Kişilerarası ilişkilerde başarının sırrı: Psikolojik nitelikli ilişkilerde iletişim

Psikolojik nitelikli olan kişilerarası ilişkilerde doğallığın, kabulün, yani bir diğerine saygılı olmanın, varlığını koşulsuz kabul etmenin ve karşısındakinin penceresinden bakmaktan öte ilişkiye anlam katan empatik becerinin olması beklenmektedir. Ve kişilerarası ilişkilerde insanın, her şeyden önce kendisi ile olan iletişimine bakması olmazsa olmaz bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu, tam olarak içsel iletişim olmaktadır. Düşünmek, ihtiyaçlarının farkına varmak, iç gözlemde bulunmak, bazı soruların peşinde olarak kendine sorular sormak, cevaplar üretmek ve elbette duygulanmak bu içsel iletişimi meydana getirecektir.

Birey kendisine dair bir tanıma ve farkındalık sürecinden sonra kendisini kabul etmiştir ve dolayısıyla artık diğerleriyle ilişkilerinde çok daha başarılı olacaktır. Bu noktada bazı hususlar öne çıkmaktadır. Örneğin bir ilişkide iletişim kurulurken sürekli karşısındaki bireye ne diyeceğini düşünen birey, diğerinin ne demek istediğini tam olarak anlamayacak, bu da çatışmalara sebep olacaktır. Kilit nokta dinlemektir. İyi bir dinleyici olmak özellikle sorun çözme ve uzlaşma arayışında, etkin iletişim kurmada ve doyurucu bir ilişkide önemli bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Aksi takdirde reddedici bir ifade, yüzeysel konuşmalar, yargılayıcı tutumlar ve sürekli nasihat veren bir yaklaşımın oluğu görülmektedir.

Peki ya anlamak? Derdimizi nasıl anlatıyoruz, anlatırken duygumuzun farkında mıyız ve ifade edebiliyor muyuz, diğerlerinden gelenleri anlamaya çalışırken olduğu gibi ele alabiliyor muyuz gibi noktalar anlama ve anlaşılmada, ortak anlamlarda buluşabilmede özellikle üzerinde durulması gereken faktörlerdir. Önyargıdan uzak olmak, çıkarlardan arınmış ve o an orada onunla olmaya gayret ederek bulunmak çok değerli olacaktır.

Bir de kıyas diye bir konu vardır ki ilişkilerde tüm huzursuzlukları gündeme taşıyıverir. Kendilerini ya da ilişkide oldukları bireyleri sürekli bir diğeri ile mukayese eden bir yaklaşım. Ya her şeyi kendisi ve ilişkisi ile ilişkilendirir ya da anlaşılmaya çalışılan konunun çok uzağında bir iletişim sergileyerek aksaklıkların olmasına sebebiyet verir. Eğer sürekli diğerleriyle kıyaslandığınız bir ilişki içindeyseniz, buradaki psikolojik süreci anlamak ve yönetmek durumunda kalmanız gerekecektir.

İlişki içerisinde oldukça önemsediğimiz bir başka faktör olan iletişim becerileri ise kimi zaman yanlış anlaşılmalara yol açtığı düşünülen telaffuz bozukluklarının giderilmesiyle dahi kendini göstererek yanlış anlaşılmaların önüne geçecektir. Bireylerin başarma, kendini gerçekleştirme gibi kişisel ihtiyaçlarının da bir davranışı meydan getirmesi beklendiğinden, her biri kişiler arasında gereksinimler olarak değerlendirilmektedir.

Gereksinimler ilişkilerde taraflarca dikkate alınması gereken bir boyutu oluşturmaktadır. Dikkate alınmadığı durumlarda ise o ilişkide işbirliğinden bahsetmek de mümkün olmayacaktır. Çünkü eş zamanlı olarak bireylerin birbirinin ihtiyaç ve hedefleri doğrultusunda birbirine destek olması, haklarını gözetmesi de beklenmektedir. Fakat olur da ihtiyaçların engellenmesi ile karşılaşılırsa o zaman da kızgınlık, korku ya da incinme gibi duyguların ortaya çıkmasına sebebiyet verilecektir.

Yaşanan duygularla öfkesi yükselen bireyin bu duygusunu nasıl yöneteceği ve ilişkilerine nasıl yansıtacağı da ayrı bir konudur. Eğer birey öfke duygusunu normal bir duygu olarak kabul edip yönetemiyorsa, o vakit bu duygu saldırganlığa dönüşebilmektedir. Ve evet, işte bu kadar hassas geçişleri barındıran kişilerarası ilişkilerden bahsediyoruz.

İnsan olmanın ayırt edici özelliği olarak öne çıkan empatik davranışın ise tüm bu ilişkileri ustaca yönetebilmekte etkin bir faktör olduğu inkar edilemez. Ve ilişkilerde kendi ve diğerinin duyguları açısından bakabilen, derin duyguları anlayabilen, birtakım durumlara ilişkin benzer yaşantıları hissedebilen ve destekleyici bir anlayışta olan yaklaşımlarla insanın hem kendine hem de diğerine ilişkin psikolojik süreçleri anlama ve bu doğrultuda kişilerarası ilişkilerini sürdürme biçimleri gelişmiş olacaktır.

İlginizi çekebilir: Nasıl ilişki kuruyorsunuz: Kişilerarası ilişkilerinizin yapıcı veya yıkıcı olmasının ardındaki nedenler

İdil Arasan Doğan
İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek ... Devam