Hatalar yapmak ve bunlardan pişmanlık duymak, insan olmanın doğasında bulunuyor. Bu nedenle, yanlışları veya eksiklikleri yüzünden her insanı ‘’kötü’’ etiketiyle tanımlamak doğru bir yaklaşım değil. Bir başka deyişle, kusurlu davranışlar sergilemek bazı zamanlarda sadece insan olmanın bir parçası.
İyi veya kötü olarak etiketlenmek, temelde uzun süreli davranış kalıplarına ve kişiliğe dayanıyor. Örneğin, hayatının büyük bir kısmında nazik ve adil davranan insanlar ‘’iyi’’ etiketini alıyor. Bir diğer yandan, bu olumlu etiketleme kötü şeyler yapılmayacağı anlamına gelmiyor. İyi insanların neden kötü şeyler yaptığını anlamak, empati ve şefkat gibi özelliklerin geliştirilmesine yardımcı oluyor. Bu yazımızda, iyi bireylerin bazı anlarda kötü davranışlar sergilemesinin arkasındaki çeşitli sebepleri derinlemesine inceliyoruz.
İyi insanların kötü şeyler yapmasına sebep olabilen durumlar
İnsanlık hali kusurlarla varlığını sürdürüyor. Herkes, kendi zorluklarıyla yüzleşiyor, akıl yürütmekte sıkıntı çekebiliyor ve sonradan pişman olacağı şeyleri dile getirebiliyor. Bazen ‘’kötü’’ olarak nitelendirebileceğimiz bu durumların arkasında travmatik deneyimlerden mental sağlık durumuna kadar birçok neden bulunuyor. Gelin, şimdi bu nedenleri birlikte keşfedelim.
Travmalar ve olumsuz yaşam koşulları
Net bir şekilde fark edilmese de geçmişimiz şu anki duygularımızı, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı fazlasıyla etkiliyor. Uzmanlar, insanların çözüme kavuşturamadıkları travmaları yüzünden zararlı eylemler sergileyebildiklerini belirtiyor. Travmalarımız, içimizdeki iyiliği bazen gölgeleyebiliyor.
Başta çocukluk döneminde deneyimlenmiş travmalar olmak üzere, olumsuz yaşanmışlıklar kötü kararlar almamıza yol açabiliyor. Örneğin, çocukken ebeveynlerinden yetersiz duygusal ilgi gören kişiler kaçıngan bağlanma geliştirip yetişkinlikte partnerlerine yeteri kadar ilgi vermeyebiliyorlar.
Travmatik deneyimler ve olumsuz yaşam şartlarından kaynaklanan kötü davranışları niyet başkalarına zarar vermek olmadığı sürece olumsuz etiketlemek gerekmeyebilir. Bu noktada, bu davranışların hangi geçmiş deneyimlerden ve duygulardan kaynaklandığını tespit etmek kritik bir önem taşıyor.
Hayatta kalma dürtüsü
İnsanlar, kendilerini sıkışmış gibi hissettikleri zamanlarda hayatta kalma modunu aktifleştirebiliyorlar. Bu mod, iyi kişilerin kötü şeyler yapmasına neden olabiliyor.
Örneğin, işsiz kalmak gibi mali zorluklar insanları kötü davranışlara itebiliyor; işini kaybeden ve maddi açıdan sıkıntı çeken kişiler, aşırı stres ve çaresizlik gibi duygularla başa çıkmaya çalışıyor. Bu durum, bu kişilerin dolandırıcılık ve hırsızlık gibi etik olmayan seçenekleri değerlendirmesine sebep olabiliyor.
Aidiyet ihtiyacı
İnsan doğası gereği sosyal bir varlık ve bu nedenle diğer bireylerin yanında aidiyet hissetmek istiyor. Kabul görme ve içsel bir uyum sağlama arzusu da kötü davranışlar sergilemeyi tetikleyebiliyor. Örneğin, bazı insanlar doğru olmadığını bildikleri halde iş arkadaşları hakkında yapılan dedikodulara katılabiliyorlar.
Bu tetikleyici, aslında iyi niyetli insanların bile dış ve toplumsal faktörlerden etkilenebildiğini ve zarar görebildiğini gösteriyor.
Öz farkındalık eksikliği
Öz farkındalık, bireysel düşünceleri, duyguları ve davranışları fark ederek mantıklı bir şekilde anlamlandırmak olarak tanımlanıyor. Bu kabiliyeti zayıf olan iyi insanlar, kötü şeyler yapabiliyorlar.
Birey, kişisel duygu ve değerleriyle uyum içinde olmadığı zaman inançlarına aykırı bir şekilde hareket edebiliyor. Örneğin, kendi hayal kırıklığına fazlasıyla odaklanan kişiler sevdikleriyle tartışırken kırıcı ve kaba şeyler söyleyebiliyorlar. Kısacası, duyguların ve düşüncelerin farkına varılmamasıyla bireysel acı karşı tarafa yansıtılıyor.
Ulvi amaçlar
Niccolo Machiavelli’nin ‘’Amaca giden her yol mubahtır.’’ sözü, olumlu bir sonucun ona ulaşmak için gereken her türlü olumsuz eylemi haklı çıkardığını belirtiyor. Bu anlayış, iyi insanların kötü şeyler yapmasına yol açabiliyor.
İnsanlar, bazı zamanlarda potansiyel zararın farkına varamadan büyük iyiliğe ulaşmak için kötülük sergileyebiliyorlar. Bu hata, temelde sonuçları kontrol edememeyi ve gelişmemiş tahmin yeteneğini somutlaştırıyor.
İklim değişikliği gibi acil toplumsal sorunlara dikkat çekmek için kamu malına veya sanat eserlerine zarar vermek bu nedenden kaynaklanıyor.
Yanlış yönlendirilmiş adalet duygusu
İnsanlar, haksızlığa uğradıkları zaman misilleme yapabiliyorlar. Eylemi başlatan taraf olunmadığı sürece bu davranış doğru olarak değerlendirilebiliyor. Bir diğer yandan, bu tarz davranışlar yanlış ve çarpık motivasyonlara dayanıyor. Partnerinin kendisine ihanet ettiğini öğrenen bir kişinin onu aldatması bu tetikleyicinin somut örnekleri arasında yer alıyor.
Psikolojik rahatsızlıklar
Anksiyete ve depresyon gibi rahatsızlıklar, dünyayı algılama ve diğerleriyle etkileşim kurma biçimini etkiliyor. Bu rahatsızlıklar, aşırı öfke veya yetersiz empati yeteneği gibi durumlara yol açarak kötü davranışları destekleyebiliyor. Psikolojik rahatsızlıklar düşünme eğilimlerini değiştirse de bu rahatsızlıklara sahip kişilerin kötü olduğunu söylemek oldukça yanlış.
İyi olarak gördüğünüz bir insanın kötü bir şey yapmasının ona dair algınızı temelden sarsması çok normal. Bir diğer yandan, kötü bir davranış sergilemenin insanları otomatik olarak kötüleştirmediğini kabullenmelisiniz. Bu davranışların çoğu zaman içsel bir karmaşadan kaynaklandığını fark ederek ‘’iyi’’ ve ‘’kötü’’ etiketlerine çok keskin bir bakış açısıyla yaklaşmamalısınız. Çevrenizdeki iyi bir insan kötü bir şey yaptığı zaman onun bu tutumundan ders çıkarmasına ve kendini geliştirmesine yardımcı olabilirsiniz. Aynı şekilde, siz de benzer bir davranış sergilediğiniz zaman kendinizi suçlamak yerine kişisel gelişiminize odaklanabilirsiniz.
İlginizi çekebilir: İyiliğin iyileştirici gücü: İyilik yapmanın faydaları