X

Zor bir yöneticiyle nasıl baş edilir?

İşyerinde pek çok çalışan zamanının büyük bir kısmını iş arkadaşlarıyla ve yöneticisiyle etkileşime girerek geçirir. Patron veya yöneticiyle girilen etkileşimler genelde iş ile alakalı bilgilendirmeleri, uzun toplantıları ve geri bildirimleri içerir. Tüm bu etkileşimler kendi içinde bazı zorluklara sahiptir. İşyerinde birinin astı olarak çalışıyorsanız, yaşadığınız zorlukların üstesinden gelmekte zorlanabilirsiniz. Üstelik birlikte çalıştığınız yönetici zorlayıcı özelliklere sahipse ve iş ortamında sıkıntılara neden oluyorsa başa çıkmak daha da zor olabilir. Bu durumda patronunuzun sahip olduğu özelliklere göre farklı stratejilere başvurmanız gerekebilir. Kötü bir patronun sahip olduğu özellikleri ve iş yerinde yaşadığınız zorluklarla başa çıkmak için başvurabileceğiniz stratejileri bu yazıda okuyabilirsiniz.

Zor Bir Yöneticinin Özellikleri Nelerdir?

İşinizi yaparken keyif almanız, iş arkadaşlarınızla ve üstlerinizle takım halinde çalışabilmeniz çok önemlidir. Patronunuzla anlaşamadığınızda işinizden keyif almanız mümkün olmayabilir. Patronunuzun kötü olup olmadığını anlamak için kötü bir patronun sahip olduğu özelliklere aşağıda göz atabilirsiniz.

  • Kendine güveniyle ilgili sorunları vardır. İşyerindeki pozisyonuyla ilgili dengesizlikler hissedebilir ve kişisel olarak yetersiz olduğu için sorunlar yaşayabilir.
  • Kolayca sinirlenir. Çalışanlardan birinin patronun kararlarını sorgulaması, işi belli bir standartta tamamlamaması veya yöneticinin beklediği gibi davranmaması halinde öfkeli davranabilir.
  • Hak etmediği halde övgüyü üzerine alır. Kötü bir patron, çalışanlarının yaptığı bir şeyi kendi başarmış gibi gösterebilir.
  • Mesleki sınırlardan yoksundur. Kötü bir patron sınırları aşarak zamanınıza ve kişisel alanınıza müdahale edebilir.
  • Favori çalışanlar seçebilir. Bu durum, favori çalışanlarına daha az iş vermeleri ve ayrıcalıklı davranmaları nedeniyle zorluk yaratabilir.
  • Olumsuz şeylere odaklanır. Kötü bir lider genelde çözüm bulmaya çalışmak yerine hatalar üzerinde tartışmaya zaman harcar. Ayrıca çalışanların iyi yaptıkları şeyleri takdir etmek yerine onlara olumsuz geri bildirimler verebilir.

Zor Bir Yöneticiyle Başa Çıkmanın Yolları

Kötü bir patronunuz dahi olsa aranızdaki anlaşmazlıklara rağmen ona uyum sağlamanız ve onunla çalışmanın yollarını bulmanız, iş hayatında daha güçlü hale gelmenize yardımcı olabilir. İşyerinde karşılaşabileceğiniz zorlukları ve patronunuzla yaşadığınız sorunları yönetmenize yardımcı olacak ipuçlarından bazılarını aşağıda okuyabilirsiniz.

1. Durumu analiz edin

İşini kötü yapıyor gibi görünen bazı patronlar, işyerinde kendi kontrolleri dışındaki unsurlarla karşılaşıyor olabilir. Patronunuzun üstü varsa o da kendi yöneticisinin kısıtlamalarına ya da gereksinimlerine bağlı olarak işleri istediği gibi yürütemiyor olabilir. Ayrıca patronunuzun kişisel sorunları da işyerindeki performansını etkiliyor olabilir. Bu nedenle patronunuzu birkaç gün gözlemleyin ve hangi konularda kötü olduğunu görün. Sorunun patronunuzun suçu mu yoksa onun kontrolü dışındaki bir şeyden mı kaynaklandığı üzerine düşünün.

2. Yapmamanız gereken şeyleri öğrenin

Kötü bir patronunuz olsa da yapmamanız gereken şeyleri öğrenmeniz, ileride işe yarayacak değerli bilgiler elde etmenize yardımcı olabilir.  Bazen kötü bir durumu bakış açınızı değiştirerek daha kolay atlatabilirsiniz.. Bunun için patronunuzun kötü kararlarına bakmak yerine hatalarından ders almayı seçebilirsiniz. Bu sayede kariyerinizde önemli kararlar almanızı gereken dönüm noktaları olduğunda patronunuzun yaptığı yanlışları gördüğünüz için doğru kararlar verebilirsiniz.

3. İşinizin neden sizin için önemli olduğunu düşünün

Kötü bir patronunuz olduğu için bazı insanlardan işinizi bırakmanız yönünde tavsiyeler almış olabilirsiniz. Ancak işinizi bırakmanız her zaman en iyi seçenek olmayabilir. İşinizden istifa etmeniz, yeni bir şey yapmanıza fırsat verebileceği gibi bir süre işsiz kalmanıza neden olarak stres yaşamanıza neden olabilir. Bu nedenle işinizi bırakıp bırakmama kararınızı, riskleri de değerlendirerek yalnızca siz verebilirsiniz.

4. Sınırları iyi belirleyin

Patronunuzla konuşurken nelerin uygun olduğunu ve nelerin uygun olmadığını sizin belirleyebileceğiniz bir alan yaratmanız zor olabilir. Ancak yine de sınırları kendinize göre belirleyebilirsiniz. Patronunuzla aranızda sınırlar belirlemek için ondan uzak durmak ve etkileşimi sınırlı tutmak için neler yapabileceğiniz, kendinizi rahat hissedeceğiniz yollarla iletişime geçip geçemeyeceğiniz ve memnun olmadığınız konularda onunla etkili bir şekilde iletişim kurup kuramayacağınız üzerine düşünebilirsiniz.

5. Kişisel algılamayın

Kötü patronlar genelde sert geri bildirimler verme eğiliminde olduğu için bunları kişisel algılamamaya çalışın. Bu geri bildirimleri içselleştirmeniz, kişisel olarak algılamanıza neden olabilir. Bu durumda “Patronum haklı olmalı, beni eleştirdiğine göre işimde gerçekten kötü olmalıyım” gibi düşüncelere sahip olabilirsiniz. Böyle şeyler düşünmeye başladığınızda ara verin ve bunların gerçek olup olmadığı üzerinde düşünün.

6. Hoşlanmadığınız şeyler hakkında konuşun

Patronunuzla konuşmaktan korktuğunuz için susuyorsanız, bunu yapmayın. Endişelerinizi patronunuzla konuştuğunuzda bazı sorunlara çözüm bulmanız mümkün olabilir. Patronunuzla konuşmanız hiçbir şeyi değiştirmeyecek olsa bile en azından denemiş olursunuz. Ön yargılı davranmayın ve işbirliği yapmaya açık olun.

7. Profesyonelliğinizi koruyun

Patronunuzun yaptıklarına aynı şekilde karşılık vermek yerine etkileşimlerinizde kibar olun. Patronunuzun bazen sınırları aştığını fark edebilirsiniz. Böyle durumlarda sakin kalmanız ve profesyonel bir şekilde tepki göstermeniz önemlidir.

8. Patronunuzun tercihlerini gözlemleyin

Patronunuzun davranışlarını ve tercihlerini gözlemleyin. Patronunuz nasıl iletişim kurmayı seviyor? Karar verirken hızlı mı yoksa yavaş mı davranıyor? Karar vermek için zamana mı ihtiyaç duyuyor? Patronunuzla iletişim kurarken onun tarzına yakın olmanız, patronunuzun sizi daha fazla dinlemesini sağlayabilir. Patronunuzun tercihlerine göre çalışırsanız, patronunuz farkında olmadan onu yönetmeye başlayabilirsiniz. Bu sayede patronunuzun iyi mi yoksa kötü mü olduğu fark etmeksizin liderlik becerilerinizi geliştirmiş olursunuz.

9. Zorbalığa boyun eğmeyin

Zorbalık yapan kişiler, karşılarındaki insanların korkmalarından güç alır. Bu nedenle işinizi iyi yapıyorsanız, başınızı dik tutun ve zorbalığa boyun eğmeyin. Patronunuz zorbalık yapıyorsa ona bundan rahatsız olduğunu dile getirin ancak karşılığında işlerin çirkinleşebileceğini kabul edin. Güçlü durmanız önemli olsa da akıllı davranmanız da önemlidir. Bazen risk almak gerekli olsa da riskleri iyi bir şekilde yönetebileceğinizden ve kendinize güvenli bir alan oluşturduğunuzdan emin olun.

10. Kendinize gereken özeni gösterin

Sağlıksız bir iş ortamı, çalışanların zihinsel sağlığını korumalarını zorlaştırabilir. Bu noktada kişisel bakımınıza dikkat edin, kendinizle zaman geçirmeye çalışın ve gerekirse profesyonel destek alın. Psikolojik ve fiziksel açıdan kendinizi rahatlatacak ve kişisel gelişiminizi destekleyecek şeyler yapın.

İlginizi çekebilir: E-mail kaygısı: Gelen kutunuz stresinizi artırıyor mu?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale