X

Kendimize alan tanımak üzerine: Durdurun dünyayı inecek var

Elim gitmez oldu farkındalık konuları üzerine yazıp çizmeye. Bu aralar o kadar çok eğitim ve atölye var ki ‘durdurun dünyayı’ diye haykırmak istiyorum. Bir parçası olduğum yoga, kundalini, refleksoloji, nefes, ayoaska, meditasyon, kuşlar, kelebekler gruplarının altın çağındayız. Kendime dönmekten, içime ışık tutmaktan fenalık geldi. Işıkları söndürüp öylece durasım var. Kendimden başlayarak her şeyi tiye almayı, kahkaha atmayı özledim.

Bugüne kadar ne yaptık ettik, kendimizi oyalamanın, hislerimizi uyuşturmanın bir yolunu illa ki bulduk. An itibariyle kendimizle yakın ilişki kurmaktan kaçmak için yaptığımız çoğu alışkanlığımız durmuş vaziyette. Ve artık bizi zorla yalnızlığa, hareketsizliğe iten bir dönemdeyiz. Tam kendimizden kaçacak delik kalmadı derken bu sefer de evin içinde, yeni delik kazı çalışmalarına başladık. Bu süreci yaşama sebebimiz yemek blogger’ı olmak, dünya temizlik şampiyonasına olimpiyat adayı seçilmek, ağır siklet playstation turnuvasında evren rekortmenliği, ukulela senfonisine katılmak veya yoga dünya şampiyonluğundan öte olmalı. Netflix’te tanıdıklarım var, her şeyi izlemezsek üyeliğimizi iptal etmeyeceklermiş. House Party uygulaması kurucularından müjde getirdim. Kaçırdığımız muhabbetlere özet geçen geliştirmeler yakında çıkarmış. Farkındalığı bol online buluşmaları kaçıranların notu, sene sonu sınavında kırılmayacakmış. Kesin bilgi. Yayabilirsiniz.

Yukarıda yazdıklarım ve yazamadıklarım, dozunda yapıldığı sürece elbette faydalı şeyler. Hızla dönüşen dijitalleşme sürecinden insanlığımızı koruyarak çıkabilmemiz için ‘dışarıyla bağlantı kurmadan, içeriye bağlanmak’ şart. Buna diyecek lafım yok. Derdim iki eğitim arası konuşulanları sindirecek alan tanımak kendimize. Bir gün de yemek yapmayıvermek. Uçuşan kedi/köpek tüyüne göz yumabilmek. Offline kalabilmek. Canın hiçbir şey yapmak istemiyorsa, iç sesine kulak vermek. Boş boş durmak. Bildiğin aylaklık yapmak.

Aranızda ‘okuduklarımda direnç görüyorum’ gibi kanılara varanlar olabilir. Ben de sizin gibi en doğrusunu bildiğimi sanıyorum. Ve durma eylemini deneyimledikçe içimden kibir çıkıyor. Bir şeyleri çok biliyorum yani. Doğru yanlış diye bir şey olmadığını bildiğim halde, en doğrusunu ben biliyorum sanıyorum. ‘Anda kal, pozitif ol’ gibi ezber farkındalık cümleleri karnımı doyurmadığı gibi hazımsızlık yapıyor. Ve fark ediyorum ki okudukça, araştırdıkça, zamanla öğrenen değil ‘bilen’ kişi oluyoruz. Güneş giremez oluyor bilgi bahçemizden içeriye. Hani yapmaktansa, olma halindeydi marifet? Az bi’ duralım da bilgiyi bilişe geçirelim. Aydınlanmanın önündeki en büyük engel, kendi kendimize indirdiğimiz ‘ben biliyorum’ perdesi değil mi? Biz perdeleri kaldırmadıkça, ışığın içeriye girme şansı olabilir mi ki?

Çok şükür ki kendimi yerden yere vurmak yerine görüyor ve kapsamaya çalışıyorum bu halimi. Üstelik seviyorum dinginliğimi ve bir kabuk daha atıyor olmaktan heyecan duyuyorum. Bu sefer de zihin ‘sen nasıl bu kadar kabulde olabilirsin, acaba bir şey mi bastırıyorsun?’ diye alıyor beni. Deli mi ne? Gelen hisse teslim oluyorum izniyle. Kapsıyorum diyorum kendimi. Ben salabildikçe yavaş yavaş dönüşecek işte. Yıllardır çalışmıyor musun teslimiyet, kızım zaten? Tam ucundan güldü, bu sefer de teslim olabileceğine inanmıyorsun. Ne yapsam yaranamıyorum kendime.

Kafamın içinde bir ben varım, bir de olmayı hayal ettiğim kişi. Şu anki ben, henüz olmamış ben’e resmen hayran. Bi’ görsen, arada taklit filan ediyorum hayalimdeki beni. Onun gibi giyiniyor, konuşuyorum. Tüm gayretim, en büyük hayalim de bu ikilinin birleşmesi.

Hadi az laf, az iş. İzninizle ben biraz daha duruyorum.

 

İlginizi çekebilir: Özgürlüğün belirsiz, sisli yolları: Özgürlük için küllerinden doğmak

Yasemin Yapanar: Yasemin, Savannah College Of Art And Design - Güzel Sanatlar ve Fotoğrafçılık mezunu. Dört yıl boyunca Bernaylafem İletişim ve Marka Danışmanlığı’nda marka temsilciliği yaptı. Ajans tecrübesi sonrası, etkinlik ve marka yönetimi alanına “freelance” devam etti. Dünya dalış rekortmeni Şahika Ercümen, Pizza Emirgan/Gizli Kalsın gibi markalarla çalıştıktan sonra kendini, annesi olduğu Kolektif House’ta buldu. Kolektif’in kuruluşundan itibaren marka/kültür ve pazarlama departmanlarını yönetti. Tasarım, üyelik ve IK departmanlarına dokundu. Farklı alanlarda marka/kültür, pazarlama ve IK danışmanlığı vermeye devam ediyor. Yasemin’in en büyük ihtiyacı kırılganlıklarımızın konuşulması, gölgelerimizin dile gelmesi. Tüm gayesi gayreti; kendini olabildiğince samimi bir şekilde ortaya koyarak, hayatta aynı yerlerde zorlandığımızın ilhamı olmak. Bu hayalinin ilk ürünü; ‘Bilinçli Geyik’ isimli podcast’inde vücut buldu. Karşınızda kusurları, kırılganlıkları, korkularıyla olduğu ve deneyimlediği kadarıyla soyunuyor. Ve bi' tık tiye alıyor hallerini/hallerimizi. Zaman zaman kendini atıyor ortaya. Bazı bazı da konuk ağırlıyor. Bir diğer yandan Instagram’da kısa farkındalık video’ları çekiyor, orada burada makaleler yazıyor. ‘Kırılganlık Paylaşımları’ buluşmaları organize ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale