X

Kendini bulmak: Kuşun kanatlarını keşif yolculuğu

Bu aralar kendimi zaman zaman çocukluğuma dönerken buluyorum. Kimi zaman üzgün, kimi zaman mahzun, kimi zaman çekingen ama çoğu zaman umutlu ve geleceğe dair planlardan yılmayan o küçük kız çocuğuna gidip “Şimdi bana bak ve hadi söyle neredeyim ben?” demek istiyorum.

Hayat çok garip değil mi? Şimdi böyle yazınca sanki çok büyük olaylar yaşadım da kendimi yeniden yarattım falan sanılır. Tamam kabul, mucizevi bir olay yaşadım diyemem ama bence gene de anlatmaya değer. Zaten herkesin hikayesi kendine has ve biricik değil mi? Başarı hikayesi ise “başarı”nın kendisi bence… Anlatmaya değer buluyorum yine de. Umarım siz de okumaya değer bulursunuz.

Şimdi, bir boşandım bütün hayatım değişti tarzında bir giriş yapmak isterim ancak o kadar da büyük bir mevzu mu bilemedim.

Hayatımın tam da baharında diye tabir edeceğim bir yaşta gidip aşık oldum. Mecazen demiyorum ama daha 17 iken… Sizce de tam bahar yaşı değil mi?

Neyse, mevzuya dönelim. 17 yaşında daha hayatımın ne olacağı belirsizken ya da tam bir şeyleri yeni yeni oluşturacağım yaşlarda karşıma çıkan ilk dala -dal derken mecazen yani- tutunup kanatlarımı bir daha kullanmadım. O kadar ki kanatlarımı en son ne zaman kullandığımı bile unuttum. 

Birine tüm benliğin ile teslim olmak, hayatını adamak buradan bakınca kulağa çok romantik geliyor sanki, ama işin özü o değil…

Hani diyorlar ya, “Kuş konduğu daldan korkmaz çünkü güvendiği dal değil kanatlarıdır” diye…

İşte ben de tam olarak o dala tutundum ve hiç korkmadım, bıraktım kendimi ve o dal nereye savrulmak isterse onunla savruldum. Kanatlarımın olduğunu da unuttum üstelik…

Yıllarca kanatlarımdan bir haber, savruldum durdum. Ta ki, bir gün o dal artık beni taşımak istemediğine karar verene kadar. Peki ne mi oldu? Dal ve kuş yollarına ayrı ayrı devam etme kararı aldılar..

Peki, kuş ne yaptı? Kanatlarını nasıl keşfetti?

Onu da diğer yazımda anlatayım…

Kuşun kanatlarını keşfetme öyküsü umarım size de ilham olur…

Sevgiyle…

Pınar Tümkaya: Selamlar, ben Pınar Tümkaya. 1984 senesinde sevimli bir Akdeniz kenti olan İskenderun’da doğdum. Çukurova Üniversitesi İktisat Bölümünden 2007 senesinde mezun olmadan hemen önce hep hayalini kurduğum İK alanında İşe Alım Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ama maalesef, kısa bir süre sonra rüzgar beni Mersin’e getirdi. Şuanda Mersin’de, uluslararası bir şirkette Finansal Kontrolör olarak görev almaktayım. Kendimi bildim bileli sıkıntımı, derdimi en çok yazarak anlatmayı sevdim. Ancak, yazar olmak hiç hayalim olmadı. Hayalim her zaman, insanlarla etkileşimde olarak, onların sorunlarına destek ve çözüm ortağı olmak oldu. Her ne kadar çalışmakta olduğum alan insanlardan çok rakamlarla ilgili olsa da kişisel gelişim aşkım hiç bitmedi. Geçtiğimiz Mart ayında bunu artık daha profesyonel bir hale getirmem gerektiğine karar vererek House of Human’dan Profesyonel Yaşam Koçluğu programını tamamlayarak Yaşam Koçu oldum. Bu platform sayesinde yaşayıp aştığım, her tökezlediğimde kendimce ürettiğim çarelerin başka insanların da çözümü olmasına vesile olmak, yazılarımla sesimi duyurabilmek en büyük mutluluğum olacaktır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale