X

Modern yaşam hangi araçlarla bizi köleleştiriyor?

Modern yaşamda, herkes kendini olabildiğince özgür hissetse de aslında çok azımız gerçekten özgür bir ruha sahip. Çünkü insanlar, mevcut sistem tarafından kolaylıkla köle psikolojisine sokuluyorlar. Peki, modern yaşam hangi araçlarla bizi köleleştiriyor?

Çok fazla televizyon seyretmek

Köle psikolojisine yatkın olmanın en açık işaretlerinden biri de ana akım TV yayınlarının esiri olmaktır. Çünkü gün boyu gözünüzün önünden akıp giden dizilerin, reality show’ların ve sizi sürekli tüketmeye yönlendiren reklam kuşaklarının insan algısını manipüle ettiği artık bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Özellikle ana akım medyanın “habercilik” başlığı adı altında yayınladığı dezenformasyon yüklü içerikler ve daima olumsuz çağrışımlar yapan yayınlar zaman içinde insanları bağımlı bir zombiye dönüştüren bir beyin yıkama makinasından farksızdır.

İlginizi çekebilir: Bağımlılıklar alışkanlık mı seçim mi?

Politikacıları desteklemek

Politika, özü itibarıyla dünyayı gerçek manada iyiye götürmeyi amaçlayan bir araç olmaktan çok uzaktır. Politikacılar genelde iktidarı elde etmek uğruna, boş vaatlerin ve anlamsız argümanların ardına sığınırlar. Bu yüzden bir politikacıyı ya da siyasi partiyi ateşli bir şekilde desteklemek demek, politikacıların toplum üzerinde uyguladıkları köleleştirme politikalarının amacına ulaştığını gösterir.

Alışverişin sizi dertlerinizden kurtardığına inanmak

Hayatta sizi üzen, bunaltan şeylerin üstesinden alışveriş yaparak ve para harcayarak geleceğinize mi inanıyorsunuz? Cevabınız evetse özgür bir ruh olduğunuzu söyleyemeyeceğiz. Çünkü moda trendleri, sürekli değişen eğilimler ve cafcaflı reklam kampanyaları sadece büyük şirketlerin daha fazla para kazanmasını sağlamak için kurgulanmış bir oyundur.

İlginizi çekebilir: Terör tüketici davranışlarını nasıl etkiliyor?

Bir dine / inanca körü körüne bağlı olmak

Dinler ve inanç sistemleri genelde erdem ve spiritüel hayat dersleri içerse de, bu inanç sistemlerini hiç sorgulamadan kabul edip tüm hayatı bu kökleşmiş inançlara göre yaşamak zihinsel özgürlüğünüzü elinizden alır. Zamanla hayal gücünüzü ve haksızlıklar karşısındaki tepkinizi de yitirmenizi sağlayan bu davranış biçimi yaşam kalitenizi de hızla düşürecektir.

Çalışma konusunda kendinizi aşırı baskı altında hissetmek

Mevcut ekonomik sistemin en kötü yanlarından biri de insanları kredi kartları, banka kredileri vb. kanallarla sürekli borçlandırarak onları sevmedikleri işlerde çalışmak zorunda bırakması. Eğer sizin hayatınız da benzer bir düzlemde ilerliyorsa, ihtiyacınız olandan çok fazlasını satın alıyor ve bunları karşılamak için hiç sevmediğiniz bir işte çalışmaya devam ediyorsanız tam olarak özgürleşememişsiniz demektir.

İlginizi çekebilir: İstifa zamanının geldiğini nasıl anlarsınız?

Yediklerinize dikkat etmemek

Bedeniniz, ruhunuzun tapınağıdır. Bu yüzden, tüm hayatınızı içinde yaşamak zorunda olduğunuz bedeninize çöp kutusu muamelesi yapamazsınız. Market raflarında gördüğünüz renkli paketlere ya da televizyonda yayınlanan iştah kabartan reklamların oyunlarına gelerek endüstriyel gıdalar tüketmek, kendinizi bir bağımlılığın içine hapsetmekten başka bir şey değildir. Çünkü tükettiğiniz bu gıdalar zamanla bedeninizde bağımlılık yaratacak ve sağlığınızı bozacaktır. Tabii milyar dolarlık gıda endüstrisinin bu durumdan şikayet edeceğini hiç sanmıyoruz!

Şuursuzca ilaç almak

Sistemin topluma dayattığı en zehirli alışkanlıklardan biri de kontrolsüz ilaç tüketimi. Çünkü günümüzde ilaçlara ulaşmak son derece kolay. Amerika’da ağrı kesici bağımlılığı yüzünden acı çeken yüzbinlerce insan olduğunu hesaba katarsak, sistemin hesaplandığı gibi tıkır tıkır işlediğini görebiliriz.

Kaynak
Theunboundedspirit.com

İlginizi çekebilir: Mutlu bir yaşamın anahtarı: Özgürlük

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale