X

Kış aylarında cilt bakımında dikkat edilmesi gerekenler

Sağlıklı bir görünüm için cilt bakımını sürdürmek çok önemli. Ancak bunu yaparken mevsimsel ihtiyaçlara yanıt vermek de benzer şekilde gerekli. Özellikle yazdan kışa geçerken cildinizi soğuk hava şartlarına karşı nasıl koruyacağınızı öğrenirseniz bütün bir yılı sorunsuz bir ciltle geçirebilirsiniz. İşte kış cilt bakımına dair aradığınız rehber:

Günlük nemlendirici uygulayın

Kışın cilt sağlığını en kötü etkileyen durumlardan biri soğuk havanın bıraktığı kuruluk etkisidir. Cildin nem dengesini bozan bu problem aşırıya kaçtığında kızarıklık ve pul pul dökülme gibi daha ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle kışın her cilt tipinin en çok önemsemesi gereken bakım adımı nemlendirme aşamasıdır. Cilt yapısına uygun nemlendiricileri günlük bakım rutinine eklemek cilt bariyerini güçlendirmeye yardımcı olur.

Peeling yapın

Peeling, cildin yaz kış ihtiyacı olan bir arındırma adımıdır. Ancak özellikle günün büyük çoğunluğunu kapalı ortamlarda geçirdiğimiz kış aylarında cilt üzerindeki ölü tabaka birikimi de yaza kıyasla daha fazladır. Dolayısıyla, sağlıklı bir görünüm için cilt yüzeyindeki bu kalıntıların haftada 2-3 kez yapılacak peeling uygulaması ile giderilmesi gerekir.

Besleyici serumlardan faydalanın

Cilt serumları ciltteki farklı sorunları gidermeye yardımcı olan harika bakım ürünleridir. Kış aylarında en önemli sorunlardan olan ekstra nem desteği de doğru serum takviyesiyle sağlanabilir. Örneğin; nemlendirici uygulamasından önce kullanacağınız hyaluronik asit, C veya E vitamini içerikli bir serum hem cildin nem dengesini korumaya hem de daha sıkı ve canlı görünmesine yardımcı olabilir.

Kış güneşinden korunun

Yaz aylarındaki kadar şiddetli olmasa da soğuk havalarda da düzenli güneş kremi kullanımı çok önemlidir. Çünkü güneşin zararlı UV ışınları kış aylarında da cilt bariyerini zayıflatmaya devam eder. Cildin yapısına uygun güneş kremleri ise bir yandan cilde gereksinimi olan ekstra nemi sağlarken diğer yandan pürüzsüz ve lekesiz görünüm kazandırır.

Dudakları unutmayın

Dudakların doğal olarak yağ üretme özelliği yoktur. Bu nedenle, bazen soğuk havaların etkisi en çok dudaklardaki kuruluk şeklinde kendini gösterir. Gün içinde kuruluktan şikayetçi olduğunuz her an veya uyku öncesinde dudakları besleyen bir balm kullanarak bu sorundan kolayca kurtulabilirsiniz.

Sağlıklı beslenin

Sağlıklı beslenmek sadece cilt sağlığı için değil genel vücut sağlığı ve bağışıklık sistemi için de oldukça önemlidir. Cildin ekstra vitamine ve minerale ihtiyaç duyduğu kış aylarında sağlıklı beslenmenin önemi iyice artar. Çünkü sert hava koşulları cildin yağ ve nem dengesinde bozulmaya neden olur. Omega-3 gibi doymamış yağ asitleri, taze sebze meyve tüketimi, yeterli su alımı ve D vitamini takviyeleri cildin soğuk hava direncini artırır.

Duş suyu sıcaklığında aşırıya kaçmayın

Kış aylarında sıcak suyun çekiciliği tartışılmaz. Fakat duş suyunun aşırı sıcak olması cildin, hatta tüm vücudun hızla kurumasına yol açar. Bu nedenle duş alırken, el ve yüzü yıkarken ılık su tercih etmek daha doğrudur. Bunun dışında duş süresini kısaltmak da cildin aşırı kurumasını önlemeye yardımcı olabilir.

Rüzgardan korunun

Kış aylarında cilde zarar veren etmenlerden bir diğeri rüzgardır. Rüzgara uzun süre maruz kalmak cilt bariyerini zayıflatır ve su kaybını hızlandırır. Bu adımda cildi nemlendirmenin önemi bir kez daha anlaşılsa da cildi rüzgardan korumak, nem kaybını önlemek adına yapılması gereken başlıca eylemdir. Bunun için ise doğru kıyafet tercihi, atkı ve bere kullanımı önerilir.

Elleri ve ayakları sıcak tutun

Kış aylarında yüz ve dudak bakımına gösterdiğiniz önemi el ve ayaklara da göstermeniz gerekir. Kışın vücudun dışarıda kalan yerlerinden olan eller kurumaya en yatkın alanlardır, ayaklar ise zor ısınma özelliğine sahiptir. Bu nedenle her iki bölgeyi de düzenli olarak nemlendirmek ve sıcak tutmak gerekir. Kalın çoraplar, eldivenler ve yoğun içerikli nemlendiriciler ihtiyacınız olan ekstra desteği sunabilir.

Kapalı ortam nemlendirmesini atlamayın

Kış mevsiminde, soğuk havaların etkisiyle günü kapalı ortamlarda geçirmeye başlarız ve bu ortamların düzenli havalandırılmasını genellikle ısı kaybı endişesiyle atlarız. Klima, kalorifer ve ısıtıcı kullanımının da etkisiyle oda içindeki hava kalitesi düşmeye başlar. Cildi, kuruyan ve sağlıksız hale gelen iç mekan havasından korumanın en etkili yolu düzenli havalandırmadır. Bunun için de oda nemlendiricileri kullanmak ve cilt kuruluğunu önleyen vücut kremlerinden faydalanmak en doğru çözümdür.

Dermatolog uzmanınıza görünmeyi ihmal etmeyin

Kışın cilt sağlığını korumak için beslenmenize, yaşantınıza ve kullandığınız ürünlere ne kadar özen gösterseniz de her zaman istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Çünkü her cilt tipi ve vücut bölümü farklı özelliktedir, ayrıca her durumda aynı tepkiyi vermeyebilir. Düzenli bakıma rağmen cildinizin soğuk havadan etkilendiğini hissediyorsanız, uzman bir dermatoloğa başvurmak isteyebilirsiniz. Böylece hem cildinizin esas ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilir hem de en doğru bakım adımlarını uygulayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Yeni başlayanlar için: Günlük cilt bakım rutini nasıl olmalı?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale