X

Lohusalık dönemi ve hamilelik depresyonu

Hamilelik depresyonu, doğum sonrasında ortaya çıkan bir depresyon türüdür. Hamilelik depresyonunun asıl sebebi, doğumdan sonraki hormonal değişimlerdir.

Doğum sonrası depresyonu, çok isteyerek hamile kalmış kadından, henüz hazır olmadan hamile kalmış kadına kadar herkeste görülebilir. Hamilelik depresyonu annenin iyi bir anne olmaması veya yetersiz olması ile ilgili asla değildir! Bu tamamen hormonal bir değişimin sonucudur. Bu zor süreçte anneye gösterilen anlayış ve destek, sürecin kolay atlatılması için oldukça önemlidir.

Hamilelik depresyonunda nelere dikkat edilmelidir?

Hamilelik depresyonu olan kişinin ruh hali çöküktür. Mutsuzluk duygusu yoğundur ve ağlama durumu sık gözlenir. Bebekle ilgilenmekte ve bebeğin ihtiyaçlarına yanıt vermekte zorlanabilir.

Ebeveynlerden birinin depresyonda olması, çocukla yeteri kadar ilgilenilmemesine sebep olabilir. Çocuk büyüme esnasında güvende hissetmeye çok ihtiyaç duyar. Çocukta güven duygusu, ihtiyaçlarının zamanında ve olması gerektiği gibi karşılandığında gelişmeye başlar. Ancak depresyondaki annenin çocuğun ihtiyaçlarını karşılaması zor olabilir. Fakat bu aşamaya dikkat edilmesi önemlidir çünkü kişinin “ben sevilen, değerli ve önemli biriyim” inancının tohumları çocukken atılır. Bu tohumların iyi ekilmemesi halinde; özgüven sorunları yaşayan, sosyal uyum zorlukları çeken, yanlış ilişkilerde bulunan, çevreye güven sorunları yaşayan bir yetişkin ortaya çıkabilir.

İlgili yazı: Hamilelikte depresyon ve anti-depresan kullanımı çocuklarda konuşma bozukluğuna neden oluyor 

Depresyondaki bir anne ile büyüyen çocuk sağlıklı bir ortamda yetişmiş olmaz. Çocuğun büyüdüğü evde duygular hüzün, mutsuzluk ve gerginlik olmamalıdır. Annenin bu duyguları yaşaması, çocuğa da suçluluk hissettirebilir; ‘‘Ben annemi mutsuz ediyorum’’, ‘‘Yaramazlık yaptığım için annem bu kadar kızgın, ben kötü bir çocuğum’’ gibi sorgulamalar çocuk tarafından yaşanabilir. Bir çocuğun bu algılarla büyümesi yetişkinlik dönemine zarar verir.

Fakat depresyon annenin seçimi değildir, anne de o şekilde hissetmek ve davranmak istemiyordur. Bunu bilerek anneye anlayış gösterilmeli ve destek olunmalıdır. Kendisine neyin iyi gelebileceği konuşulmalı, nelere ihtiyaç duyduğu sorulmalıdır. Depresyonun ele alınmasında sosyal desteğin önemi çok büyüktür.

Hamilelik depresyonu, eşler arasında çatışmaya evde huzursuz ve gergin bir ortam olmasına sebep olur. Depresyonun terapi ile geçirilebildiği ise bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu nedenle vakit kaybetmeden bir uzman psikologdan destek alınmalıdır. Anne destek arayışına girmiyorsa aile anneyi ikna etmelidir.

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale