X

Kışa girerken daha güçlü bir bağışıklık sistemi için neler yapabilirsiniz?

Güzel bir yaz mevsimini daha geride bıraktık. Artık bol güneşli ve sıcak günler bitti. Peki, kış mevsimine vücudumuzu ne kadar hazırladık? Hava sıcaklığının düşmesiyle nezle, grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarını daha sık görmekteyiz. Bu nedenle, hastalıklara karşı en önemli kalkanımız olan bağışıklık sistemimizin mücadeleye hazır olması oldukça önemlidir. Bu konuda yapabileceklerimizi madde madde inceleyelim.

Beslenme

Bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmenin en önemli basamağı dengeli beslenmeden geçmektedir. Hastalıklara karşı savaşmak için gerekli olan besinleri ne kadar alıyoruz? Vitaminler ve mineraller yeri oldukça önemli olan yardımcı elemanlardır. Kış mevsiminde yetişen sebze ve meyveler oldukça zengin vitamin ve mineral kaynağıdır.

Bağışıklık için en temel vitamin ve mineraller şunlardır:

  • C vitamini açısından turunçgilleri ve ıspanak, lahana gibi yapraklı sebzeleri tüketebiliriz.
  • Yazın bol güneşle cildimiz tarafından sentezlenen D vitamini, kış mevsiminde güneş açısının uygun olmaması nedeniyle yeterli sentezlenemez. Balık, süt, süt ürünleri ve kırmızı etten alabiliriz, fakat emilim yeterli olmayabilir. Bu nedenle, kan seviyeleri ölçülerek D vitamini takviye olarak alınabilir.
  • Yine bağışıklık sistemimize antioksidan etkisiyle direnç kazandıran E vitaminini brokoli, ıspanak gibi kış sebzeleri ve badem, ceviz gibi kuruyemişlerden alabiliriz.
  • Balkabağı ve havuçtan alabileceğimiz karotenoidler de vücudumuzda antioksidan etkili A vitaminine dönüşür ve bağışıklığımızı güçlendirir.
  • Demir minerali kan yapımında ve hücrelerde çeşitli reaksiyonlarda görev almaktadır. Vücudumuzun bir bütün halinde sağlıklı olması bağışıklık sisteminin dirençli olması için oldukça önemlidir. Demiri, kırmızı et, tavuk ve hindi eti gibi hayvansal gıdalardan alabileceğimiz gibi, brokoli, fasulye gibi sebzelerden de alabiliriz.
  • Kan hücrelerinin yapımında rol alan folik asit, yine güçlü bir bağışıklık sistemi için vazgeçilmez bir rol oynar. Yeşil yapraklı sebzelerde ve tahıllarda bulunan folik asit dengeli beslenmeyle yeterli miktarlarda vücuda alınmış olacaktır.
  • Sarımsak ve balıklarda bulunan selenyum bağışıklık sisteminin dengeli çalışmasında rol oynar.
  • Kabak çekirdeği, mantar ve kırmızı et tüketimiyle alınan çinkonun iltihabi süreçleri azaltıcı etkisi bulunmaktadır.

Yeterli ve dengeli beslenmeyle bağışıklık sistemi için gerekli olan vitamin ve mineraller alınabilir. Beslenme bağışıklıkta kilit bir rol oynamaktadır.

Uyku

Vücudumuz uykudayken kendini yeniler. Çocuklarda büyüme ve gelişmede önemli olan uyku, yetişkinlerde de tamir mekanizması yönüyle oldukça önemlidir. Güçlü bir vücut ve dirençli bir bağışıklık sistemi için yetişkinlerde 7 saat, çocuklarda 9-10 saat uyku önemlidir. Uyku kalitesi için uyumadan önce tablet ve telefon kullanılmaması ve akşam 8’den sonra kahve, çay tüketiminin azaltılması önemlidir.

Egzersiz

Yaşa ve fonksiyonel kapasiteye uygun düzenli egzersiz yapmak, kalp ve damar sağlığı için önemli olduğu kadar bağışıklık sistemi için de önemlidir. Vücudun daha kuvvetli ve zinde olmasında egzersizin katkısı önemlidir.

Alkol tüketimi

Fazla miktarlarda tüketilen alkol tüm sistemlerde kötü sonuçlara yol açabilmektedir. Bağışıklık sistemi de genel sağlığımızın bir parçası olduğundan, alkol alımının fazla olduğu durumlarda kötü etkilenecektir. Bu nedenle, alkol tüketimi kadınlarda günde 1 birim (yani 1 kadeh şarap, 1 şişe bira ya da 45 ml sert içki), erkeklerde ise günde 2 birimle (2 kadeh şarap, 2 şişe bira ya da 45 ml’lik 2 porsiyon sert içki) sınırlandırılmalıdır.

Stres yönetimi

Stres düzeyinin yüksek olması, diğer tüm nedenler yeterli olsa bile bağışıklık sistemini zayıflatmaya yol açacaktır. Vücudumuzda fizyolojik olarak salgılanan kortizol hormonu, stres durumunda artan ve bağışıklık sisteminin dengesini bozan bir hormondur. Yararlı etkileri olmakla beraber, stresle birlikte fazla salgılandığında vücutta katabolik sürece yol açacaktır. Bu nedenle, strese sebep olan durumların gözden geçirilip ortadan kaldırılması ya da stres yönetimi için destek alınması gerekmektedir. Enfeksiyon, iltihabi hastalıklar gibi hastalıklar kortizol seviyelerini artırabileceği gibi, anksiyete, yoğun çalışma temposu gibi durumlar da kortizol seviyesini artırır.

Hatice Çalışkan: Dr. Hatice Çalışkan, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde İç Hastalıkları ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Geriatri eğitimlerini aldı. Amerikan Tıp Merkezi’nde Dahiliye Bölümünde İç Hastalıkları Uzmanı olarak görev almaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale