X

Neden bir kişisel gelişim planına ihtiyacımız var?

Kişisel gelişim, kişisel gelişim, kişisel gelişim… Yaşamın hemen hemen her alanında bu söylemi duyuyor ve hatta kendimiz de sık sık hem başkaları hem de kendi yaşantımız için bunu söylüyoruz. Peki, tam olarak ne demek kişisel gelişim? Neyi, nasıl geliştirmekten bahsediyoruz? Herkesin kişisel gelişim yolculuğu aynı mı veya aynı mı olmalı? Bu konuda hangi adımları takip edebiliriz? Bu sorulara cevap aramadan önce şunu belirtmekte fayda var; kişisel gelişim her bireyin kendi potansiyelini keşfetmesi üzerine kurulu bireysel bir yolculuk.

Dolayısıyla herkes için geçerli olacak tek bir yoldan, tek bir yöntemden bahsetmek pek mümkün değil. Ancak, genel hatlarıyla belli adımlardan oluşan bir kişisel gelişim planı herkesin faydalanabileceği ve özelleştirebileceği etkili bir araç olabilir. Bu yazımızda herkesin kendi yolculuğuna uyarlayabileceği bir kişisel gelişim planı üzerine konuşacağız.

Kişisel gelişim planı ne demek: 9 adımlık yol haritası

Kişisel gelişim planı, kendimizi geliştirmek istediğimiz alanlarda belirlediğimiz hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için izleyebileceğimiz veya izlememiz gereken adımları gösteren bir yol haritası. Bu plan, kişisel gelişim yolculuğumuz boyunca motivasyonumuzu yüksek tutmak açısından ve bizim harekete geçmemizi sağlamak için oldukça önemli.

Kişisel gelişim planı oluşturmak için takip edebileceğiniz adımlardan bahsedelim:

1. Mevcut durumunuzu tanımlayın

Başlamak için, bir anlığına durun ve kendinize şu soruları sorun: “Şu an hayatımda neredeyim?” “Nereye gitmek istiyorum?” “İçinde bulunduğum koşullarda ne istiyorum, bu koşulları nasıl değerlendirebilirim?” Bu tür sorular mevcut durumunuzu daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Örneğin, iş hayatınızla ilgili bir tatminsizlik hissediyorsanız, bunu nedenleriyle açığa çıkarabilirsiniz. Veya ilişkilerinizde yaşadığınız birtakım sorunlar varsa bunlarla yüzleşebilirsiniz. Mevcut koşullarınızı bilmek, sınırlarınızı keşfetmek, yeteneklerinizi fark etmek, sorunlarınızı belirlemek, nasıl ilerleyeceğiniz konusunda size yol gösterecektir.

2. Hayal kurmaya zaman ayırın

Kurduğumuz hayaller, aslında geleceğimizi nasıl şekillendirebileceğimiz, nasıl bir hayat istediğimiz ve idealimizdeki yaşantıya ulaşmak için neler yapmamız gerektiği hakkında ipuçlarıyla dolu. Dolayısıyla, bir işe başlamadan, aksiyon almadan, eyleme geçmeden önce dönüp hayallerimize bakmalıyız, çünkü onlar bize ne yapmamız gerektiği konusunda ışık olabilir. Eğer hayal kurmaya yeterince zaman ayırmıyorsanız, kişisel gelişim planlarınız hep eksik kalacaktır, çünkü bu rüzgarı olmayan bir gemi gibi ilerlemenizi zorlaştırır. Hayallerinizi tanıyın, onlarla zaman geçirin, sonra hayata geçirmek için eyleme geçin.

3. Niyetinizi belirleyin ve odaklanacağınız bir alanı seçin

Kişisel gelişim yolculuğunda başarılı olabilmek için, niyetlerinizi netleştirmeniz ve enerjinizi belirli bir alana yönlendirmeniz şart. Bu süreç, kişisel değerleriniz, tutkularınız ve hedeflerinizle uyumlu bir alanı belirlemeniz demek. Böylece, neye odaklanacağınızı, kaynaklarınızı nasıl en verimli şekilde kullanacağınızı ve zamanınızı en iyi ne şekilde yönetebileceğinizi bilebilirsiniz.

4. SMART hedefler oluşturun ve kaynaklarınızı belirleyin

SMART hedefleri daha önce duymuş olabilirsiniz. Kişisel gelişim planınızı oluştururken belirlediğiniz hedeflerin SMART olmasına özen gösterin; peki bu ne demek? Hedefleriniz net (Specific), ölçülebilir(Measurable), ulaşılabilir (Attainable), gerçekçi (Realistic) ve son tarihi belirlenmiş (Timely) olmalı. Böylece neyi, ne zaman, ne şekilde elde edebileceğinizi ön görebilirsiniz. Ayrıca SMART yöntemi ile hedeflerinizi belirledikten sonra hangi kaynakları kullanmanız gerektiğinin de daha net bir şekilde farkına varabilirsiniz. Kullanabileceğiniz kaynaklar arasında çeşitli araçlar yer alabilir; belki bir kursa yazılmak, belki bir seyahat planlamak veya eğitimler almak gibi. İlerleyeceğiniz konularda uzman birilerine danışmak veya mentorlarla iletişime geçmek de size yardımcı olacak güçlü araçlar olabilir.

5. Büyük eylemleri parçalara ayırın

Bazen hayallerimiz doğrultusunda kurduğumuz hedefler çok büyük ve ulaşılamaz görünebilir. Onları erişilebilir kılmanın en etkili yolu parçalara ayırmaktır. Örneğin, kişisel gelişim planınızı kendi işinizi kurmak üzerine oluşturuyorsanız, bir gecede kendinize ait bir iş yeri açmanız ve onu işler hale getirmeniz pek mümkün değil. Fakat günlük, haftalık, aylık planlarla bu hedefi ulaşılabilir hale getirebilirsiniz. Büyük işleri, küçük parçalara bölmek hem adım adım ilerlemenizi kolaylaştırır hem de motivasyonunuzun çok daha dengeli bir şekilde korunmasına destek olur.

6. Bitiş tarihlerinizi belirleyin

Parkinson Yasası’nı hatırlıyor musunuz? Şöyle der; “Bir iş, daima, bitirilmesi için kendisine ayrılan sürenin hepsini kapsayacak şekilde uzar.” Hızlı aksiyon almak ve gelişiminizi bir an önce görmek istiyorsanız, mutlaka bazı deadlinelar koymalısınız. Eğer, kendinize bir zaman belirlemezseniz, hedefleriniz sonsuzluğun içerisinde savrulup gidebilir. Küçük/büyük tüm hedefleriniz, kilometre taşlarınız için bir zaman belirleyin ve o tarihlere sadık kalmak için çalışın.

İlginizi çekebilir: “Time pockets” tekniği ile zamanınızı daha verimli yönetebilirsiniz

7. Sınırlarınızı gözden geçirin

Hepimizin enerjisi de zamanı da kısıtlı. Dolayısıyla her zaman herkese, her şeye yetemeyiz, yetişmemiz çok zor. Eğer hayır diyememek gibi kötü bir alışkanlığınız varsa, yaşamınızın iplerini elinize almak ve kişisel gelişim planınızı başarılı bir şekilde uygulamak için hayır demeyi öğrenmelisiniz. Bunun için de ilk yapmanız gereken kişisel sınırlarınızı belirlemek. Böylece, enerjinizi ve zamanınızı doğru yönetebilirsiniz.

8. Sizi destekleyecek biriyle temasta kalın

Yaşamın güzellikleri de zorlukları da paylaştıkça anlam kazanıyor; mutluluklar artarken, dertler azalıyor paylaştıkça. Bazen en yakın arkadaşınız, bazen anneniz, bazen partneriniz, bazense kardeşiniz, dert ortağınız, destek vereniniz olabilir. Attığınız adımlarda yanınızda olacak, size motivasyon sağlayacak, dertleşebileceğiniz, sevdiğiniz ve güvendiğiniz birini, yakınlarınızda tutun.

9. Tüm başarılarınızı kutlayın

Her ilerleme kaydedişinizde, bunu kutlamayı alışkanlık haline getirin. Küçük zaferleri kutlamak, sizi büyük zaferlere ulaştırma yolunda motive edebilir, kendinize olan inancınızı ve güveninizi artırabilir. O yüzden kendi başarılarınızı kutlamak için de mutlaka zaman ayırın.

Son olarak bu adımları takip ederken kişisel gelişim planınız boyunca sizi destekleyecek iyi yaşam alışkanlıklarını da hayatınıza entegre etmeyi unutmayın. Sağlıklı beslenme, stres yönetme teknikleri, düzenli hareket, bol su, doğada zaman geçirme, mindfulness pratikleri gibi bedeninize ve zihninize iyi bakacağınız alışkanlıkları da sürdürmeye devam edin.

İlginizi çekebilir: Slow-motion multitasking: Zihinsel yavaşlama ve bilinçli çoklu görev yönetimi

Kaynak: liveboldandbloom

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale