X

Kıskançlık duygusunun uçlarında: Othello Sendromu

Sheakspeare’in ünlü eserlerinden biri olan Othello’yu duydunuz mu bir yerlerden? Bu eseri okumasanız da kıskançlık duygusuna pek de yabancı olmayabilirsiniz. Bu ölümsüz eserde, Othello ve eşi Desdemona birbirlerini büyük bir aşkla seven bir çifttir. Othello’nun büyük aşkı Desdemona’ya verdiği ilk hediye olan mendili Desdemona bir gün yitirir. Aşkları için anlamı çok büyük olan bu mendili, Desdemona bir türlü bulamaz. Kıskançlık ve paranoyanın etkisiyle Othello eşinden kuşkulanmaya başlar.

Mendili eline geçiren Iago, Desdemona ve Othello için kötü bir plan kurar. Othello’nun aklına Desdemona’nın onu Cassio ile aldattığı fikrini bir mendile nakış işler gibi yerleştirir yavaş yavaş. Kıskançlık duygusunun ateşiyle yanıp tutuşan Othello önce Cassio’yu, sonra da biricik aşkı Desdemona’yı öldürür. İş işten geçtikten, birçok can alındıktan sonra her şeyin Iago’nun hain bir planı olduğu ortaya çıkar. Othello yaşadıklarının acısına dayanamayıp intihar eder, Iago ise idama mahkum edilir.

Bu acı hikaye her ne kadar gerçek olmasa da kıskançlık duygusu gerçek dünyada var olan bir duygu. Hepimiz bir dereceye kadar kıskançlık geliştiriyoruz ve neyin “normal” kıskançlık, neyin patolojik kıskançlık olduğu konusunda ise net bir sınır çizmek neredeyse imkansız. Kıskançlığın doğası, mantığı ve kökeni tam olarak anlaşılmamış olsa da oldukça sık deneyimlenen bir duygu olarak karşımıza çıkıyor.

Kıskançlık, kişilerarası ilişkilerde yaygın olmasına rağmen tanımlanması zor ve hayli karmaşık bir kavram. Genellikle, gerçek veya hayali bir rakibin tehdidi nedeniyle kişi bir ilişkiyi kaybettiğinde veya kaybetmekten korktuğunda uyandırılan olumsuz bir duygusal tepki olarak tanımlanır. Bu tepkinin büyüklüğü ise kişiden kişiye değişir. Bazı kişiler kıskançlık duygusunu içselleştirir ve tepkileri de buna bağlı olarak büyür. Kişide saplantılı ve kontrol edilemez davranışlar meydana gelebilir. Bu duruma ise sanrılı kıskançlık veya Othello Sendromu denir. Othello Sendromu, aldatma veya kıskançlık sanrısıyla karakterize psikotik bir bozukluktur. Genellikle tıbbi, psikiyatrik veya nörolojik bozukluklar bağlamında ortaya çıkar. Othello Sendromu, İngiliz psikiyatristler J. Todd ve K. Dewhurst tarafından yayınlanan “Othello Sendromu: Cinsel kıskançlığın psikopatolojisi ile ilgili bir araştırma” başlıklı makalede tanımlanmıştır.

Kıskançlık duygusu hisseden bireyin duygusal deneyimlerinin ve davranışlarının etkileyici tasvirleri yalnızca Sheakspeare tarafından değil, aynı zamanda Guy de Maupassant’ın “Bir Akşam” adlı eserinde ya da ülkemizde Namık Kemal’in kaleme almış olduğu “İntibah” eserinde de görülür. Kıskançlık ve/veya partnerin sadakatsizliğine olan inancın derecesinin sanrısal yoğunluğa ulaştığı psikiyatrik bir durum olan Othello Sendromu’nda kişiler, şüphelerini desteklemek için rastgele olaylara, konuşma parçalarına veya yanlış yerleştirilmiş ev eşyalarına dayalı asılsız kanıtlar toplayabilir.

Peki, siz ilişkilerinizde kıskançlık duygusunu gözlemliyor musunuz? Ya da kıskançlık duygusuyla nasıl mücadele ediyorsunuz? Sizce ne dereceye kadar kıskançlık duymak kabul edilebilirdir?

Aytül Yüksel Düdük: Aytül Yüksel Düdük 1999 yılında Nevşehir’de doğdu. Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümündeki lisans eğitimi boyunca birçok araştırmada, projede, çalışmada, derneklerde ve sivil toplum kuruluşlarında görev alarak kendini geliştirmeyi amaçladı. Mezun olduktan sonra Bilişsel Davranışçı Terapi, Oyun Terapisi alanlarında eğitimler alarak meslek hayatına adım attı. Şu anda yurtdışı yüksek lisans hazırlıklarına devam eden Aytül Yüksel Düdük, üretmeye, yazmaya, gelişmeye ve bilgilendirmeye devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale