X

Lionel Messi’nin futbolundan çıkarılabilecek hayat dersleri

Dünyaca ünlü futbolcu Lionel Messi‘nin yıldızı, aslında 2005 yılında parlamıştı. Fifa 20 Yaş Altı Dünya Kupası final karşılaşmasında, Nijerya’ya karşı oynayan Arjantin takımında forma giyiyordu. Herkes Nijerya’nın kupayı kaldırmasını beklerken, genç bir futbolcu bir anda ortaya çıkıp oyunun kaderini değiştirmişti. Topu öyle bir kontrol ediyordu ki futbolun onun vücudunun bir parçası olduğunu sanırdınız.

Lionel Messi o gün hem kendisini izleyenleri hem de rakip takımdaki oyuncuları nasıl büyülediyse, Nijerya takımı elinden gelenin en iyisini yapmasına rağmen kupayı Arjantin’e kaptırdı.

Barselona takımı Messi’yi ekibine kattığı zaman, kimse ondan tek bir sezonda 60 gol atmasını beklememişti. Ancak o kendisine bir hedef belirledi ve bu hedefi alt etti.

Dünya futbol çevreleri, Lionel Messi’yi o maçtan sonra daha yakından tanıdı. 10 yıldır tüm futbol severleri kendine hayran bırakan Messi, sadece oynadığı futbolla değil, yeteneği ve disipliniyle de öne çıkıyor. Biz de Uplifers olarak Lionel Messi’den çıkarabileceğiniz paha biçilemez hayat derslerini sıraladık:

1. Potansiyelinizi değerli bir noktaya taşıyana kadar çalışın

Potansiyel, aslında içinizde var olan ancak bir türlü harekete geçirmediğiniz gizli yetenektir. İçinizdeki bu potansiyeli ortaya çıkarmadığınız sürece, kimseden bunun için bir karşılık da isteyemezsiniz. Hiç kimse potansiyel için para ödemez ancak yetenek için öder. Messi’nin antrenman videolarını izlediğinizde, üzerine ağırlık bağlayıp bu şekilde koştuğunu görürsünüz. Bu çalışma sayesinde, sahada birçok oyuncudan daha hızlı koşabiliyor. Hız, isabetli şut, top sürme, pas verme, bunların hepsi oldukça büyüleyici ancak hepsinin arkasında, bu yoğun çalışma disiplini yatıyor. Lionel Messi büyük potansiyeli ve yetenekleri olan bir futbolcu ancak o, bu yeteneğine güvenip oturmak yerine potansiyelini paha biçilemez bir yeteneğe çevirmek için var gücüyle çalışıyor. Siz de aynısını yapabilirsiniz. Sahip olduğunuz yetenekleri, disiplinli çalışmayla kariyerinize eklemleyebilir ve kendinize değer katabilirsiniz.

2. Bir hedef belirleyin ve sonra onu alt edin

Messi sadece top sürme yeteneğiyle değil, topu ağlara gönderme yeteneğiyle de dikkat çeken bir futbolcu. Barselona takımı Messi’yi ekibine kattığı zaman, kimse ondan tek bir sezonda 60 gol atmasını beklememişti. Ancak o kendisine bir hedef belirledi ve bu hedefi alt etti.

Yıllar geçtikçe futbol kariyerinde birçok ödül kazandı ancak onun en çok imrenilen özelliği, her zaman daha yükseği hedeflemesi. Yeni bir hedef belirleyip o hedefi alt etmek, Messi’yi yeni hedefler belirlemekten hiçbir zaman alıkoymadı.

Lionel Messi büyük potansiyeli ve yetenekleri olan bir futbolcu ancak o, bu yeteneğine güvenip oturmak yerine potansiyelini paha biçilemez bir yeteneğe çevirmek için var gücüyle çalışıyor.

3. Bir şeyin uzmanı olun

Messi bugün dünyada tek bir şeyle biliniyor; o da futbol. Mühendislik eğitimi almış bir müzisyen veya futbolla uğraşırken moda tasarımına bulaşmış biri değil. Haftanın iki günü sahibi olduğu gayrimenkul şirketlerini yönetip kalan günlerde de futbol oynayan biri de değil. Onu zayıflatma ihtimali olan birçok şeye bölünmüş birisi de değil. O bir futbolcu ve sadece futbol oynuyor.

Hayatta neyi yapmak istiyorsanız onu yapın ve o konuda en iyi olmak için çalışın. Henry Ford’u veya Michael Jackson’ı düşünün. Bu isimlerin hepsi, hayatta yaptıkları tek bir şeyle ünlüler ve başarılarının arkasındaki neden de bu. Aynı zamanda birden fazla şey yapabilirsiniz ancak tek bir konuda uzmanlaşın.

4. Elinizden gelenin en iyisi olun

Messi’nin en güzel yanı, onu izlerken hiçbir zaman sıkılmamanız. Futbol oynayışında insanı cezbeden bir şey var. Topu alışı, nefes kesen pasları, golleri… Messi her zaman kendisini izleyenlerin ilgisini taze tutmayı başaran bir isim. Elinden gelenin en iyisini yapmak için ikinci bir şansı olmadığını çok iyi bilen biri. Bu yüzden elindeki şansı sonuna kadar kullanıyor. Daha iyi bir fırsatı beklemek yerine elindekini en iyi şekilde kullanıyor.

Siz de hayatınızda bunu uygulayabilirsiniz. Karşınıza daha büyük fırsatların çıkmasını beklemeyin. Elinizden gelenin en iyisini yapın. İlk izlenim yaratmak için hiçbir zaman ikinci bir şans olmadığını unutmayın. Sahip olabileceğiniz en iyi zaman, şimdiki zaman…

Kaynak:
Addicted2Success

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Tüm zorlukları aşarak başarılı olan 9 ilham verici kadın

Başarılı 12 insanın hafta sonu alışkanlıkları

Sadece başarılı insanların bildiği 20 önemli sır

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale