X

Kız kardeşlerin dünyasından 3 dizi: Hem duygusal hem gizemli

Hatırlarsanız geçen hafta bir söz vermiştim sizlere…

Perşembe gününe yayına alınabilmesi için de haftanın ilk günü hemen başlamak istedim o bahsi geçen konuyu yazmaya. Ancak yine fikir çatışması yaşayan Gizem’e denk geldiniz sevgili okurlarım. Hadi o konuyu önümüzdeki haftalara bırakalım.

Bir süre önce yazmaya başladığım, hatta Vocal.Media ve Medium gibi platformlardaki hesaplarımda paylaşmak için İngilizce versiyonunu neredeyse bitirdiğim bir yazım aklıma geldi bir anda. Ve uzun bir süredir yazmadığım bir konu olduğundan, karar verdim aşağıdaki yazıyla sizleri buluşturmaya bu hafta.

Ne de olsa bugün tam 9 ay geçmişti dizi/film önerileriyle ilgili son yazımın üzerinden. O yazıdan sonra yayınlan tüm yazılarımda hep kendimi anlattım sizlere. Hüzünlerimi, sevinçlerimi, yalnızlığımı, çığlıklarımı, kararsızlıklarımı, kararlarımı, karamsarlığımı, hayallerimi ve de çok daha fazlasını…

Bugünkü konuma giriş yapmadan söyleyeyim, son dizi önerim olan ‘Ayak İşleri’ dizisinin ilk 2 sezonunu artık Netflix’te de izleyebilirsiniz.

Biliyor musunuz, çocukluğumdan beri hep bir kız kardeşim olsun istemiştim. Ama çevremdeki kız kardeşlerin birbirleriyle olan bitmek tükenmek bilmeyen o didişmeleri aslında bana gösterdi ki; gerçek bir kız kardeşim olmasındansa, yıllardır yanımda olan, bana kız kardeşten daha da yakın dostlarımın olması belki de en güzeliydi, en sağlıklısıydı…

Bugün sizlerle paylaşacağım dizilerin konuları; kız kardeşler, ilişkiler, yalanlar, sırlar, ihanetler…

Bu üç farklı diziyi, üç ayrı dünyayı ve üç kız kardeş ikilisinin gizemli hayat hikayelerini hala izlemediyseniz, ilk fırsatta izlemenizi öneririm.

Echoes

Netflix yapımı bu diziyi aslında izleyeli yıllar oldu. Peki neden onca zaman bir yazı yazmadım çok beğendiğim bu diziyle ilgili, inanın ben de bilmiyorum.

Sanırım, yakın zamanda izlediğim diğer gizemli kız kardeşlerin hikayeleri, bana Echoes adlı yapımı yeniden hatırlattı.

Oldukça ilginç bir senaryoya sahip olan bu dizi, ‘mini series’ olarak çekildiği için başka bir sezonu olmayacak gibi, öncelikle onu belirtelim.

Her şey Leni ve Gina adlı iki kız kardeşten Leni’nin kaybolmasıyla başlıyor.

Ha ha! Siz öyle sanın.

Aslında bu diziye ait anlatmak istediğim birçok şey olsa da, bu satırlarda yer vereceğim her kelime spoiler etkisi yaratabilir diye korkuyorum, o yüzden çok bilgi de veremiyorum.

IMDB puanı 6 (!) olan dizinin her sahnesini hatırlayamasam da, oldukça sürükleyici olduğunu söyleyebilirim. Açıkçası ben bayağı sevmiştim, gerilim ve gizem severlerin de beğenebileceğini düşünüyorum.

The Better Sister

Bu diziyi tam olarak bir buçuk günde bitirdim desem ne dersiniz?

Aslında bir günde de bitirilebilir olduğunu düşünüyorum da, diziyi izlemeye geç başladığımdan, o gece sabahlamak istemeyip, kalan bölümleri ertesi güne bırakmıştım.

Jessica Biel, eskiden çok sevdiğim bir oyuncuydu, hala daha öyle elbette ama uzun süredir yer aldığı yapımları izlemediğimden dolayı geçmiş zaman kullanıyorum.

İnanın, The Better Sister’da oyunculuğunu ne kadar beğendiğimi yeniden hatırladım.

Amazon Prime’da izleyebileceğiniz bu dizide kendisinin oynadığını görünce hiç konusuna bakmadan hemen diziye başladım! Bir diğer başarılı oyuncu olan Elizabeth Banks ile iki kız kardeşi oynadıkları bu dizide, gerçekten hangisi daha özverili, daha iyi kız kardeş inanın dizinin bitiminde bile bu sorunun cevabını ben kendime veremedim. İzleyenler varsa, sizler ne düşünüyorsunuz yorumlarınızı beklerim. İzlemeyenler, sizler de hadi ekran başına!

Sirens

Bir Netflix yapımı olan bu dizi bana göre yine bir oturuşta bitirmeliklerden.

Birbirine tamamen zıt iki kız kardeş…

Küçük kız kardeşimizin seçtiği hayat kimilerinin hayallerini düşlese de, acaba ben öyle bir hayat ister miydim diye kendime sorarsam eğer, hiç düşünmeden hayır cevabını verirdim diye düşünüyorum.

Her insanın travması vardır elbette, mühim olan kötü günlerimizde yanımızda olan, bizlere el uzatan o kişileri işimiz bitince bir kenara atmak olmamalı diye de eklemek istiyorum. Tostluk yapmayın, dostluk yapın diyorum. Bilemiyorum anlatabiliyor muyum?

Son olarak, bana göre şu hayatta uygulanması gereken en önemli kural; zor zamanlarımızda yanımızda olan insanları sırtından bıçaklamamak olsa gerek. Çünkü gerçek ‘Monster’ işte bunu yapanlardır. Diziyi izleyince bu referansı niye verdiğimi anlayacaksınız…

Sırlarınızın, anılarınızın sevdiklerinizle aranızı açmaması, aksine büyük bir sevgi bağı ile birbirinize bağlanmanızı sağlaması dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Jane, Ben, Annem: Entelektüel cazibenin peşindeki kadınlar

Gizem Okut: 1986 yılında İstanbul'da doğdum ve Kıbrıslı'yım. 2010 yılında DAÜ'de Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü bitirdikten sonra Londra'da moda yazarlığı da dahil olmak üzere moda ile ilgili kurslara katıldım. Bir buçuk senelik bir Londra macerasının ardından tatil için gittiğim İstanbul'da ailemle kalmaya karar verdim ve İstanbul'da çeşitli firmalarda Stil Editörlüğü, Sosyal Medya Yönetimi, Müşteri İlişkileri gibi farklı pozisyonlarda çalıştım. 2016'da Kıbrıs'a geri dönmem ile birlikte üniversite yıllarımda staj yaptığım ve ülkenin en eski otellerinden olan Dome Hotel'de Misafir İlişkileri ve Sosyal Medya Yönetimi pozisyonlarında 2 yıl çalıştım. Daha sonra turizm sektörüne ait olmadığıma karar vererek ani bir kararla birbirinden tamamen farklı sektörlerde, birbirinden farklı işlerde çalıştım ve çalışmaya da devam ediyorum. Yazı yazmak, kitap okumak, müzik dinlemek, plajda vakit geçirmek gibi vazgeçemeyeceğim hobilerimin yanı sıra, seramik objeler yaratmak, bahçe ile uğraşmak, farklı tarifler denemek gibi hobilerim de mevcut. Şu hayattan istediğim üç şey; sağlık, barış, huzur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale