X

Kendinize kendinizi hatırlatın: Kalbin elinden tutup yola devam edebilmek

Dünyaya gelirken ardından seslenmiş;
Ey ışık parçam, bu yolculukta ne olursa olsun kalbinin elini hiç bırakma! Ne olursa olsun onu kimselere emanet etme! O ki, hem benim elimdir hem de kendi kendinin toprağıdır. Onsuz kök salamazsın, onsuz var olamazsın. Seni bu yolculuğa gönderirken, hazineni de gönlüne koydum. Har vurup harman savurma, değersizleştirip ayaklar altına alma, nefsine kapılıp üç paraya satma… senin varlığını parlatacak tek ışık odur!

Peki” demiş insan, “asla bırakmayacağım!

Elbette bırakacaksın” demiş büyük ruh, “Elbette bırakacaksın. Bu kadar kesin olsaydı bırakmayacağın, bu dünyaya gitmene gerek kalmazdı! Bunu deneyimlemeye ihtiyaç duymazdın. Ama bil ki, her zaman hatırlamaya, bıraksan bile tekrar bulup elinden tutmaya gücün var. O güç de senin tamlık hissindir. Onun elinden tutmadan asla tam hissedemeyeceksin. O tamlığa duyduğun açlığın peşinden git! Sen gitmesen de tamlığa duyduğun açlık senin peşini asla bırakmayacak. Onu da başına rehber verdim…

Korkmuş insan, kendine sıkı sıkı sarılmış o korku ile. Ama yine de yapabileceğine inanmış! Sözüne tutunmuş!

Çoktan unuttuk, en çok da hata yapabilir olduğumuzu, hata yapa yapa kendi yolumuzu bulabileceğimizi ve bunun en doğal şey olduğunu. Doğal olmayı unuttuk, bunun ne demek olduğunu. Doğal olduğunu düşündüğümüz insanlara benzetmeye kalktık kendimizi, sanki doğallığın kesin bir tanımı varmış gibi. Sanki herkes aynıymış gibi.

Kendimizin herkesten farklı, herkesin de bizden farklı olduğunu unuttuk! Normlar içerisine sıkıştırılmayı, budanıp kolsuz bacaksız kalmayı güvenli gördük. Sessiz sedasız görünüp içimizden konuşmayı, duygularımızı kimselere çaktırmadan yerin binbir kat altına gömmeyi…

Zarafeti unutup, açık etmedik fikrimizi. Tam da o anda yaptık zaten en büyük kabalığımızı, ayıbımızı.
Neyin gerçek, neyin oyun olduğunu, neyin bize ait, neyin dışarıdan satın alınmış olduğunu unuttuk.
Unuttuk gitti…
Öyle bir unuttuk ki hem de, oradan oraya savrulup durduk. Ne bir ip tuttu ayağımızdan, ne de bir bilen.
Gün geldi, yerden yere vurduğumuz çaresizlik, yakaladı bizi ensemizden. Sıkıştırıp bir köşeye tüm gardımız yerlerde paralanmışken elindeki aynayı tutuverdi yüzümüze!
Sen ve sana bakan sen baş başa!
Suçlayacak kimse yok, kaçacak delik yok, saklayacak bir düşünce yok! Sen ne düşünürsen aynadaki sen de aynı anda duyuyor aklının içini. Kıpırdasan kıpırdıyor, bağırsan bağırıyor, kaçsan kaçıyor, baksan bakıyor; aynı yaşam gibi…
Şimdi debelenmeyi bırakıp bir an durup bakar mısın gözlerinin içine?
Bir an sadece, bak ve söyle “Sakin ol, benim.
Sakin ol, buradayım.
Her zaman olduğum gibi! Dur, çırpınma!
Utanma! Korkma!
Benim.

Kendine kendini hatırlatır mısın? Hani o dünyaya gelmeden önce tutunduğun sözünü? Yanında getirdiğin hazineni hatırlar mısın?
Peşinden deli gibi seni takip eden “Ne yaparsam yapayım olmuyor” hissinden kaçmayı bırakır mısın? O hissin senin “rehberin” olduğunu hatırlar mısın?
İçindeki dolmayan boşluğun, senin hayrına olduğunu, yürüdüğün yanlış yolların dedektörü olduğunu anlar mısın?
Kendi yüreğinin yolundan gidersen o hissin de peşini bırakacağını, artık görevinin sonlacağını “anlar” mısın?
Şimdi gözlerinin içine bakıp cesaretle, sadece kendin için, kendi hissinin aşkına adım atar mısın?
Sadece kendi gönlünün sözlerini seslendirir misin?
Tekrar etmeyi bırakıp bu tekrar zincirinden dışarı çıkar mısın?
Hatırlar mısın?
Yaptığın her şey senin içindi. Olan ve olmayanlar…
Sen gör, öğren ve devam et diye. O kadar!
Hatırlar mısın; bırakmayacağın tek ve yegane elin kalbinin eli olduğunu?

İlginizi çekebilir: Sizi engelleyen inançları fark edin: Kurtarıcı dışarıda değil, içinizde

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale