X

Kendinizi sınırlandırmaktan vazgeçin: Kafanızdaki olumsuz inanışlardan kurtulmanın yolları

“Bu iş konusunda hiçbir şey bilmiyorum, nasıl başarılı olabilirim ki?”
“Pazarlama alanında çalışmak istemiyorum çünkü o alanda çalışanlar insanların parasını almanın peşinde.”

Yazar ve girişimci Kate Swoboda çalışmaya başladığı yıllarda kendisiyle ilgili bu cümleleri kurduğunu söylüyor. Bu cümleler aslında hiçbirimize yabancı gelmiyor, değil mi? Sorgulamadan, peşinen başarısız olacağımıza inanıyoruz. Geçmişten kalmış ön yargılarla sektörleri kötülüyoruz.

Hepimiz bunu yapıyoruz, sadece konu başlıkları değişiyor. Üstelik bu konu başlıkları her zaman iş hayatıyla ilgili olmayabiliyor. Örneğin çiftlerden biri “Ben artık aşık değilim” diyerek o ilişkiyi çözümsüz hale getiriyor. Veya yeni anne olan bir kadın “Her zaman çocuğuma ilgi göstermezsem, onu sevgisiz bırakmış olurum” diye düşünerek kendi mutluluğunu engelliyor.

Aslında tüm bunlar kendimizi nasıl sınırlandırdığımızın örnekleri. Dünyanın nasıl işlediği, kim olduğumuz, neyi yapabildiğimiz konusunda bazı şeylere inanıyoruz ve bunları içselleştiriyoruz, sonra da bu inandıklarımızla kendimizi sınırlandırıyoruz. Kendimizi sınırlandırdığımız bu inanışlara karşı çıkan her şeyleri görmeyip aksine bu inanışları destekleyen kanıtları arıyoruz. Örneğin “Ben artık aşık değilim” diye bir kişi, ilişkisindeki her olumsuzluğu bu inanışın bir doğrulaması olarak görüyor. Her zaman bebeğinin yanında olması gerektiğini düşünen bir anne, yanından ayrıldığı zaman bebeği ağlıyorsa bunu kendisini sınırlandırmanın bir kanıtı olarak görüyor.

Hemen karamsar olmayın. Bunu tersine döndürmek de mümkün. Bu inanışların farkına vardığınız zaman, kendinizi sınırlandıran inanışları tersine çevirebilirsiniz. İşte bunun için birkaç püf nokta:

1. Alternatifleri ortaya koyun

İlk başta kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

  • Hayatımda bana kendimi kötü hissettiren ne?
  • En çok özlediğim şeyler neler?

Bu sorulara yanıt verdikten sonra bu sefer de kendinize yanıtlarınızın doğru olup olmadığını sorun ve alternatifleri sorgulayın. Örneğin çocuğunuzdan bir an olsun ayrılmak istemiyorsanız, kendi çocukluğunuzu düşünün. Aklınıza hemen anneanne veya babaannenizle veya dedenizle geçirdiğiniz güzel zamanlar gelecektir. Siz bunu geçmişte yapabildiğinize göre demek ki çocuğunuz başka insanlarla da mutlu olabilir.

2. En derin isteklerinize odaklanın

Gerçekten ne istediğinizi kendinize sorun. Örneğin bir işte başarısız olacağınıza inanıyorsanız, o işte ne kadar başarılı olmak istediğinizi daha derine inerek sorgulayın. Eğer gerçekten çok istiyorsanız, o işi öğrenmenin mutlaka bir yolu olduğunu keşfedebilirsiniz. Sizden önce geçmişte bu şekilde başarılı olmuş kişiler olup olmadığını araştırın. Eğer bir başkası yapmışsa, elbette siz de yapabilirsiniz.

3. Tepkilerinizin değerini bilin

Geçmişten gelen bir hikaye yüzünden öfke veya üzüntü yaşıyor olabilirsiniz ve bu yüzden kendinizi sınırlandırıyor olabilirsiniz. Böyle durumlarda kendinize düşünmek, kendinizi ifade etmek, ağlamak için zaman tanıyın. Böylelikle geçmişten gelen yaralarınızı iyileştirmiş olursunuz.

 

Kaynaklar:
PsychCentral
Lifehacker

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale