X

Kilo verme sürecinde kadınlar mı şanslı erkekler mi?

Kilo verme sürecinde kendini birçok kişiyle karşılaştırdın değil mi? Bazen senden daha hızlı kilo veren, bazense senden daha az yemesine rağmen daha yavaş kilo verenlere rastlamışsındır.

Peki kilo verme sürecinde, erkekler ve kadınlar arasında fark var mı sence? Kadın danışanlarımdan şu cümleyi sık sık duyuyorum, “Eşim benden çok daha fazla yiyor, ona bir şey olmuyor ben kilo alıyorum.” Eminim bu sahne sana da tanıdık gelmiştir. Aynı anda diyete başlıyorsunuz, o daha çok yiyor ama bir hafta sonunda senden daha çok kilo veriyor.

Evet erkekler kilo kaybı konusunda kadınlardan biraz daha şanslı. Nasıl mı oluyor? Aslında bunun birden fazla sebebi var, senin için bir kaçını yazdım, hadi okumaya devam et…

1. Ah bu östrojen

Evet ilk madde testosteron ve östrojenin adaletsizliği. Erkeklerde çok kadınlarda ise az bulunan testosteron kas dokusu sentezini, kas dokusunun yeniden yapımını artırarak kas kütlesini artırır. Kadınlarda bulunan östrojen için ise aynı şeyi söyleyemiyoruz. Bu sebeple erkekler daha kaslı yapıda kadınlar ise daha yağlı yapıda oluyorlar. Kaslı yapı ise daha hızlı metabolizma ve daha hızlı kilo kaybı demek. Yapılan egzersizlerde daha fazla enerji harcama olayını saymıyorum bile…

2. Duyguların iştahını yönetiyor

Yapılan çalışmalar, duygusal yeme sendromunun kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü söylüyor. Açlıkla karışan onlarca duygu var, üzüntü, stres, endişe, mutluluk… Ayrıca erkeklerin iştah kontrolü konusunda kadınlara oranla daha iradeli olduğunu gösteren çalışamalar da mevcut. Bütün bunlar kadınlar için yeme eylemini tetikleyebiliyor ve kilo kaybı zorlaşabiliyor.

3. Kalori açığı

Erkeklerin gün içinde almaları gereken kalori ve doğal olarak tükettikleri kalori miktarı genel olarak kadınlardan daha yüksek. 1 kilo verebilmek için 7000 kcal eksik almak gerektiği düşünülünce, erkeklerin bunu başarması kadınlara oranla daha kolay gibi görünüyor. Örnek verecek olursak, günde 4000 kalori alan bir erkeğin her gün 1000 kalori azaltarak ( 3000 kaloriyle beslenerek) 1 haftada 1 kilo verebilmesi mümkün. Erkekler bu açığı küçük porsiyon değişiklikleriyle bile başarabiliyor. Kadınlar metabolik olarak erkeklere göre daha az kaloriyle beslenirler. Günde ortalama 2000 kalori ihtiyacı olan bir kadını düşündüğümüzde 7000 kalorilik açığı yaratması biraz daha uzun süre alacaktır.

Kadının fendi erkeği yendi

Erkekler kilo verme konusunda kadınlara göre bazı metabolik avantajlar sayesinde daha şanslı görünse de işin sonunda kadının fendi erkeği yeniyor. British Journal of Nutrition’da yayınlanan bir çalışmada kadınlar ve erkekler popüler diyetler ile kilo verme konusunda karşılaştırılıyor. İlk 2 ay içinde erkekler daha şanslı gibi görünse de 6. ayda verilen kilolar neredeyse eşitleniyor. Uzun vadede kadınlar daha başarılı…

 

İlginizi çekebilir: Bir pizza yedim kilo aldım: Bir günde kilo almak mümkün mü?

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale