X

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda ilk adım: İlaca mı, terapiye mi?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), çocukların aşırı hareketli olmasına ve odaklanmakta zorluk çekmesine yol açıyor. Bu nöropsikiyatrik bozukluk, çocuklarda çok yaygın olsa da yetişkinler tarafından da deneyimlenebiliyor.

Tıbbi kılavuzlar, okul öncesi dönemdeki DEHB’li çocuklar için davranış terapisini öneriyor. Bir diğer yandan, pek çok doktor teşhisten hemen sonra ilaç tedavisine başlıyor. Bu durum, genellikle davranış terapisine erişimin kısıtlı olmasından ve hekimler üzerindeki çeşitli baskılardan kaynaklanıyor. DEHB’li çocuklara özel erken ilaç yazımı, ebeveynlerin yan etkilere yönelik endişelerini artırıyor.

Bu yazımızda, DEHB’li çocuklar için ilaç tedavisine yoğunlaşan güncel bir çalışmanın bulgularını sizlerle paylaşıyoruz.

Stanford Medicine’ın yürüttüğü güncel DEHB çalışması neyi kanıtlıyor?

Stanford Medicine liderliğinde gerçekleştirilen bir çalışma, DEHB’li küçük çocuklara teşhisten hemen sonra ilaç yazıldığını ifade ediyor. Bu durum, Amerikan Pediatri Akademisi’nin onayladığı tedavi kılavuzlarına zıt düşüyor. Bu kılavuzlar, DEHB tanısı almış 4-5 yaşındaki çocukların ilaca başlamadan önce altı aylık davranış terapisi denemelerini öneriyor.

Her ne kadar küçük çocuklara ilk etapta terapi önerilse de bu önerinin arka planda bırakıldığını fark edebiliyoruz. ABD’deki sekiz pediatrik sağlık ağından bakım alan yaklaşık 10000 küçük çocuğun tıbbi kayıtları, çocuk doktorlarının sıklıkla DEHB için ilaç reçete ettiğini gösteriyor.

Çalışmanın baş yazarı Yair Bannett, bu rahatsızlık için yazılan uyarıcı ilaçların küçük çocuklarda diğer yaş gruplarına kıyasla daha fazla yan etkiye sebep olduğunu söylüyor. Altı yaşından küçük çocukların vücutları, bu ilaçları tam olarak metabolize edemiyor.

Bannett, aynı zamanda ilaç tedavisinin çocuklarda başarısız olma ihtimalinin yüksek olduğunu da belirtiyor. Bu ilaçlar, küçüklerin daha agresif ve duygusal bir yapıya bürünmesine yol açabiliyor.

Yazar, DEHB’nin erken teşhisinin önemini de vurguluyor; bu rahatsızlık eğitim hayatını olumsuz etkileyerek okulu bitirmeyi engelleyebildiği için erken tanı ve tedavi kritik bir rol oynuyor. Erken atılan adımlar, çocukların akademik performansını iyileştirebiliyor.

DEHB’ye yönelik tedaviler nelerdir?

DEHB için tercih edilen davranış terapisi ve ilaç tedavisi farklı amaçlara sahip. Davranışsal terapi, çocuğun çevresi üzerine çalışarak ebeveynlerin eylemlerine ve çocuğun rutinlerine yoğunlaşıyor. Terapi, çocuğun beyninin çalışma şekliyle uyumlu alışkanlıklar oluşturmasına yardım ediyor.

İlaç tedavisi ise aşırı hareketlilik ve dikkatsizlik gibi semptomları hafifletiyor. Ayrıca, ilacın etkisi vücut her dozu parçaladıkça da kaybolabiliyor.

DEHB’li çocuklar için hem terapi hem de ilaç tedavisi büyük bir önem taşıyor fakat bu yaklaşımlar için belirli durumların göz önünde bulundurulması gerekiyor. Örneğin, 4-5 yaşındaki çocuklara herhangi bir ilaç verilmeden önce davranış terapisine başlanması tavsiye ediliyor.

DEHB’li çocuklara yazılan reçeteler ne anlatıyor?

Araştırmacılar, sekiz ABD akademik tıp merkezine bağlı birinci basamak sağlık hizmeti uygulamaları kapsamındaki çocukların elektronik sağlık kayıtlarını analiz etti.

Analiz doğrultusunda, 9708 çocuktan en az 4000’inin DEHB teşhisinden sonraki bir ay içinde ilaç aldığı fark edildi. Ayrıca, bu çocukların yalnızca %14’ünün teşhisten altı aydan fazla bir süre sonra ilk ilaç reçetesini aldığı anlaşıldı.

Araştırma kapsamında davranış terapisi sevkleriyle ilgili verilere ulaşılamasa da pek çok çocuğun terapiyi öneren kılavuzlara göre tedavi edilmediği sonucuna varıldı.

Davranışsal terapiyi engelleyen faktörler var mı?

Bannett ve ekibi, doktorlarla görüşerek neden DEHB tanısı alan küçük çocuklara ilaç reçete ettiklerini sordular. Bu görüşmeler doğrultusunda, davranışsal terapiye erişim zorluğu ön plana çıktı.

Bazı lokasyonlarda bu terapiyi sunan uzman az veya hiç yok. Bununla birlikte, davranışsal terapi sigorta kapsamına girmeyebiliyor. Bu nedenle, doktorlar hiç tedavi sunmamaktansa ilaç vermenin daha iyi olduğunu düşünüyorlar.

Ebeveynlere davranışsal yaklaşımın ilkelerini öğrenmeleri için ücretsiz veya düşük maliyetli online kaynaklar sunmak büyük bir önem taşıyor. Bu noktada, bu terapinin hem genç DEHB hastaları hem de daha büyük hastalar için faydalı olabildiğini belirtmek istiyoruz.

Sonuç olarak, 6 yaşın altındaki DEHB’li çocuklar için ilaç tedavisinden önce belirli bir süreliğine davranış terapisi hayati bir rol oynuyor. Erken ilaç kullanımı yerine davranışsal terapinin önceliklendirilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda, kırsal alanlarda erişim probleminin ve sigorta kapsamı sorunlarının sağlık otoriteleri tarafından değerlendirilmesi zorunlu hale geliyor.

Kaynak: JAMA Network Open

İlginizi çekebilir: Eyvah! Çocuğum DEHB’li ne yapmalıyım?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale