X

“Kırık kalp sendromu” için yeni bir umut

Sevdiğimiz birini kaybettiğimizde ya da ağır bir stres yaşadığımızda, kalbimiz sadece duygusal değil, fiziksel olarak da etkilenebiliyor. Tıp literatüründe takotsubo kardiyomiyopatisi olarak bilinen ve halk arasında “kırık kalp sendromu” diye adlandırılan bu durum, şimdiye kadar kesin bir tedavisi olmayan ciddi bir rahatsızlıktı. Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin Madrid’de düzenlenen yıllık kongresinde açıklanan yeni sonuçlar, bu alanda umut verici gelişmeler paylaşıldı.

Kimler bu çalışmada yer aldı?

Klinik denemeye 76 hasta dahil edildi. Katılımcıların yüzde 91’i kadınlardan oluştu, yaş ortalaması ise 66 olarak belirlendi. Bu hastalar da üç gruba ayrıldı:

  • BDT grubu: Haftada 12 birebir seans ve gerektiğinde günlük destek sağlandı.
  • Egzersiz grubu: Koşu bandı, bisiklet, yüzme ve aerobik içeren 12 haftalık program uygulandı.
  • Standart tedavi grubu: Mevcut yöntemlerle takip edildi.

Kalbin enerji üretim kapasitesi, ileri bir görüntüleme yöntemi olan manyetik rezonans spektroskopisiyle izlendi. Bulgular, hastaların hem fiziksel hem de psikolojik olarak güçlendiğini ortaya koydu.

Yapılan araştırmalar sonucunda hastalar üzerinde gözlemlenen sonuçlar dikkat çekti.

  • Kalbin enerji üretim kapasitesi belirgin şekilde arttı.
  • BDT grubunda, 6 dakikalık yürüme mesafesi 402 metreden 458 metreye yükseldi.
  • Egzersiz grubunda ise 457 metreden 528 metreye ulaştı.

Yani hastalarda hem beden hem de zihin birlikte güçlendiği gözlemlendi.

Bilim dünyasının değerlendirmesi

İngiliz Kalp Vakfı Klinik Direktörü Dr. Sonya Babu-Narayan, bu gelişmeden sonra: Egzersizin kalbe iyi gelmesi şaşırtıcı değil, ama bilişsel davranışçı terapiyle kalp fonksiyonunun düzelmesi dikkat çekici.” yorumunda bulundu.

Açıklanan sonuçlar kırık kalpler için güçlü bir umut doğursa da, uzmanlar yöntemin uzun vadeli etkilerini anlamak için daha kapsamlı araştırmaların gerektiğinin altını çiziyor.

Kaynak: nypost.com

İlginizi çekebilir: Kalp kırıklığına bilimsel bakış: Kırık kalplerin anatomisi ve iyileştirmenin yolları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale