X

Kendine liderliğe giden yol 1: Bilinçli farkındalık

Kriz ve değişimin sancıları içinde olan günümüzün modern insanı, bilinçli liderliğin rehberliğinde gelişebilir. Bilinçli farkındalık ile kişi birlikte değişen dinamiklere uyum sağlamada destek olacak yetkinlikler üzerine çalışır. Bireye farklı bir deneyim ve bakış açısı sunmayı, odaklanmayı arttırmayı, yaratıcı olmayı, duygusal zekanın güçlenmesini ve net olmayı geliştirmeyi amaçlar.

Bilinçli farkındalık nedir?

Farkındalık, Sanskritçe sati kelimesinden türetilmiştir: Aktif olarak şimdiki ana odaklanma pratiği. Tamamen mevcut olduğumuzda ve yargılayıcı olmayan, şefkatli bir şekilde düşüncelerimiz ve duygularımız için yer tutabildiğimizde, birkaç şey olur. Birincisi; zihnimiz aşırı aktif, stresli veya meşgul olduğunda yapamayacağımız bir şekilde içsel kaynaklarımıza ve zekamıza erişmeye başlarız. Bu şekilde:

  • Kararları daha hızlı ve daha sezgisel olarak alırız.
  • Zorluklardan ve zorluklardan geri dönmek için daha fazla dayanıklılık geliştiririz.
  • Yaratıcı çözümleri daha kolay buluruz.
  • Eski sağlıksız davranış kalıplarını kırabiliriz.
  • Kısacası, bizi tam potansiyelimize doğru iten doğuştan gelen yaratıcı yaşam gücü enerjimizden yararlanırız.

İkincisi; bilinçli farkındalık, daha sonra başkalarına yayabileceğimiz daha derin seviyelerde kendini kabullenme ve öz şefkat geliştirir. Bu, özellikle ilişkiler işinde olan ve geleneksel olarak bu nitelikleri entelektüel ve dışsal olarak edinmeye çalışan liderler için güçlü bir içsel dönüşüm sağlar.

Liderler, bilinçli farkındalıktan nasıl fayda sağlar?

Nihayetinde, kendine liderlik yapanlar olarak en büyük varlığımız, kendimize hakim olmamızın yolunu açan öz farkındalığımızdır. Yelkeninde birden fazla delik olan bir yelkenli gemi hayal edin. Yavaşça, acıyla, gıcırdayarak ilerliyor ama rüzgarın ve dalgaların tam gücünü kullanamıyor. Liderlik o gemi gibidir. Hayati, yaratıcı, yaşam gücümüzü tüketen tüm delikleri tıkamadıkça, hedeflerimiz doğrultusunda zahmetsizce ve hızla ilerleyemeyiz. Farkındalık yoluyla niyet, bütünlük ve gerçek güçle liderlik edebilmek için enerjimizi ve zamanımızı tüketen her şeyi kapatabiliriz.

Farkındalık haritasında, aşağıdaki farkındalık alanlarını içeren bilinçli farkındalığa ve liderliğe yönelik iki yönlü bir yaklaşım mevcut: Şimdiki anın farkındalığı ve inançların, algıların farkındalığı.

1. Şimdiki anın farkındalığı

Şimdiki anın farkındalığı şu konulardaki önyargılarımızda yardımcı olur:

  • Stres ve kaygı yönetimi
  • Zaman yönetimi
  • Esneklik ve çeviklik
  • Bilinçli iletişim
  • Yenilik ve yaratıcılık

2. İnançların ve algıların farkındalığı

İş dünyasında bilinçli farkındalığa sahip liderler ise inançların, algıların ve önyargıların farkında olarak, aşağıdaki aranan özellikleri liderlik ettikleri şirket kültürlerine dahil edebilirler:

  • Değerler ve amaç
  • Empati ve şefkat
  • Çatışma çözümü
  • Cinsiyet eşitliği
  • Çeşitlilik ve kapsayıcılık

Bilinçli farkındalık sahibi liderler dikkatli eylemleri, seçimleri ve varlıklarıyla ilham veren bir tür bilinçli liderliği somutlaştırır. Katalizör olurlar. Çevrelerine damlayan bir dalgalanma etkisi yaratırlar.

Gandhi’nin sözlerini yeniden ifade edecek olursak: “Bilinçli farkındalık ile kendine liderlik etmek başkalarında görmek istediğimiz değişimin kendimiz olmasını sağlar.”

İlginizi çekebilir: Değişim için gereken cesaret nasıl bulunur?

Işıl Çetinkaya: Anka Koçluk Okulundan temel koçluk eğitimlerini tamamladıktan sonra Amerika University of Northwest "Yönetici Koçluğu ve Mentörlük" yüksek lisans programı "Transaksiyonel Analiz", "Gestalt Psikoloji", "Bilişsel ve Pozitif Psikoloji", "Sistemik Takım Koçluğu", "Fasilitasyon" alanlarında eğitim görmektedir. Ayrıca Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung koçluk ekolüne bağlı Jungian Coaching School’dan eğitimler almıştır. Yalnızca Hedeflerinize ulaşmak değil, gerçek öz benliğiniz ile temas kurup yaşamınızda kalıcı ve sürdürülebilir değişiklikler yapmalarına yardımcı olan Jung Teorisi, Doğu Maneviyatı ve Sosyal Sinirbilime dayalı bir koçluk modelini uyguluyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale