X

Kış kapıda: 10 adımda vücudunuzu kışa hazırlayın

Sonbaharın son ayını yaşadığımız şu günlerde, mevsim değişiminin vücudumuza etkilerini de yavaş yavaş görmeye başlıyoruz. Sıcaklıkların değişkenlik göstermesi, havanın erken kararması, güneş ışınlarını daha az görmek, kapalı alanlarda daha çok vakit geçirmek gibi etkenler bağışıklık sistemimizi zorlamaya başladı bile.

Bağışıklık sistemimizi strese sokan ve gücünün sınandığı bu günlerde dayanıklılığımızı korumak ve güçlendirmek için yapabileceğimiz şeyleri gözden geçirmekte fayda var. 

1. Uykunuzu düzenleyin

Ülkemizin kuzey yarıkürede bulunması sebebiyle kış aylarında gündüzler daha kısa, geceler daha uzun geçer. 21 Aralık’taki en uzun geceye kadar günler kısalır, mart ayında gece ile gündüz eşitleninceye kadar gün ışığını daha az görürüz. Vücut ritmimiz güneşin doğuş ve batış saatlerine göre ayarlandığı için, gün ışığını daha çok görebilmek adına uyku düzeninizi buna göre ayarlamalısınız. Aynı zamanda vücut, uyku süresini zararlı mikroorganizmalarla savaşarak, vücut hücrelerini onararak değerlendirmektedir. Bu nedenle uyku saatleri düzenli olan kişilerin hastalıklara yakalanma riskinin daha düşük olduğu saptanmıştır.

2. Güneşi değerlendirin


Bağışıklık sistemimizi koruyup geliştirmek için ihtiyacımız olan vitaminlerden birisi D vitaminidir. Besinlerden çok fazla alamadığımız, ancak tenimize güneş ışınlarının değmesiyle bolca alabildiğimiz D vitamininden, kış aylarında havaların kapalı olması nedeniyle çon fazla yararlanamıyoruz. Güneşi daha az görebildiğimiz kış aylarında D vitamini seviyemiz de azalma eğiliminde oluyor. Güneşli havalarda yüzünüzün ve kollarınızın en az 15 dakika boyunca güneş almasını sağlayın.

3. Stres seviyenizi azaltın

Stressiz bir yaşam, günümüzde düşünülemez bir şey, ancak en azından stres seviyemizi azaltmak için çaba gösterebiliriz. Stres, vücudumuzu savunmasız hale getiren ve uzun vadede kanser gibi hastalıklara neden olan bir etkendir. Sizi strese sokan şeylerden kaçınabilir ya da kendi kendinize çözemediğiniz durumlarda bir uzmandan destek alabilirsiniz.

4. Antioksidan içeren besinleri tüketmeye çalışın

Antioksidanlar vücudumuza aldığımız zararlı maddelerin atılmasını ve zararlı mikroorganizmalarla mücadele etmemizi sağlar. Yaban mersini en çok antioksidan içeren besin olmakla birlikte çilek, ahududu, böğürtlen, siyah kuşüzümü ve mürver gibi genelde koyu renkli meyve ve sebzeler antioksidan içeriği bakımından zengin besinlerdir. Lahana, brokoli, ıspanak ve karnabahar gibi turpgillerin, bağışıklığı artırdığı ve kansere karşı koruyucu olduğu çalışmalarla desteklenmektedir.

Kakaodaki antioksidan miktarı, kırmızı şarapta bulunan antioksidan miktarından yaklaşık iki kat, çaydaki antioksidan miktarından üç kat daha fazladır. Aynı zamanda kalp sağlığını geliştiren ve kaygı düzeyinin düşmesine yardımcı olan magnezyumda da yüksektir. Kakao ayrıca bağışıklık sisteminin işlerini daha etkili bir şekilde yapmasını sağlamaya yardımcı olur.

5. Sarımsak tüketiminizi artırın

Sarımsaktaki yüksek kükürt içeriği, gıdadaki lezzeti artıran faktördür. Aynı zamanda güçlü bir antibiyotik olan sarımsak karaciğerinizde detoksifikasyonu daha etkili bir şekilde gerçekleştirmeye yardımcı olur. Bu da, bağışıklığı bozan iltihaplanmalara neden olan toksinleri azaltır. Sarımsak, bağışıklığı artıran ve kadınların meme kanserine karşı savaşmasına yardımcı olabilecek önemli bir mineral olan selenyum açısından da zengindir. Pişirildiğinde etkisini bir miktar kaybedeceği için çiğ tüketmek daha etkili olacaktır. Sarımsağın neden olduğu ağız kokusunu taze nane çiğneyerek önleyebilirsiniz.

6. Bağırsak sağlığınızı önemseyin

Hipokrat, “Bütün hastalıklar bağırsakta başlar” bilgisini yüzlerce yıl öncesinde bizimle paylaşmış olmasına rağmen, bağırsakların sağlığımız açısından ne kadar önemli olduğunu yeni yeni anlıyoruz. Araştırmalar, vücuttaki kötü bakteri miktarı iyi bakterilere ağır bastığında, bağışıklık sisteminin zayıfladığını gösterir. Kronik sindirim sorunlarınız varsa, bu durum, bağışıklığınızı da bozabilir. Bu problemler, dispepsi (besin tüketiminden sonra rahatsızlık ve yanma hissi), asit reflüsü ve sızdıran bağırsağı içerir. Bağırsak duvarını incelten bu hastalıklar sebebiyle hücreler arasında geçirgenlik arttığı için bakteriler, virüsler ve diğer zararlı maddelerin vücuda girişi kolaylaşır ve hastalıklara yakalanma riski artar. Yoğurt, kefir, boza, sirke, turşu, kombucha probiyotik içeriği yüksek besinlerdir.

7. Günlük beslenmenize zerdeçal ekleyin

Zerdeçal bağışıklık sisteminizin mantar, virüs ve bakterilerle savaşmasına yardımcı olan önemli bir vücut proteininin miktarında artış sağlar. Yoğurda, süte ya da çorbaya ekleyerek tüketebilirsiniz.

8. Ekinezya çayı için

Ekinezyanın, zararlı virüsleri ve bakterileri yiyen bağışıklık hücrelerinin etkisini artırdığı düşünülmektedir. Connecticut Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışma, ekinezyanın soğuk algınlığına yakalanma riskini %58 oranında azaltabildiğini göstermiştir.

9. Mutlaka kahvaltı yapın


Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu bilmeyen kalmamıştır. Günlük enerji ihtiyacımız ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için, uyandıktan sonra 1 saat içinde kahvaltı yapmamız gereklidir. Özellikle kış aylarında kahvaltı yapmayan kişilerin hastalıklara yakalanma ihtimalinde artış olduğu saptanmıştır. Kahvaltı yapmadığınızda kan şekerinizi dengelemeniz zorlaşır ve kan şekeri seviyeniz gittikçe düşer. Bu durum zihinsel bulanıklık, kaygı ve tatlı isteğine neden olur. Bunun sonucunda ise gün içinde, kortizol gibi stres hormonları artarak, vücudunuzun savunma sistemini etkisiz hale getirebilir. 

10. Çinko alımını artırın

Çinko vücudunuzdaki binlerce proteinle etkileşir ve yaklaşık 300 farklı enzimin yapısında bulunur. Yaraların iyileşmesini sağlar, tiroit fonksiyonunu iyileştirir, bağırsak sağlığını korur ve geliştirir, kan pıhtılaşmasında görev alır, gözleri korur ve koku duyusunu iyileştirir. Çinko ayrıca güçlü bir antioksidan olarak görev alır. Ayrıca otoimmün hastalık riskini azaltır. En önemlisi ise bağışıklığı artırır. Çinko eksikliğinde bağışıklık sisteminin askerleri olarak hareket eden T hücrelerinin işlevi azalır. Çinkodan zengin olan besinler karides, kırmızı et, nohut, keten tohumu, kabak çekirdeği, barbunya, ıspanak ve yeşillikler, tahin, kakao, kaju fıstığıdır.
 
İlginizi çekebilir: Antep fıstığının sağlığımızı geliştiren 7 etkisi

İnci Beyza Yürekli: Diyetisyen İnci Beyza Yürekli, İstanbul’da doğdu. Tam burslu olarak girdiği İstanbul Arel Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden 2015 yılında “Yüksek Onur Öğrencisi” olarak mezun oldu. Lisans eğitimi boyunca beslenme bilimleri ile ilgili birçok seminer, kongre ve sempozyuma katıldı. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Diyet Aktif Diyet Danışmanlık Merkezi, Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Büyük Çekmece Devlet Hastanesi, Güngören Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi ve Galatasaray Spor Kulübü’nde stajlarını tamamladı. Çocuk ve adölesanlara yönelik beslenme eğitimleri verdi. Aynı zamanda Pera Medya bünyesinde bulunan bugunbugece.com adlı sitede “Yemek Kültürü” adlı köşesinde yazılar yazdı. Üniversiteden mezun olduktan sonra Bağdat Caddesi ve Nişantaşı’nda özel bir diyet danışmanlık merkezinde çalışmaya başladı. 2016 yılında bomontiada‘da yer alan disiplinler ötesi inovasyon platformu ATÖLYE bünyesinde Alfa Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi’ni kurdu. Ayrıca 2014 yılından beri Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda gönüllü olarak faaliyetlerde bulunmaktadır. http://alfabeslenme.com/

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale