X

Koşarak büyümek

Hiç durmadan anlatasım, sayfalarca yazasım, duygulardan duygulara atlayasım var. Öyle çok şey yaşadım ki son günlerde. Önceki yazımda gideceğimden bahsettiğim Likya Yolu Ultra Maratonu başladı ve bir çırpıda bitiverdi. 6 gün üst üste koşmak inanılmaz geliyordu başta ama nelere nelere alışmıyor ki bu kafa. İnanmakla bitiyor her şey; niyet etmekle, “yaparım” demekle, vakit kaybetmeden işe girişmekle…

Hele bir de şöyle bir rota varsa önünüzde…

Kimimiz 6 gün, kimimiz 4 gün koşarak/yürüyerek 509 km’lik Likya Yolu’nun belirli kısımlarını katettik

Her gün zorlu yolların beni beklediğini bilerek yola çıkmak, öyle şeyler kattı ki bana…

Koşmak pek mümkün değil bu yollarda


Yorulup, yorulup her sabah gözlerimi ayrı bir güzelliğe açacağımı biliyordum ya…

LYUM kampı her gün başka bir yere taşındı


Sürprizleri kucaklamaya hazır, kendimi doğanın ellerine atmaya razıydım ne de olsa…

Sıcaktan dolayı kendimi buz gibi sulara attığım doğrudur


Zorlandığımı düşünürken daha da zoru olduğu geldi aklıma…

Daha önce kendisiyle röportaj yaptığım Sevgili Gürkan Açıkgöz TİP 1 diyabetli ve LYUM’da toplam 240 km’lik parkuru sıcak su dışında hiçbir yardım almadan; her şeyi çantasında taşıyarak tamamladı

 

Yazarlarımızdan Coraline Chapatte de zorlu ultra maratonu tamamlayanlar arasında

En zor olanın bile atlatılabileceğini kanıtladılar bana. Tebrikler Aylin Savacı Armador.

Bu hoş kadının 5 gün boyunca sürekli koştuğuna hatta, 1 gün önce 102 km yol katettiğine inanmak mümkün mü?

Dostluklarım perçinlendi.

LYUM yepyeni dostluklara vesile oldu

Kendime daha fazla yakınlaştım, ölçtüm, biçtim, düşündüm de düşündüm…

Fiziksel ve mental bir yolculuktu LYUM


Her adımım otizmli çocukların daha iyi eğitim görebilmesi içindi. Kampanya hala devam ediyor. Desteğinizi bekliyorum.

Kıvanç Tohum Otizm Vakfı için koştu


Zaman geçti, veda vakti geldi ve Run Fire’ın hayalleri kurulmaya başlandı. Kapadokya’da görüşmek dileğiyle Sevgili Uzunetap ve ultra hayaller peşindekiler.

Bir LYUM günü daha biterken
Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale