X

Kozmik üçlü nedir: Gökyüzü şansı, insan şansı ve yeryüzü şansı

Yaşama gözümüzü açtığımız, ilk nefesi aldığımız andan itibaren hayat yolculuğumuz da başlıyor. Bu yolculuk hepimiz için kişisel ve tek. Hiçbir kişinin yolculuğu bir diğerininkine benzemez. Bu yolculuğu eşsiz ve bize özel kılan şey ise Kozmik Üçlü dediğimiz ve 3 farklı, ama yine de birbirine bağlı 3 gücün, hayatımızı şekillendirme yöntemidir. Ve bunlar: Gökyüzü Şansı, İnsan Şansı, Yeryüzü Şansı…

Gökyüzü şansı

Doğum anında evrenin enerjisini yakalarız. Buna önceden belirlenmiş Kader veya Karma dememiz de mümkün… Doğumumuzun zamanlaması, yeri, ebeveynlerimiz, atalarımız, doğduğumuz koşullar, aile geçmişimiz, doğuştan gelen farklılıklarımız, yeteneklerimiz üstünde bizim seçim yapma şansımız yoktur. Bunların içine doğarız ve bunu değiştiremeyiz. Doğum anında oluşan bu etkiye Gökyüzü Şansı denir ve hayatımızdaki şansın da 1/3’ünü oluşturmaktadır.

İlk önce kendimizi tanıyacağız, kendi içimize bakacağız ki; hayat yolunda karşılaştığımız her konuda hazırlıksız yakalanmayalım. İyi de; karmanın bize kurduğu oyunda elimizi güçlendirmek için ne yapmalı?

Bazi veya Kaderin 4 Sütunu olarak adlandırılan Çin Astrolojisi, 5 element teorisine dayanır. Doğduğumuz andan itibaren kaderimiz bizim hayatımızı etkiler. Bu etkiyi kaderin 4 sütunu dediğimiz ve doğduğumuz günün saat-gün-ay-yıl birlikteliğinden çıkan 8 elementin birbiriyle olan ilişkisiyle açıklayabiliriz. Bu haritada, ailemiz, ilişkilerimiz, kariyerimiz, para ile bağlantımız, sağlığımız ve kişisel potansiyelimiz, kim olduğumuz, güçlü ve zayıf yanlarımız, becerilerimiz kendini gösterir. Bizi yaşam amacımıza götürecek sırları içeren bu plan ile potansiyelimizi fark edip, yaşamda güvenle yürüyebilmek için gerekli bilgeliği ediniriz. Bu, hayat yolculuğumuzda kullanacağımız, çok değerli bir pusuladır…

İnsan şansı

Karma belki değiştirilemez, bir çeşit parmak izi ama kendimizi tanırsak, seçimlerimizde, eylemlerimizde, tercihlerimizde, kararlarımızda daha bilinçli davranabilir, hayatımızda olumlu farklılıklar yaratabiliriz. Çünkü her insan şansının bir kısmını da kendi özgün iradesiyle yaratır. Dolayısıyla hayatının kontrolü elindedir. Eylemlerini, kararlarını, davranışlarını, duygularını, düşüncelerini, eğitimini, kültürel ve dini inançlarını, etrafında olmasını istediği insanları yine kendisi belirleme potansiyeline sahiptir.

Yaşam yolunda ilerlerken, hayatımızı nasıl deneyimlemek istiyoruz? Yoldaki engellere takıldığımızda bırakıp kaçmayı mı, yoksa cesaretle yola devam etmeyi mi seçiyoruz? Bu yolda büyüyüp olgunlaşmayı mı, yoksa yerinde saymayı mı istiyoruz? İşte hepsi bizim seçimimiz… Kişi Şansı dediğimiz bu şans da yine 1/3 lük dilimde.

Yeryüzü şansı

Hepimiz, bütün canlı ve cansız varlıklar olarak titreşen enerjik varlıklarız… Bu enerjiler ve Qi dediğimiz yaşam enerjisi, bizleri çok farklı şekillerde etkileyebilir. Yaşamayı ve çalışmayı seçtiğimiz evlerimiz, iş yerlerimiz ve çevremiz de, hayatımız üzerinde önemli bir rol oynar. Hiç düşündünüz mü neden bazı mekânlarda gerilir, sıkılır, bir an önce terk etmeyi isterken, başka mekânlarda keyifli zaman geçirir, sakinleşir, gevşeriz… Vakit geçirdiğimiz mekânların hayat kalitemiz üzerinde gerçekten büyük bir rolü vardır. Çevremizde ve mekânlarımızda akan yaşam enerjisini doğru kullanmamız ve doğayla uyumlu hale gelmemiz gerekir. Feng Shui analizleri ile mekânlarımızda bulunan olumlu-olumsuz enerjileri tespit edebilir, iyileri aktive edebilir, olumsuzlara ise çözümler getirerek, sağlık, bereket, uyum ve huzuru yakalayabiliriz. İşte yine 1/3’lük dilime giren Dünya Şansını da bu şekilde lehimize çevirebiliriz…

Bu güçler, birbiri ile sonsuz bir etkileşim içindedir… Bir takım çalışması gibi düşünebiliriz… Gökyüzü şansımızı; Çin Astrolojisi haritası ile okuyup, kendimiz-potansiyelimiz hakkında daha çok bilgi edinip, hayat yolculuğumuzda pusula gibi kullanabilir; Kişi Şansımızla, bilinçli tercihler yaparak, yolculuğumuzun sürücüsü konumuna geçebilir; Dünya şansımız ile de, Feng Shui’nin zengin yol göstericiliğinde, kendimiz ve ailemiz için huzurlu, bereketli mekânlar seçebiliriz.

Bu yaşam yolculuğunu daha da keyifli hale çevirmek elimizde. Bir yerlerden başlamak için ise hiçbir zaman geç değil…

İlginizi çekebilir: Yaşam enerjisi ve dengenin anahtarı: Feng Shui

Bahar Gücüyener Pardorokes: 1970 yılında İstanbul’da doğan Bahar Pardorokes Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesinin ardından Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2012 senesine kadar çeşitli mimari ofislerde, yurt içi ve yurt dışı projelerde, daha sonra da kendi mimarlık şirketinde aktif olarak çalıştı. 2013 senesinden itibaren ise kişileri, yaşadıkları mekânlar ile uyumlayarak mekânları düzenleme fikri gelişmeye başladı… 2013 senesinden itibaren mesleki bilgisine, Feng Shui öğretisini eklemeye karar verdi. Önce IFSA (International Feng Shui Association) Türkiye temsilcisi Master Esra Koyuncu’nun eğitimlerini tamamladı. Daha sonra Grand Master Raymond Lo’dan Klasik Feng Shui, Çin Astrolojisi ve I Ching eğitimlerini alarak danışmanlık derecesi kazandı. Y. Mimar Banu Olcay Akkiprik ile beraber “madeinfengshui” şirketini kurdu. O günden beri, ev ve işyerlerine, profesyonel Feng Shui danışmanlık hizmeti vermeye devam ediyor, mekânları, sahipleriyle dengeli hale getirmeye çalışıyor. “Aynı Feng Shui uzmanı gibi mimarın da amacı yaşanılan mekânları iyi işlev görecek şekilde tasarlamak, her mekânda var olacak faaliyete uygun dekorasyon ve düzenleme sağlamaktır. Yaşadığımız mekânlarda, yaşam enerjisini yok saymamız mümkün değil. Bu enerjinin, mekân içinde mükemmel şekilde akması, içinde yaşayanlara da mutluluk sağlık, denge getirir. Bütün tarihsel süreçte ve şimdi günümüzde yine hepimiz, huzur ve mutluluk peşinde değil miyiz?”

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale