X

Liderler yolda olmak için yaratılmıştır: Kendi yolunu bulmak

“Gelecek, bugün ne yaptığınıza göre şekillenir…”
Mahatma Gandhi

Başkalarının doğruları vardır. Başkalarının bizlere öğrettikleri vardır. Başkalarının direttikleri vardır. Başkalarının onlar için çok uygun olan seçimleri vardır. Başkalarının hayat felsefesi vardır. Başkalarının kazandıkları ve kaybettikleri vardır. Başkalarının bu hayattan öğrendikleri vardır. Başkalarının beklentileri vardır. Başkalarının korkuları vardır. Başkalarının hayata dair endişeleri vardır. Başkalarının tecrübe ettikleri ve hiç yaşamadıkları da vardır. Başkalarının zevkleri vardır, hayat görüşleri vardır, hayattan istedikleri vardır… Kısacası başkalarının hayata dair birçok konuda (bu para olabilir, kariyer olabilir, ikili ilişkiler olabilir!) birçok değeri, yani onlara özel olan kararları vardır.

Şunu sıkça duyarız örneğin “Ben X yaptım olmadı, bu hep böyle, sen de dene fakat başarısız olacaksın“. İşte bugün bu yazımda içimizdeki liderlerin bu gibi durumlarda kendi yollarından nasıl ayrılmadan ilerleyebildiklerini sizlerle daha yakından inceleyelim istiyorum. Neden bazılarımız bu örneği duyduğumuzda “Ben bunu denemeyeyim zaten yapmışlar olmamış” deyip bir kenara çekiliriz de, belki bir diğeri “Ben her ne olursa olsun kendimce, kendi yolumda, kendi bildiklerimle bir kez daha deneyeceğim, düşersem ben düşerim, başarısız olursam ben olurum, en kötü bir şeyler öğrenmiş olurum” bakış açısını benimseyerek yine de o noktada kalmadan ilerlemeye çalışırız?

Hemen cevaplayalım bu soruyu, biz buna gerçek liderlik diyoruz. Evet, kendi yolumuzu çevresel faktörler her ne olursa olsun bulabilmeyi bilmek, bugün “olmayanlar” çokça olsa dahi (örneğin paramız olmayabilir, örneğin istediğimiz kadar iyi koşullarda çalışamıyor olabiliriz, örneğin kurduğumuz iş yeri istediğimiz verimde olmayabilir, örneğin istediğimiz bağlantılara henüz sahip olamamış olabiliriz gibi!) yine de yolumuzdan sapmadan ilerleyebilmek mümkün müdür?

Yolumuzun nereye gittini bilirsek, yarını gerçekmiş gibi hayal edebilirsek, diğerleri her ne derse desin, “başarısız”,  “boşuna uğraşan”, “çabalarından bir şey çıkmayacak olan”, “kendini harap eden”, “boşa kürek çeken” (!) olsak da sizce hayatta en azından kendimizin lideri olabilir miyiz? “En azından denedim, sonuna kadar emek verdim ve öğrendim; yolum başkaymış” demek boşa kürek çekmek midir? Bunu denemeye bile cesaret edemeyen ve hatta “zahmet edemeyen” onlarca kişiye ve örneğe rağmen canla başla çalışmak boşa kürek çekmek midir?

Hayat yolu önümüzdedir. Bazılarımız bunu başkalarının doğrularına göre, başkalarının uygunluk vermesine göre, başkalarının iyi görmesine göre, başkalarının sevdiği ve sevmediklerine göre, başkalarının hayattan beklediklerine göre yaşarız ve diğerlerimiz ise yol için “yapılmışızdır”… Yol için yapılmak demek yoldan korkmamak demektir, diğerlerinin endişelerine, korkularına, yapamadıklarına göre kendi kendimize bloklar, engeller koymamak demektir… Yol için yapılmak demek hayata her an bir şans daha verebilmektir. Yol için yapılmak demek, o yola yarın bakacak olanlar için “bir ışık” yapabilmektir…

Yol için yapılmak demek, bu yazıyı okuyacak bir kişi bile olsa, bu yazının kelimelere akabilmesine ve hayat bulabilmesine yol olmak üzere sabah beşte uyanabilmektir… Yol için yapılmak demek bugün, burada, benimle kalpten bir olduğunuzu bilebilmektir.

İlginizi çekebilir: Bilinmeyenden gelen hediyeler: Bir lider bilinmeyeni nasıl karşılar?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale