X

Kıskançlığa neden olan düşünceler ve kendini bir başkasıyla kıyaslama hatası

Kıskançlık bir duygu değil, çeşitli düşüncelerin bir araya gelmesinden dolayı ortaya çıkan bir olgudur! Yani kıskançlık düşüncelerimizin sonucudur. 

Ben de niye yok?!”, “O benden daha güzel, daha güçlü, daha zengin, daha başarılı…”, “Ben de onun sahip olduklarına sahip olayım!” şeklindeki düşünceler kıskançlık denen olguya neden olur. Kıskançlığı başlatan şey ben ve diğerlerini sahip olduklarını kıyaslamaktan ortaya çıkar.

“O benden daha güzel, daha güçlü, daha zengin, daha başarılı…”

“Onun daha güzel bir evi var.”

“Onun daha iyi bir işi var.”

“Onun benimkinden daha iyi fiziği var.”

Kendimizi başkalarıyla kıyaslamamız bizi kıskançlığa sürükler. Oysa elma ile armut armut ile karpuz kıyaslanamaz. Her birinin nasıl rengi, dokusu, görüntüsü ve tadı farklıysa ve bu nedenle kıyaslanamazlarsa, insanlar da aynı şekilde birbirlerinden farklı ve özeldir. Bu nedenle de kıyaslanamazlar. Zaten doğada olanlar birbirlerini kıyaslamazlar. Ağaç kendini çiçekle, kuş kendini aslanla, aslan kendini zürafayla kıyaslamaz. Her biri sahip olduğu özellikle yaşam içinde keyifle var olur. Kıyaslama insanlara mahsustur, çünkü kıyaslamanın temel sebebi kendi düşüncelerimizdir.

Kıyaslama düşüncelerinin gereksizliğini fark edip onları bünyeden çıkarırsak kıskançlık olgusu da ortadan kalkar. Kişi sahip olduğu güzellikleri, özellikleri ve nitelikleri bir başkasıyla kıyaslarsa, bu durum hiç adil olmaz. Çünkü her birey sahip olduklarının tamamıyla var olur. Kişi sadece bir parçasını karşısındakinin bir parçasıyla kıyaslarsa (onun evi benimkinden güzel) bu çok objektif bir kıyaslama olamaz. Kişiyi sahip olduğu evin ölçüsü tanımlayamayacağı için sadece buradan kıyaslama yapmak da oldukça yanlış bir yaklaşım olur. Bizi biz yapan ne sadece zekamız, ne sadece evimiz, ne sadece fiziğimiz, ne sadece ilgi alanlarımız, ne sadece yeteneklerimizdir. Bizi biz yapan bunların hem tamamı, hem de tamamından daha fazlasıdır.

“Seni sen yapan sadece güzel görünmen mi?

Seni sen yapan sadece işin mi?

Seni sen yapan sadece beden ölçün mü? Seni sen yapan sadece zekan mı?

Seni sen yapan araban mı?

Sen tek bir şeyden ibaret misin ki kendindeki tek parçayı, karşındakinin tek parçası ile kıyaslayasın?”

Kıskançlığı başlatan şey ben ve diğerlerini sahip olduklarını kıyaslamaktan ortaya çıkar.

Her bireyin güçlü tarafları da, yeterli tarafları da, iyi tarafları da içinde mevcuttur ve bir diğer kişiyle kıyaslanamayacak kadar derindir! Senin hem güzel, hem güzel olmayan tarafın, hem iyi tarafın kötü tarafın, hem yeterli tarafın, hem yetersiz tarafın var. Kendini olumsuz taraflarınla değerlendirirsen kıyaslama hatasına düşersin. Sen de olan onda, onda olan sen de olmayabilir. Bizi birbirimizden farklı kılan da özgün kılan daha güzel kılan da budur!

Kıyaslamaya sebep olan düşünce süreçleri çocukluk dönemimizden öğrendiklerimle, duyduklarımızla çok ilgilidir;

Anne konuşur; “Komşunun böreği benimkinden daha güzel olmuştu!

“Sınavdan arkadaşın kaç aldı?”

Bak arkadaşın öyle yapmıyor!” şeklinde duyduğumuz her şey, ben ve diğeri arasında kıyaslamaya iter.

Duyduklarımızla kendimizi diğerleriyle kıyaslamayı öğreniriz ancak bugün bir yetişkin olarak çocukluk döneminde öğrendiğimiz her şeyi yeniden yapılandırma gücü elimizdedir.

Hiçbir insan, kendini diğeriyle kıyaslayabilecek kadar tek bir şeyden ibaret değildir, bu insanın varoluş biçimine aykırıdır, dolayısıyla kıyaslama denen şey tamamen bir düşünce hatasının sonucudur. Siz bu hataya düşmeyin!

 

İlginizi çekebilir: Yaşam enerjinizi doğru kullanmak için: Suçluluk duygusu ile başa çıkmanın yolları 

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale