X

Kozanda neler oluyor: Her halinle tanıştın mı?

Senin kozanda neler oluyor?
Nelerle besledin kendini? Hani bugün, geldiğin şu yerde, çantanda neler var? Kimdin, kime, kimlere evrildin?
Hangi ateşlerde kavruldun, nelere isyan ettin?
Hangi inançların peşinden, kör göze takip edip kendini bilinmez diyarlarda buldun?
Hangi eksikliğini kapatmak için öfkenden kendine çadır yaptın?

Senin kozanda neler oluyor?
Tanıştın mı tüm yaralarınla? Seni tanımlayanlar ve tanımlayacaklarla?
İçindeki parıltı ile tanıştın mı?
Savaşmaktan yorulmuş halinle peki?
Seni çevreleyen kabuğunu gördün mü?
Söylenecek sözün kalmadığı, her şeyi bırakıp öylece gitmek gereken yere geldin mi?

İçeride neler oluyor?
İsyan etmeden bakabilir misin?
Dertsiz yaşamaya, kendi hamurunu kara kara olgunlaşmaya, kendi kendinin tadını çıkarmaya hazır mısın?
Zaman bu zaman. Kendi inşa ettiklerinin değil, inşa ederken büyüyenin yaptıklarından bağımsız dansını ortaya koyma zamanı.
Senin!
Hazır mısın?

Yaşamın bize karşı bir savaş açmadığını, sınavlardan zor bela geçtiğimiz lanetli bir okul olmadığını, temizlememiz gereken koca bir sandığımızın olmadığını, cezalandırılmadığımızı, gelecek dediğimiz şeyin aslında şu an yaşadığımız şey olduğunu, aslında sadece “çıplak” olmadığımız için, kabuklarla çevrili olduğumuz için zorlandığımızı anladık mı?

Üzerimizdeki her şeyi çıkarıp suya girme zamanımız gelmedi mi?
Bilinç, yaşam denizinin içinde öylece bir balık gibi süzülme vaktimiz?

Kozanda neler oluyor?
İçine sıkıştığın, belki rahat edip dışarı çıkmaya zahmet etmediğin o kabuğun içinde?
Bir kelebek olmadığın için mi suçluyorsun kendini?
Sadece kelebeğin mi kozası vardır?
Sadece bildiklerinle, öğrendiklerinle mi döner dünya?

Sen kendi türünün eşsiz parçası, belki kanatsız, belki kuyruksuz, belki pulsuz… Ama sen gibi çıkacaksın kozandan. Dışarıdan izleyenlerin hiç beklemediği bir formda, senin de bildiklerinle hiç karşılaştıramayacağın bir renkte…

Olmaya çalıştığın şeyi bırak bu yüzden, hedefler koymayı, kendinin olmuş halini düşlemeyi bırak. Bilmiyorsun, ancak dışarı çıkınca, ışık üzerini sarınca ince tellerinin göreceksin ne olduğunu. Bilmiyorsun. Bilmeye ve şekillendirmeye çalışırken, besleme “yetersizlik”, “değersizlik” hislerini. Sadece bilmediğini bildiğin yerde dur. Öylece…
O şekilsiz, formsuz halde. 
O hal, senin çıkışınla şekillenecek. Işığı gören tenin, yeninin enerjisi ile form bulacak, mana bulacak. 
Olmaya çalışma, oldurmaya çalışma, hedefler bulma tutunacağın, kendini daha da eksik hissedeceğin. Anlık gelen hislerinin ve çağrıların peşinden git. Gerçek bir iz sürücü gibi. Sana kozadan dışarı çıkışın yolunu gösteren hislerini takip et. 
Ulaklar ile gelen haberleri dinle, davet edildiğin yerlere git, canının çektiğini ye, gönlünün özlediği ile görüş. Öylece, anlık…

Yaşam sana çıkış haritasını fısıltılar ile söylüyor. Dinle. Mesaj bekler gibi değil de, onun her yerde olduğunu bilerek. 
Hani önünde duran sehpanın bile, bir aracı olduğunu unutmayarak dinle. 
Akmaya çalışma, sadece direnci bırak. Zaten akıyorsun…

Hadi gel, o formsuz, rengi ortaya çıkmamış varlığınla dışarı. Kendi kendinin renklerini, kendi kendinin uzuvlarını, sesini, dansını gör. 
Çünkü artık yapmaktan bağımsız bir yerde, ne olduğumuzun önemini irdelemeden olduğumuz yerde toplanıyoruz. Formda, düşüncede, histe, davranışta, duyguda, yaşamda “özgür” ve “özgün” olduğumuz yerde…
Hazır mısın?

İlginizi çekebilir: Masumuz, hepimiz: İçimizdeki çocuk bilmezliğiyle tanışma zamanı

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale