X

Korkunun ötesinde ne var?

Hayatımızda pek çok şeyi farkında olarak ya da olmayarak korktuğumuz için yapıyoruz ya da  yapmıyoruz. O halde yaptığımız ya da yapmadığımız şeylere bir de farkındalıkla bakalım.

Korkularımız, günlük yaşantılarımızı, aldığımızı kararları ve en önemlisi bizi yönetiyor.

Yaptıklarınız ve yapmadıklarınızdan dolayı eğer mutlu değilseniz, sizi bir korku yönetiyor olabilir mi?

Gönlünüzde hissettiğiniz bir huzur yoksa korku iş başında olabilir mi? Peki korku nedeniyle neler yapıyoruz?

  • Aldatılma korkusu yüzünden sürekli kontrol edilen telefonlar,
  • Terk edilme korkusu yüzünden hoşlanmadığın davranışları görmezden gelme,
  • Başarısız olma korkusu yüzünden kendini yok ederek deliler gibi çalışma,
  • Ölüm korkusu yüzünden hayatında ekstrem hiçbir deneyime izin vermeme,
  • Yalnızlık korkusu yüzünden sürekli kendini meşgul eden programlar yapma,
  • Parasız kalma korkusu yüzünden sevmediğin işte çalışma,
  • Muhtaç olma korkusu yüzünden sürekli hesap kitap yaparak kıt kanaat geçinme,
  • Suçlanma korkusu yüzünden başkalarının senin hakkında ne düşüneceğine göre yaşama,
  • ‘Elalem ne der?’ korkusu yüzünden evliliğini sürdürme,
  • Komik duruma düşme korkusu yüzünden hayallerinden vazgeçme,
  • Dışlanma korkusu yüzünden kimseye hayır diyememe,
  • Kaybetme korkusu yüzünden ilişkiye bağımlı olma,
  • Reddedilme korkusu yüzünden sevdiğini söyleyememe,
  • Onaylanmama korkusu yüzünden kendini olduğun gibi ifade edememe,
  • Hata yapma korkusu yüzünden hiçbir şey yapmama,
  • Bağlanma korkusu yüzünden gerçek bir ilişki yaşamama ya da ilişkilerde kaçma,
  • Düzenin bozulma korkusu yüzünden memnun olmadığın ortam ya da kişiden ayrılamama…

Bu liste daha uzar gider. Pek çok davranışımızın ardında korkularımız var. Ve işin ilginç yanı tüm korkular öğrenilmiştir. Yani korkular sadece birer illüzyondur. Doğuştan aldığımız iki korku var sadece: Biri düşme korkusu, diğeri ses korkusu ve her ikisi de bedeni korumak amacıyla reflekslerimizi geliştiren korkulardır. Diğerleri gerçek olmadığı halde, yani somut olmadığı halde yaşamımızı engeller. Mutsuz ve huzursuz eder.

İlgili yazı: Korku ve anksiyetinizi yenmek için en doğru adım: Yüzleşme

Peki korkunun ötesine geçersek ne olur?

Korkuların ardında öz’ümüz yani aşk var.

Öz’üne ulaşırsın.

Öz’ün sadece aşk insan..

Ve aşk, üzeri korkularla kapatılamayacak kadar kıymetlidir.

  • Aşk; güvenle büyür.
  • Aşk; ilham verir.
  • Aşk; yeniden doğurtur.
  • Aşk; hayallerini gerçekleştirmek için güçlendirir.
  • Aşk; bir çiçek gibi sulandığında etrafa mis kokular yayar.

Başkalarının da kalbinin açılmasına vesile olur. Ve sen aşk olduğunda hiçbir korku kalbinde barınamaz, yaşayamaz.
Korkuların ötesine geçip ‘aşk ol’manız dileğiyle…

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale