X

Kişisel bakımın vazgeçilmezi: Nemlendiriciler

Cildimiz, bizim hakkımızda çok fazla şey söyler. Nemlendirme, cildin en temel bakımıdır ve genç kalmak adına erken yaşlarda başlanması gereken önemli bir uygulamadır. Cilt sürekli içsel ve dışsal nem kaybına uğrar. Ayrıca yaş ve çevresel şartlar sebebiyle cildin su tutucu yapı taşları hızla azalır. Bu sebeple cilt günde en az bir, tercihen sabah-akşam nemlendirici bir ajan ile korunmalı ve bakımı sağlanmalıdır.

Cildin en temel bakımı olan nemlendiricileri genç kalmak adına erken yaşlardan itibaren kullanmaya başlamalısınız.
Yeni güne ışıltılı bir ciltle başlamanın yolu iyi bir gece bakımından geçer

Uyku sırasında ciltteki su kaybının en yüksek düzeyde gerçekleştiğini biliyor muydunuz?  Vücudumuzdaki birçok metabolik faaliyet, hücresel yenilenme ve onarım işlevleri gece uyku sırasında gerçekleşir. Bu sebeple, ağırlıklı olarak çevresel faktörlerden kaynaklanan serbest radikallerin uzaklaştırılması ve cilt hücrelerinin yenilenebilmesi için en uygun zaman dilimi gecedir. Gece kremleri uzun bir zaman ciltte kaldıkları için etkinlikleri yüksektir.

Gündüz kullanılan kremler ise genellikle daha hafif formludur. Makyaj altı veya tıraş sonrası uygulanabilecekleri için irritasyon riskini en aza indirmek adına daha düşük dozda aktif içeriklere sahiptirler. Oysa gece kremleri olarak konumlandırılan ürünler, daha yoğun nemlendirici özelliklere sahiptir ve formüllerindeki aktif moleküller daha yüksek oranlardadır. Bu kremler, terlemenin fazla olduğu gündüz saatlerinde kullanıma uygun olmadığından geceleri uygulanmalıdır.

Cilt bakım ritüelinizi keşfedin

Bazı gece kremleri endikasyona yönelik özellikler taşır. Bunlar; akne tedavisine yardımcı, anti-aging etkili, cilt kızarıklıkları ve hassasiyet giderici, koyu lekeleri aydınlatıcı etkilere sahip olabilir. Bu endikasyona yönelik ürünler sektörde dermokozmetik ürünler olarak ayrışırlar. Dermokozmetik ürünlerin klasik kozmetik ürünlerinden farkı, ilaçmış gibi hazırlanmaları fakat ilaç olmamalarıdır. Eczanelerden ve profesyonel güzellik merkezlerinden temin edilen bu ürünler; retinol, alfa hidroksik asitler (AHA), saf botanik özler, güçlü antioksidanlar gibi lekelerin ve kırışıklıkların azalmasına yardımcı olan aktif moleküller bakımından zengindir. Ancak bu aktif içerikler cildin hassasiyetini arttırabilir. Özellikle daha önce bu tip ürünler kullanmamış kişilerde ilk kullanım sırasında hassasiyet daha fazla görülür. Bu sebeple başlangıçta birer gün arayla kullanılan ürünlerin yavaş yavaş cilde uyumu sağlanır.

Cilt hassasiyeti UV ışınlarına maruz kalındığında da artabilir, bu sebeple belirli ürünleri kullanırken güneşe maruz kalmaktan kaçınmak en iyisidir. UV ışınlarına maruz kalmaktan kaçınmanın en iyi yolu bu ürünleri gece kullanmaktır. Gündüz ise SPF düzeyi yüksek güneş koruyuculu ürünlerle cilt desteklenmelidir.

İlgili yazı: Kış güneşi kapıdayken koruyucuları yakından tanıyalım

Yağlı ciltlerin de diğer ciltler gibi nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Bu durumda yağsız, su bazlı ve losyon formlu ürünler tercih edilebilir. Hassas ciltlilerin ise alkol ve parfüm içermeyen ürünleri tercih etmesi gerekir. Cildi yatıştıran, rahatlatan ve kızarıklık görünümünü azaltan bitkisel içerikli ürünler kullanılabilir.

Bahar Özen: Almanya doğumluyum. 2011 yılında Haliç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden mezun olduktan sonra Almanya Saarland Üniversitesi’nde İnsan Biyolojisi alanında bilimsel araştırmalarıma devam ettim. İş yaşantıma ilaç sektörüyle başladım; ama ilgi alanım beni dermokozmetik sektörüne yöneltti. Şuan Lotis Pharma’da Ürün Müdürü olarak çalışıyorum. Cilt bakımını moleküler düzeyde öğrenmekten keyif alıyorum. İyi hissedip iyi yaşamaya çalışan bir 'Uplifer' olma yolundayım ☺

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale