X

Kendi varoluşunuza sahip çıkıyor musunuz?

“Sahip olmak istediğiniz değil, sahip olduğunuz çocuğu yetiştirin” diyorlar.
Yani, sahip olmak istediğiniz hayatı değil, sahip olduğunuz hayatı yaşamak önemli.
Yani, sahip olmak istediğimiz duyguların değil, sahip olduğumuz duyguların farkında olmak ve onlarla kalabilmek kıymetli.

Ne zaman kendimizle, kendi bedenimizle, ihtiyaçlarımızla ilgilenebiliyorsak o kadar temas halindeyiz, o kadar o andayız. Gerçeklikteyiz.

Ama önemli olan kendi varoluşumuza sahip olmak değil mi?

Kendini hatırlamanın insanda uyandırdığı ilk his “Ben buradayım” olmaktadır. “Ben burada bu durumun ya da bir durumun içindeyim” ifadesi ya da anlayışıdır. Ancak bu durumu, bu temas halini gerçekleştiren insan, etrafını, olayları ve duygularını hakiki bir nesnellik içinde gözlemleyebilir. Terk edebildiğiniz kadar zamanı, olayı, size ait olmayan kavramı terk edip kendinizle buluştukça varoluşunuzla temas kurabilirsiniz.

O yüzden biz neye sahibiz acaba ya da neye sahip olmaya çalışıyoruz ve çabalıyoruz? Bu ara bunları gözlemlerken buluyorum kendimi…

İlginizi çekebilir: 

Fatma Nur Bilgin: Fatma Nur Bilgin, beden rehabilitasyonunu kişisel dönüşümün adımı olarak görüyor ve bir bütün olarak beden-zihin-ruh dengesini hedefliyor. Beden rehabilitasyonunda Pilates, Dorn-Breuss terapisi ve KranyoSakral terapi tekniklerini kullanıyor ve 2007'den beri bu alanda aktif olarak çalışıyor. Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu rehabilitasyonu olarak ele aldığı Pilatesi hamilelerden engellilere, spor ve dans sakatlanmalarından çocuklara geniş bir yelpazede geliştirdiği İyileştirici ve Dönüştürücü Egzersiz Metodu®'nun temeli olarak uyguluyor. Bireysel seanslarında Bilinçaltı blokajlarının çözülmesinde Regresyon Terapisi pratiklerini, travmalar sonucu sinir sisteminde biriken gerilimlerin çözülmesinde Somatik Deneyimleme pratiklerini kullanıyor. Ayrıca Dengeye Dönüş® adında grup çalışmaları düzenlemektedir. Eğitim fakültesi mezunudur. Pek çok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol almaya devam ediyor.
İlgili Makale