seçenek sunsa da kimi zaman oldukça kafa karıştırıcı bir hal alabilir. Neyse ki Harvard Üniversitesi’nin yaptığı kapsamlı araştırma, bunlar arasından bazılarının, yaşam süresini uzatma konusunda diğerlerinden daha başarılı olabileceğini gösteriyor. Özellikle de söz konusu kronik hastalıklardan korunmak ve sağlıklı bir ömür sürmek olduğunda…

Kapsamlı bir çalışma olarak uzun vadede yürütülen araştırma, 4 spesifik beslenme alışkanlığına ve bunların yaşam süresi üzerindeki etkisine odaklanıyor. Bireylerin şok diyetler uygulamak yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları edinmesinin, uzun ömürle doğrudan ilişkili olabildiğini gösteriyor. Peki, bu sağlıklı beslenme modelleri neler ve daha da önemlisi aralarından size en uygun olanı hangisi?

Kilo kontrolü sağlarken sağlık risklerinden korunmak ve gün içindeki enerji seviyenizi artırmak için deneyebileceğiniz farklı beslenme modelleri mevcut. Düzenli uygulandığında olumlu sonuçlar doğuran bu beslenme yaklaşımlarını, kendi ihtiyaçlarınıza ve yaşam tarzınıza göre seçmeniz gerektiğini unutmayın!

1. Akdeniz diyeti

Akdeniz diyeti, Akdeniz’e kıyısı olan coğrafyalardaki beslenme alışkanlıklarını savunan bir yaklaşım. Tam olarak “diyet” şeklinde adlandırılamayan bu beslenme biçimi, sağlıklı gıdaların tüketimine odaklanması ve sürdürülebilir olması sebebiyle öne çıkıyor. Bu diyetin temelini meyveler, sebzeler, baklagiller, tam tahıllar ve zeytinyağlılar dahil olmak üzere kalp dostu ve kan şekeri düzenleyici besinler oluşturuyor. Sağlıklı yağların ve etlerin tüketimi de beslenme planında büyük önem taşıyor. Nitekim; deniz ürünleri, süt ürünleri, kümes hayvanları gibi gıdalar makul miktarlarda tüketilirken işlenmiş gıdalar, rafine şekerler ve kırmızı et sınırlı tutuluyor. 

Diğer diyetlere göre çok kısıtlayıcı olmayan ve temelde sağlıklı olan her şeyden bol bol, daha az sağlıklı olanlardan ise kontrollü şekilde tüketilmesi gerektiğini söyleyen Akdeniz diyeti, Harvard araştırmasına göre yüzyıllardır benimsenen bir yaşam biçimi. Üstelik otlar, baharatlar, fındıklar ve tohumlarla zenginleşen geniş menüsü herkesin kolayca uygulayabileceği esnekliğe sahip.

2. Bitki bazlı diyet

Bitki bazlı diyet; adından da anlaşıldığı üzere, tamamen bitkisel kaynakların tüketimine odaklanan vegan bir beslenme modeli. Özellikle son dönemde popülerlik kazanan bu beslenme biçiminde meyveler, sebzeler, baklagiller, kuru yemişler, tohumlar ve tam tahıllar özgürce tüketiliyor. Hayvansal gıdalar ise beslenme planına dahil edilmiyor. Ancak bu diyeti yapanların, bitki bazlı kimi gıdalardaki yapay tatlandırıcılar ve katkı maddeleri konusunda özenli davranması gerekiyor. Nitekim aşırı şeker ve katkı maddesi tüketimi ile sonuçlanan bir beslenme planı, uzun ömür ve sağlıklı yaşam üzerinde beklenen etkiyi göstermeyebiliyor. 

Bitki bazlı beslenme planında tüketilen birçok gıda, doğal olarak antioksidan içerdiğinden hem yaşlanma sürecini yavaşlatabiliyor hem de kalp hastalıkları başta gelmek üzere birçok hastalıkla savaşmaya yardımcı oluyor. Bağırsak ve sindirim sistemi sağlığı açısından büyük faydaları olduğu tespit edilen bu diyet, vücuttaki iltihaplanma miktarını azaltma konusunda da oldukça etkili. Yani günlük alınan kalori miktarını düşürmek, obezite riskinden korumak ve bağırsak hareketlerini düzenlemek için birebir.

3. Geleneksel sağlıklı beslenme 

Geleneksel sağlıklı beslenme, aslında DASH diyeti ile aynı anlama gelen ve bitki temelli yaklaşıma ek olarak yağsız hayvansal kaynakların tüketimini de savunan bir öneri. Bu beslenme biçimi, işlenmiş etleri ve trans yağları azaltmayı teşvik ederek bitki ve protein bakımından dengeli bir beslenme planı oluşturma fikrini savunuyor. Ayrıca şekeri keserek hipertansiyonun önlenmesine katkı sağlıyor. Yani meyveler, sebzeler, tam tahıllar ve düşük yağlı süt ürünlerinin yanı sıra sağlıklı protein kaynaklarına yönelmeyi teşvik ediyor. Böylece genel olarak dengeli bir beslenme planı oluşturmaya, daha da önemlisi bunu sürdürülebilir bir alışkanlığa dönüştürmeye katkı sağlıyor. Kan basıncını düşürme ve kalp hastalıklarını önleme gibi faydaları olan geleneksel yaklaşım ile vücut sağlığını iyileştirmek ve yaşam süresini uzatmak mümkün olabiliyor.

4. Alternatif sağlıklı beslenme indeksi

Harvard araştırmacılarının önerdiği alternatif sağlıklı beslenme indeksi, farklı besin maddelerinin kronik hastalık riski açısından derecelendirilmesiyle oluşturulan bir diyet. Besinleri taşıdıkları risk faktörüne göre kategorilere ayıran diyetin temelini sağlıklı, yağsız ve taze gıdaların tüketimi oluşturuyor. Yani taze meyve ve sebzeler, kepekli tahıllar, taze yemişler, baklagiller, balıklar ve sağlıklı yağlar diyete bol bol dahil edilebiliyor. Diyabet ve kronik hastalık riskini artıran patates kızartmaları, hazır meyve suları ve rafine edilmeyen tahıllar ise beslenme planından çıkarılıyor. Birkaç ufak değişiklik dışında Akdeniz diyetine çok benzeyen bu plan, beslenme alışkanlıklarını biraz daha sınırlandırarak özellikle obezite ve obeziteye bağlı hastalık riskini düşürüyor.

Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazanmak için hiçbir zaman geç değil. Yukarıdakiler gibi sürdürülebilir bir diyet benimseyerek bunu kısa sürede yaşam biçimine dönüştürebilir ve daha uzun, sağlıklı bir yaşam şansınızı artırabilirsiniz.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Her bireyin beslenme ihtiyaçları ve çeşitli besin gruplarına gösterdiği tolerans ve hassasiyet kendi metabolizma işleyişine göre farklılıklar gösterebilir. Olası risk durumlarına karşın sağlığınızı ilgilendiren her türlü konuda mutlaka uzman görüşüne başvurun.

Kaynak: mindbodygreen.com, livestrong.com, verywellhealth.com

İlginizi çekebilir: Sağlıklı beslenmeye başlamak için ipuçları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri ve keyifli rota önerileri

Her ailenin dışarıdan görünmeyen, yalnızca kendine ait küçük yolculuk alışkanlıkları vardır. Aynı playlist, aynı mola noktası, aynı atıştırmalık, aynı yolculuk telaşı… Bu ritüeller bazen gidilen yerden bile daha kıymetlidir. İstanbul’a yakın rotalar ise bu alışkanlıkları en keyifli haliyle yaşatır. Doğru yol arkadaşıyla, alanı, esnekliği ve pratikliğiyle Kangoo Multix gibi bir araçla, bu yolculuklar hem daha konforlu hem de daha özgür bir deneyime dönüşür.



Rota değil ritüel

Bir aile seyahatini özel kılan şey çoğu zaman manzara değildir.

Camın hafif aralanmasıyla içeri dolan rüzgar, arka koltuktan yükselen kahkaha, mola verildiğinde bagajdan çıkarılan atıştırmalıklar… Asıl hatırlanan, bu küçük anların toplamıdır.

Aileler için yolculuk artık yalnızca yeni yerler görmek, keşfetmek değildir. Birlikte geçirilen zamanın kendisidir. Yolculuklar planlanan kadar spontane gelişen, organize olduğu kadar özgür olan bir deneyimdir.

Bu deneyimde araç görünmez ama yolculuğun keyfini belirleyici bir karakterdir. Eşyaları, planları, alışverişleri ve anlık kararları taşıyan güvenli bir alan sunar. Kangoo Multix’in geniş iç hacmi, modüler koltuk düzeni ve kolay erişilen bagaj yapısı, yolculuğu zorlaştırmaz. Aksine aile ritüellerini destekler ve süreci daha akıcı hale getirir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri

Yola çıkış seremonisi

Her yolculuk daha kapıdan çıkmadan önce evin içindeki telaşla başlar. Matara doldurulur, yedek kıyafet yerleştirilir, termos hazırlanır, çocukların ihtiyaçları kontrol edilir.



Bagaj kapağı kapatırken hissedilen o küçük rahatlama, aslında yolculuğun ilk anıdır.

Kangoo Multix’in geniş bagaj hacmi, yolculuk için gerekli eşyaların sığma kaygısını ortadan kaldırır. Aileniz için gerekli olan her şey bagajda yerini bulur. Bu da yola daha hafif bir zihinle çıkmayı mümkün kılar.

Aynı şarkı aynı gülüş





Her ailenin bir yolda dinlemelik müzik listesi vardır. İlk şarkı çaldığında mesafe kısalır, anlar uzar.

Yolculuk boyunca paylaşılan müzik yalnızca bir arka plan değildir. Ortak bir hafızanın parçasıdır.

Kangoo Multix’in ferah kabini ve yüksek görüş açısı, sıkışıklık hissini azaltır ve yolculuğu gerçek bir paylaşım alanına dönüştürür. Böylece araç içinde geçirilen zaman sabırsızlıkla beklenen bir ana dönüşür.

Spontane mola

Haritada işaretlenmemiş bir göl, yol kenarında açmış kır çiçekleri ya da küçük bir köy fırını…

En güzel anlar çoğu zaman planlanmamış olanlardır.

Bagajdan çıkan termos, katlanır sandalye ya da piknik örtüsü birkaç dakikada küçük bir mola alanı yaratır. Kangoo Multix bu anları zahmetsiz hale getirir. Çünkü spontane kararlar pratik çözümlerle desteklendiğinde gerçekten keyifli olur. 

Bagajdan kurulan gün

Varış noktası bazen sadece bir başlangıçtır.

Bagaj açılır, masa kurulur, sandalyeler yerleştirilir, çocuklar koşmaya başlar. Piknik hazırlığı bir aile ritüeline dönüşür.

Kangoo Multix bu noktada yalnızca bir ulaşım aracı değildir. Mobil bir yaşam alanı gibi işlev görür. Ekipman taşımak zorlaşmaz, günün keyfi bölünmez.

İstanbul’a yakın keyifli rotalar

Şile ve Ağva sahil yolu: Gün batımı rotası



Şile’den Ağva’ya uzanan kıvrımlı sahil yolu, yolculuğun kendisini deneyime dönüştürür.

Kerpe ya da Kovanağzı’nda denize girebilir, gün batımında bagajdan piknik örtüsünü çıkararak kısa bir mola verebilirsiniz. Dönüşte aynı playlisti açmak ise yolculuğu tamamlayan küçük ama anlamlı bir detaydır.

Islak havlular, plaj çantaları ve şemsiyeler için geniş alan sunan Kangoo Multix, dönüş karmaşasını ortadan kaldırır.

Polonezköy ve Beykoz orman rotası

İstanbul’dan uzaklaşmadan doğayla temas etmek isteyen aileler için ideal bir kaçamak noktasıdır.

Tabiat parkında yürüyüş yapabilir, beğendiğiniz bir noktada durarak bagajdan katlanır masa çıkarıp kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Renault Kangoo Multix’ in geniş bagaj hacmi sayesinde masa, sandalye ve çocuk ekipmanları rahatça taşınır. Hazırlık süresi kısalır, keyif süresi uzar.

Sapanca Gölü: Sessizlik ve oyun rotası

Sakin, çocuk dostu ve doğayla iç içe bir atmosfer sunar.

Göl kenarında yürüyüş yapabilir, çimlerde oyun oynayabilir ve bagajdan çıkardığınız battaniye ile kısa bir piknik organize edebilirsiniz.

Bisiklet, top ya da oyun ekipmanları için de alan sunan Kangoo Multix, ailece geçirilen zamanı kesintisiz hale getirir.

Kilyos ve Terkos yolu: Plansızın güzelliği

Denizden ormana geçiş hissi sunan bu rota, kısa ama etkili bir kaçamak alternatifi oluşturur.

Rüzgarlı bir tepede fotoğraf çekilme molası verebilir, termostan kahvenizi çıkararak manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Kolay erişilen bagaj yapısı, bu kısa durakları pratik ve zahmetsiz hâle getirir.

Yolculuk birlikte güzeldir

En güzel rota, haritada çizili olan değil; sevdiklerinizle birlikte deneyimlenenlerdir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri, paylaşılan anların hafızasını oluşturur. Bu hafızayı taşıyan şey ise çoğu zaman arka planda duran ama her detayı mümkün kılan bir yol arkadaşıdır.

Kangoo Multix alanı, esnekliği ve pratikliğiyle hem aile yaşamına hem de yeni nesil girişimcilerin temposuna uyum sağlar. Çünkü yolculuk yalnızca varış değildir. Birlikte geçirilen zamandır.

*Bu yazı Renault katkılarıyla hazırlanmıştır. 



Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.





i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale