X

Konfor alanınızın dışında rahat hissetmek için neler yapabilirsiniz?

Konfor alanı, insanın kendisini içinde güvende hissettiği, stres ve riskin en az olduğu görünmez yaşam alanı olarak tanımlanabilir. Kendimizi rahat hissettiğimiz bu alandan çıkmak bize pek çok katkı sağlıyor aslında. Ancak bu alandan dışarı çıktığımızda bazı zorluklar da bizi bekliyor tabii. Peki, konfor alanınızın dışında rahat hissetmek için neler yapabilirsiniz?

Konfor alanı, insanın kendisini içinde güvende hissettiği, stres ve riskin en az olduğu görünmez yaşam alanı olarak tanımlanabilir.

1908’de iki psikolog tarafından adı konmasa da tanımı yapılan bu kavrama göre, konforlu bir durum kişinin sabit bir performans göstermesini sağlıyordu. Maksimum performans için ise bir kaygı eşiği gerekiyordu. Bu psikologlara göre, stres seviyesinin normalden yüksek ancak panik yaratacak kadar aşırı olmadığı durumlar kişilerin en üretken ve verimli oldukları zeminleri yaratıyor.

Uzun süre aynı işi yapmak ya da yıllarca aynı muhitte oturmak gibi eylemler, bir bakıma kişinin fark etmeden etrafına ördüğü bir koza gibidir. Bu güvenli kozadan çıkmak kişisel gelişimimize yardımcı olacak ve performansımızı artıracaksa, denemeye değer.

İlginizi çekebilir: Neden konfor alanınızın dışına çıkmalısınız?

Konfor alanımızdan nasıl çıkacağız?

Konfor alanı konusu yatırım yapmaya benziyor. Düşük riskli yatırımlar her zaman düzenli, fakat az kar getirir. Daha çok kazanmak için ise hesaplanmış riskler alabilmek gerekir. Bu, kendimizi rahatsız hissetmeye açık olmamız anlamına gelir.

Kişinin kendine yaptığı yatırımda daha başarılı olmak için de yapması gereken aynı. Uzmanlar, o ilk adımı mutlaka atmayı öneriyor. İçinde çok rahat etmeyeceğinizden endişelendiğiniz o sosyal aktiviteye katılmayı, yazıldığınız spor salonuna törensel bir ilk gün beklemeden adım atmayı, ilk kelimenizi düşünürken yazmayı ertelememeyi… Beğenilmeme, onaylanmama korkusuyla hareketsiz kalmayı reddetmek, göze almamız gereken en önemli risklerden biri.

Eve giderken yeni yollar izlemek, tek başımıza yemeğe çıkmak ya da çok alışkın olmadığımız şekilde hızlı kararlar vermeyi denemek gibi basit adımlar bile konfor alanımızdan çıkmanın yollarından. Bu tip eylemler uzun vadede kişinin öz güvenini artırıyor, bilinmezlikle daha rahat başa çıkabilmesine yardımcı oluyor.

Attığımız ilk adım ne olursa olsun, kendimizi eskisi kadar güvende hissetmediğimiz için bir miktar kaygıyla baş etmemiz kaçınılmaz. İnsanlığın kişisel gelişimi için çalışan topluluklardan Thrive Global’ın yöneticilerinden Ali Shapiro, konfor alanınızdan çıktığınızda oluşabilecek rahatsız durumlarla baş etmek için 4 yol öneriyor…

Sürekli yorgun ya da kafası karışık görünmek insanlarda güvenilmez bir izlenim bırakabilir.

1. Dinç olun

Sürekli yorgun ya da kafası karışık görünmek insanlarda güvenilmez bir izlenim bırakabilir; daha da önemlisi öz güvenimizin düşmesine ve odağımızı kaybetmemize neden olur. Fiziksel ve ruhsal sağlığın birbirinden ayrı olmadığını düşünerek, öncelikle uyku ve beslenme düzenimize dikkat etmemiz, kendimizi dinç ve enerjik hissetmemiz hal ve tavırlarımıza olumlu şekilde yansıyacaktır.

Hislerinizi görmezden gelmek yerine onları kabullenip üstesinden gelmeye çalışın.

2. Duygularınızın farkına varın

Hayat bizi hep bir sonraki adımı görerek yaşamaya zorlayabilir; fakat bu “beynin içinde yaşama” durumu insanlar için çok tüketicidir. Kararlarımızı verirken kalbe ve İngilizcede gut feeling (karın hissi) olarak adlandırılan önsezilere danışmayı hatırlamak gerekir. Hissettiğiniz duyguyla gerçeğin çatıştığını düşündüğünüzde, dans etme ya da yürüme gibi hareketli bir aktiviteye başlayın. Hislerinizi görmezden gelmek yerine onları kabullenip üstesinden gelmeye çalışın, bunun için müzik ve hareket gibisi yoktur.

İç direncinizi artırın.

3. İç direncinizi azaltın

Yeni sulara yelken açma arifesinde, içimizde başarılı olup olamayacağımıza dair bir şüphe belirebilir. Bu şüphe ve endişe kendimizi güçsüz hissetmemize neden olur. Bu hislere kapıldığımızda onların gerçek değil, iç direncimizin oluşturduğu sanrılar olduğunu kendimize tekrarlamak yardımcı olabilir.

“Aynı şeyi başkaları da yaşadı, bu yollardan onlar da geçti ve başarılı oldular” olumlamasını yapmak endişelerimizi azaltacaktır.

4. Deneyimlileri örnek alın

Başarısız olacağımızı sandığımız her yeni adımda, başka insanların da bize benzer hikayeleri olduğunu ve imkansızı gerçekleştirmeye çalışmayacağımızı düşünmek faydalı olur. “Aynı şeyi başkaları da yaşadı, bu yollardan onlar da geçti ve başarılı oldular” olumlamasını yapmak endişelerimizi azaltacaktır.

Alışkın olmadığımız durumlarda rahatsızlık hissetmemiz, zayıf olduğumuz anlamına gelmiyor. En önemlisi bunu kabullenmek ve attığımız her yeni adımda yukarıdaki önerileri göz önünde bulundurabilmek.

Kaynak  
Thrive Global
Lifehacker
The Independent

İlginizi çekebilir: Konfor alanınızın dışına çıkmanıza engel olan bahaneler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale