X

Korkmaktan korkmayın: Asıl mesele korkuyla ne yaptığınızdır

En büyük korkunuz nedir? Belki sevgilinizden ya da eşinizden ayrılmak, belki sevdiklerinizi kaybetmek, belki işinizden atılmak, belki iflas etmek, belki ölmek, belki… Eminim hepimizin listesi kendine özgü ve zorlayıcıdır.

Hayatında en az bir kere korkusuyla karşılaşmış olan herkes bilir ki, korku bizi darmadağın eder. Korku, bu anı kendi hükmüne aldığı için bu halin hayat boyu devam edeceği yanılsamasına kapılırız. Bu yanılsama bazen seneler boyu bizi kendi hapishanemize mahkûm eder.

Hayatı siyah ve beyaz olarak algılamaya çalıştıkça kendi mahkûmiyetimizin de süresini uzatırız. Ne demek istiyorum?
24 saat içinde gökyüzündeki hava durumu nasıl değişir, farkında mısınız? Rüzgâr çıkar, sonra yeniden güneş belirir ya da tam tersi, ama anbean değişir. Bizim hayatlarımız da öyle!

Dalga, asla okyanustan ayrılmadı ama biz ayırmak istiyoruz! Yaşarken mutluluğu, sevinci yaşamak, korkudan ise kaçmak ya da ertelemek istiyoruz. Korkumuzu ertelemek, korkularımızın geçmişin tozlu raflarında kalmasına neden olmuyor. Tam aksine onların bir anda hayatımızda çığ gibi büyüyerek önümüze gelmesine yarıyor.

Geçmiş deneyimler, zihnin olası senaryoları bu anla kurduğumuz ilişkiyi etkiler. Bir haberim var: Korkmakta hiçbir sorun yok!
Ne kadar yangın yerinin içinden geçersek geçelim, her vahşi deneyimin içinde yeniden korkabilme cesareti gösterebilmemiz, insan olma deneyiminin kusursuz kusurluluğunun en naif tarafı… Ne kadar bilirsek bilelim o vahşi anın içinde bilmeme halinin ana kucağında korkabilmemiz cesaret işi arkadaşlar! Ve bunu kaybettiğimizde, üzgünüm tüm hayatımızı karıştırmaya başlıyoruz.
Günümüzde sözde spiritüel uzmanlar size korkmamanızı, korktuğunuz için aydınlanamayacağınızı söyleyecekler. Oysa insan olma deneyiminin en sihirli parçası, korkabilmek! Asıl mesele korkmak ya da korkmamak değil! Asıl mesele korkumuzla ne yaptığımızla ilgili aslında.

  • İşinden atıldığında ve ne yapacağını bilmediğinde,
  • Sevdiğin birini ameliyata uğurlarken,
  • Bir ilişki bittiğinde,
  • Kendi sağlık sorunlarınla uğraşırken,
  • Yeni bir iş kurarken,
  • İşinden çıkmak için adım attığında,
  • Yeni, bilmediğin yola yürümek istediğinde,

Keyifle kork!

İzin ver tüm bedenin titresin korkmaktan.
Bu korkunun karabasan gibi peşinden gelip seni takip etmesine izin verme!
Zarafetle kork.
Seni darmadağın eden korkmak değil.
Seni darmadağın eden, kaçmak, ertelemek!
Yüzleşilmemiş tüm korkular eninde sonunda bugüne yansır.
Kaçma.
Suçlu arama.
“Bu korku nereden geldi?” diye yorma kalbini.

Zihninin seni hayatta tutmak için ürettiği düşüncelere nezaketle teşekkür et, ama onları besleme!
14 milyar yıldır var olan devasa evrende böyle hisseden ne ilk ne de son kişisin!
Ama ferahlatan bir haber: Hiçbir his kalıcı değil!
Yeter ki onlara gökyüzünün kapsayıcılığı ile yaklaşabilme pratiğinden asla vazgeçme!

İşte o zaman korku düştüğünde ayağa kaldıran güç ve karıştığında dönüştürücü iç sesin olmaya başlar!
Korktuğumuz yerden güçlenmemizin nedeni de tam budur!
Çünkü korku bizim en sihirli vahşi yaşam akarsuyumuz oluverir!

UNUTMA;
Ancak bu yaşamda korkmasını bilip korkusuna yaklaşabilenler güneşin bereketini alabilir!

İlginizi çekebilir: Esneklik neden önemlidir: Hayatın akışına esneyerek uyum sağlayın

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale