X

Kendi kendinin ebeveyni olma

Küçükken görme merkezimle ilgili bir problem çıkıyor ve doktor anneme “Başına darbe almamalı!” uyarısında bulunuyor. O günden sonra annem o kadar çok üzerime düşüyor ki başımı, gözümü tüm darbelerden korumaya çalışıyor. 9 aylıkken zatürre geçirdiğimde yaşadığı kaybetme korkusunun üzerine bir de bu eklenince ciddi bir korumaya alıyor.

Sanki tüm bu üstüme düşmelerine inat, yokuş aşağı koşarken ağaca çarparak durmamdan tutun da bisikletten takla atarak asfalta yapışmaya kadar da sakar bir çocukluk geçiriyorum. Ortalama bir çocuğun yapabileceğinden daha fazla nazlanarak büyüyorum. Kahvaltı yapmayı sevmiyor, her sabah taze çorba içmek istiyorum. Annem üşenmeden kalkıp her sabah 6’da çorba hazırlayıp, günün yemeklerini yapıp işe gidiyor. Öğlenci olduğum bir dönem vardı. Okuyan, iyi eğitimli biri olmamı isteyen annem her sabah bakkala gider gazete alırdı. Bu bahsettiğim olay ben 5. sınıftayken falan yaşanıyor. Bulmacalı, magazinli gazetelerden de değil, Türkiye gerçeklerini yansıtan bir gazeteyi seçip alıyordu.

Şimdi geriye baktığımda ben kendime bu kadar özen göstermeyi bilmezken bunu bana annem öğretmek için elinden ne geliyorsa yapmıştı. Tüm bunların yanında en büyük şansım annemin en yakın arkadaşım olmasıydı. Annemin bilmediği bir sırrım olmadı, gerek duymadım çünkü beni yargılamadan dinledi. Nasihat etmesi gereken yerde nasihat etti ama hep bana ve sözüme güvendi. Bu da ona yalan söylemeden bir yaşam sürmemi sağladı. Peki ya bizler kendimize ne kadar dürüstüz? Kendimize ne kadar şefkat gösteriyoruz? Annemizin bizi sevdiği gibi kendimizi koşulsuz şartsız sevebiliyor muyuz? Onun bize baktığı gibi kendimize iyi bakabiliyor muyuz?

“Kendi kendinin ebeveyni olma” sözünü bu günlerde pek çok kez duyuyoruz. Kendimizle olan ilişkimizde kendimize zarar veren şeylere ne kadar sınırlar koyabiliyoruz? Ne kadar sağlıklı bakabiliyoruz kendimize hem fiziksel hem de mental anlamda. Siz, kendinizin bebeği olsanız size alkollü, gazlı içecekleri, işlenmiş gıdaları hadi bir yiyelim diye teklif eder miydiniz? Ya da birisi onun alanına girip alenen ona baskı uygulasa onu uyarır kendini korumasını mı söylerdiniz yoksa onun her geçen gün kendine zarar vermesini mi izlerdiniz? Hataları olduğunda ona, bunun öğrenmenin bir yolu olduğunu mu ya da herşeyi mahvedip rezil olduğunu mu söylerdiniz?

Anneler ve babaların çocuklarına olan sevgisinde genelde bir çıkar yoktur. Kendimizi anne babamızın sevdiği gibi hiçbir şey beklemeden sevebilir miyiz? Hata yaptığında ona ne kadar sakar olduğunu, beceriksizin biri olduğunu mu söylemeliyiz? Yoksa sarılıp acısını mı dindirmeye çalışmalıyız? Kendimizden başka gideceğimiz bir yer yok. Dönüp dolaşıp geleceğimiz mesken bedenimiz, ruhumuz.

Zorlandığımızda, sıkıştığımızda, üzüldüğümüz ya da ağladığımız anlarda kendimize sarılarak kendimizin anne, babası olarak daha fazla şefkat için çaba harcamalıyız hepimiz. Sabahları kalkmaya üşenmeyen, gazeteme kadar alan annemin hatrına kahvaltılarımı daha fazla önemsiyorum artık ben de. Biliyorum ki bana içimdeki anne ve babadan daha iyi kimse bakamaz. Gün sonunda insanın en büyük zararı da yararı da kendine.

Kendimize sarıldığınız nice güzel günlerimiz olsun…

İlginizi çekebilir: Lohusalıkla başa çıkma rehberi

Büşra Pekdüz Özkan: 1995 senesinde Mayıs ayının son pazarında sabah kahvesinin hemen üstüne evin 4. üyesi olarak kolaylıkla Dünya’ya gelmişim. Bundandır ki annem “keyfine düşkün olacağın buradan belliydi” der. O zamandan beridir en sevdiğim sabah kahveleri annemle içtiklerimdir. 14 yaşımın yaz tatilinde Aziz Nesin ve Muzaffer İzgü’nün toplamda 30 kitabını okuduktan sonra hem okumaya hem de yazmaya merak sardım. Yıllar içinde kendi içsel dönüşümümü keşfederken ve sınavlarıma çalışırken yazmak terapim oldu. Bugün özel sektörde bir Makine Mühendisi, eş ve anne olarak yazmaya ve okumaya devam ediyor, deneyimlerimi blogumda paylaşmaya çalışıyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale