X

Kendimizi bırakmanın armağanı: Ancak bıraktığımızda hayat bize, bize iyi geleni verebiliyor

Bu sabah pilates dersimin sonlarında esneme yaparken resmen bir aydınlanma yaşadım. Aslında bildiğimiz bir konu üzerineydi her zamanki gibi ama o “bildiğimiz” ya da daha da doğrusu bildiğimizi sandığımız bilgileri hayatın içinde deneyimlemek, içinden geçmek bence kişinin hayatına o konuyu gerçek anlamda dahil ediyor. Yoksa var olduğunu bildiğin ama sadece uzaktan gördüğün herhangi bir şey olarak kalıyor insanın hayatında. Bu noktada da yine hep söylediğimiz şeye geliyoruz: Bilgiyi kullanmadıkça bilgi var olsa ne yazar?

O zaman haydi yine hatırlayalım ve yine hayatlarımızın içinde harmanlayalım.
Yoga yapanlar tırtıl pozunu bilirler. Kısaca bacaklarınızı yerde dümdüz uzatıp üst bedeninizle bacaklarınızın üzerine eğilip orada kalıyorsunuz. Bu poz da arka bacaklardaki bağ dokuların açılmasına yarıyor. Uzun zamandır da yaptığım pozlardan bir tanesiydi aslında tırtıl. Bugün ders sonunda yine esnerken pozda; aynen şöyle bir diyalog geçti Selin ile aramızda:
Ben: Bu pozda şu an sırtım çok rahatlıyor.
Selin: Evet sırt kaslarını da çok güzel açan bir poz bu.
Ve bende ışık yanar! Kafamın içi bir anda aydınlanır yeniden!
Ben: Ben 3 senedir bu pozu yapıyorsam; şu an fark ediyorum sırtıma iyi geldiğini. Bugüne kadar bacak arkalarıma o kadar odaklanmışım ki, bedenimdeki başka yerlerdeki etkilerini fark edememişim. Halbuki şu an sırtıma çok daha iyi geldi. Çok rahatladım. Ne kadar enteresan!

Aynı hayat gibi değil mi? Bir şeye odaklanıyorsun ve gözün başka hiçbir şey görmüyor. At gözlüğü takmış oluyorsun resmen ama aslında başını azıcık oynatsan, azıcık rahat bıraksan ve sağa, sola baksan kim bilir neler görüyor olacağız. Tutturuyoruz illa bir yere bakacağız ve başka yerde bir şey yok demeye!
Bu iş için de, aşk için de, her şey için geçerli aslında.
Bir kişiye odaklanıyoruz ve belki çevremizde bize çok daha iyi gelecek insanları göremiyoruz. Bir işe odaklanıyoruz; aslında o işten ziyade o ya da öteki işin bize daha uygun olduğunu fark edemiyoruz.
Ah aynen böyle! Şu an bunu yine hatırlattı bana bu an! Çok iyi geldi!
Selin: Gamze gözlerin parladı şu an! Resmen aydınlanma anına tanıklık ediyorum!
Ben: Ah evet Selin! O zaman benim bunu paylaşmam lazım herkesle, ihtiyacı olanlar benim gibi yeniden hatırlasın diye!

Ve işte burada beraberiz sevgili okuyucu.
Neymiş? Bırakmak lazımmış. Bırakmayı hep hatırlamak, hatırlatmak lazımmış. Ancak bıraktığımızda hayat bize, bize iyi geleni verebiliyor. Aksi durum maalesef sıkışıklıktan ibaret kalıyor.
Nice hatırlamalara, hatırlatmalara olsun. Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Endişesizliğe övgü: Elinizden geleni yapın, gerisini sakince hayata emanet edin

Gamze Baytan: Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar vermek adına verdiğim arada; kendimi bir anda bol kitap, bol sorgulama, bol seans ve bol yazının içerisinde buldum. Yol yolu açtı ve ben artık izlemek yerine hayata katılmayı seçtim. Eylül '15'te Ezgi Sorman'dan aldığım Meditasyon Eğitimi Eğitmenliği'nden mezun oldum. Şu an toplam 2 günden oluşan ve içerisinde “stres nedir, bedene etkileri nedir, sağlıklı seçimler yapmamız nasıl mümkündür, meditasyon nedir, ne işimize yarar, faydaları nedir, biz aslında kimiz” gibi soruların cevabını konuşup; her birimizin modu her an değişkenlik gösterdiği için tek bir tekniğe kendimizi sıkıştırmak yerine, esnek olabilmek adına 3 ayrı varyasyonun deneyimendiği eğitimler ve grup meditasyonları yapmaktayım. Yollar bitmez tabi hayat boyu; görebildiğimiz sürece. Ayık ve uyanık olarak yakalayabildiğimiz takdirde hayatı. Ve Cihangir Yoga'da Berivan Aslan Sungur'un Yin Yoga Eğitmenliği eğitimiyle kesişti yolum. Temmuz '17’de de meditasyon hocalığımın yanı sıra yin yoga hocalığına tam anlamıyla adım atmış oluyorum. Ben ruh-zihin-beden ile bütünüyle çalışmaktan çok keyif alıyorum. Yeni şeyler keşfediyorum. Hayatta hem daha güçlü hem daha esnek durabiliyorum artık. Her şey artık hem daha derin hem daha hafif. Ve bütün bu deneyimleri daha rahat anlamamı, içselleştirmemi, görmemi sağlayan en büyük araç da kelimelerim. Yazıyorum çünkü yazı benim bu hayatta ruhumla özgürce dansedebildiğim en özgür alan. Yazıyorum çünkü yaşadığımız, başımıza gelen herhangi bir şeyde yalnız olmadığımızı, çaresiz olmadığımızı bilelim, kuvvetimizi yine birbirimizden alalım, birbirimize yayalım ve şifa olalım diye.. Tüm insanlığa yayılmak niyetiyle. Mail adresim: gamzebaytan@gmail.com
İlgili Makale